Türkiye, günlerdir hükümet sorunuyla boğuşuyor.

Muhalefet partileri bir araya gelip hükümeti kuramadılar.

Sonra birbirlerini suçladılar.

AK Parti, seçim hükümetini kurunca, AK Parti’yi suçladılar.

CHP, “yüzde 60’lık blok”tan söz etti.

Ama ortada “blok” filan kalmadı.

AK Parti, seçimi kıl payı kaybettiği illerde ince eleyip sık dokuyor.

Zonguldak’ta ilk iki sıranın değişmeyeceği konuşuluyor.

Yani Hüseyin Özbakır ve Faruk Çaturoğlu’nun yerini koruyabileceği dillendiriliyor.

3’üncü sıra adayı Özcan Ulupınar, 7 Haziran’da kendisinden beklenen performansı göstermedi.

Afiş bile bastırmadı.

Şimdi tüm aday adaylarının gözü üçüncü sırada…

İyi bir üçüncü sıra adayı, AK Parti’yi Zonguldak’ta 3 milletvekiline taşır.

Peki, bu aday kim olmalı?

Çaycuma’dan Mithat Gülşen mi?

Zonguldak’tan Hamdi Uçar ya da Salih Demir mi?

Kamuoyunun tanıdığı, örgütün desteklediği, ekonomisi olan bir aday gerekiyor, üçüncü sıraya...

Çünkü AK Parti’nin birinci sıra adayı Hüseyin Özbakır’da para yok.

Aksi gibi, ikinci sıra adayı Faruk Çaturoğlu’nda da para yok.

Acaba Özcan Ulupınar, “7 Haziran’da 60 bin lira bile harcamadım. Hata ettim. Bu sefer söz, tüm masrafı üstleneceğim” der mi?

AK Parti’nin ‘Kazancı…’

Aytekin Celal Kazancı ismini biliyorsunuz.

AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı yaptı.

Zonguldak Belediye Meclisi 3’üncü sıra adayıydı.

Sırasını beğenmeyip istifa etti.

Şimdi milletvekili aday adayı oluyor.

Ben merak ediyorum; partinin verdiği görevi, yani Belediye Meclis üyeliği 3’üncü sırasından istifa eden bir kişi, aynı partiden nasıl milletvekili aday adayı oluyor?

Böyle bir davranış sergileyen Kazancı, listeye girebileceğini nasıl düşünüyor?

Hayat satranç gibidir. Bir sonraki hamleyi bile hesap etmelisin.

Ne ekersen de onu biçersin…

Küllü insanün yegulühü sıfatün…

Eleştirilerin her birine ayrı ayrı yanıt vermektense, topuna birden vermekte fayda var.

Arapça da bir söz vardır:

“Küllü insanün yegulühü sıfatün...”

Yani:

“Her insan, kendi sıfatını söyler…”
Kimileri de, “Köpeksiz köyde değneksiz geziyorsun” diyor.
Sizin olduğunuz yerde değnekle gezmeye ne gerek var?
“Hoşt” desek, gidiyorsunuz zaten.
Ayrılığı, “Bir politikacıdan şu kadar para aldık. Ama patron bize komisyon vermedi” diye konuşan kişi, bize bir şeyler söylemeye çalışıyor.

Biri de Zonguldak’taki gruptan sıkılmış, meclisteki gruba girmeye çalışıyor.

Hepiniz girdiniz aynı torbaya…

Hadi başka kapıya...

Ayakta duramayan dernek…

Türkiye’nin en çok sivil toplum kuruluşu olan illerinden biri Zonguldak...

O kadar çok sivil toplum örgütü var ki…

Odadan, dernekten geçilmiyor.

Öyle dernekler var ki, bırakın sivil toplum örgütü görevi yapmayı, kendisini ayakta tutmakta zorlanıyor.

Kendini ayakta tutamayan derneğin üyelerine ne katkısı olacak, merak ediyorum.

Bazı kişiler de dernekleri, odaları geçim kapısı yapmış.

Bu konuda söyleyecek çok sözüm var.

Ama bir süre bekleyeceğim.

Siz de bekleyin