1 Mayıs&[#]8217;ı kutladık.

İşçi-memur emekçiler, kadınlar, gençler, alandaydılar.

Olaysız, coşkulu bir kutlamaydı.

Katılım olarak da çok iyiydi.

Üç yıldır giderek artan bir katılım vardı.

Tüm siyasi parti mitinglerinden sayı ve coşku olarak öndeydi.

Yürüyüş için İstasyon mevkiinde toplanıldı.

Bu bekleyiş esnasında birçok kişiyle konuştuk, sohbet ettik.

Kendi aralarında konuşanlara kulak misafiri oldum.

Özetle, katılımcıları anlamaya çalıştım.

[*] [*] [*]

Bu bekleyiş ve alana yürüyüşün bir kısmında CHP grubunda yer aldım.

Çok sayıda genç ve kadın vardı.

Ama İl-Merkez İlçe Başkan ve yöneticileri yoktu. Protokol saflarında imişler. Partililer bu konuyu eleştiriyordu.

&[#]8220;Ne işleri var orda? Görünüp gelseydiler. Onlara yakışan burada olmalarıydı&[#]8230;&[#]8221;

Gruptakilerle konuştum, dinledim.

Konuşulan konular hep aynıydı:

- Katılım çok iyi&[#]8230;

- Geçen yıldan fazla&[#]8230;

- İyi de kardeşim, oylar nerede?

- CHP grubu bu kadar mı olmalıydı?

- Alandakilerin yüzde doksanı zaten CHP&[#]8217;li değil mi?

- Doğru, o zaman bizim grubun sayısı da az değil.

- Ben Mithatpaşa´dan aşağı inene kadar herkese soruyorum. &[#]8220;AKP&[#]8217;ye oy verdim&[#]8221; diyen yok. Anlamıyorum yahu, AKP bu kadar oyu kimden alıyor?

- Doğru, bu alandakilerin hepsinin CHP&[#]8217;ye oy vermesi lazım. CHP&[#]8217;li olup da mitinge gelmeyenler de var. Neredeyse iki misli kadar... Bu sandığa niye yansımıyor?

- Adam alıyor parayı, kömürü, makarnayı, oyunu satıyor, bir de buraya gelip bağırıyor.

- O kadar basit değil. Biraz da kendimizde hata arayalım.

- Nasıl yani?

- Sen hiç aç, parasız, çaresiz kaldın mı? Partin seni arayıp bulmazsa, elinden tutmazsa, birileri gelip yapar.

- İyi de, onlar iktidar. İmkânları var, veriyorlar. Biz ne yapabiliriz ki?

- İstenirse bir yolu bulunur, yapılır.

- Ülkede yolsuzluk-hırsızlık diz boyu, biz oy alamıyoruz, adamların oyu artıyor.

[*] [*] [*]

Konuşmalar bu şekilde sürüyor. Bütün gruplarda aynı çerçevede benzer tartışmalar, benzer yorumlar vardı.

Konuyu özetlersek;

Ülkede işsizlik, yoksulluk artıyor.

Yolsuzluk, hırsızlık almış başını gidiyor.

Hukuk ve adaletin varlığı tartışılır halle gelmiş.

Başbakan bile Anayasa Mahkemesi&[#]8217;nin kararına saygı duymuyor.

Ordu tarumar, polis darmadağın edilmiş.

Ülke yatırımdan uzaklaşmış, ekonomi çarkları sıcak para ile dönüyor.

Köylü üretmekten vazgeçmiş, şehre göçmüş.

Ülke nüfusunun neredeyse yüzde sekseni kentlerde yaşıyor.

[*] [*] [*]

Yani kent emekçileri, kadınları, gençleri, kırsal kesimdeki köylüler ağır sorunlar yaşıyor.

Bunun doğal yansıması olarak genelde solun gücünün artması gerekmez mi?

Ama olmuyor.

Sosyalist partilerin toplam oyu yüzde biri bulmuyor.

DSP silinmiş, CHP en kötü şartlarda bile alması gereken yüzde 30-35 oranına yaklaşamıyor.

Emekçilerin yaşadığı sanayi kentleri yerine, kıyı kentlerinde varlık gösterebiliyor.

Kürt sorununa ilk ciddi yaklaşımı gösteren parti (SHP olarak) olmasına rağmen Kürtlerden oy alamıyor.

Yoksulluğun acı bir rüzgâr olarak estiği kırsalda kabul görmüyor.

Zonguldak ölçeğinde de bakarsanız durum aynı.

Birlik Mahallesi&[#]8217;nde yoksun, Bahçelievler´de çoksun&[#]8230;

[*] [*] [*]

Kısacası, sol umut olamıyor.

Ezilenlerin kurtuluş bayrağını elinden düşürmüş.

Bu bayrak, bugün dincilerin elinde&[#]8230;

Solun problemi tekrar ezilenler için umut olmak,

Kurtuluş bayağın geri almak&[#]8230;

[*] [*] [*]

Şimdilik bu kadar&[#]8230;

Bir sonraki yazımda bunu tartışmaya çalışacağım.

Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler dilerim.