Kaçak, ruhsatsız, hazine arazisi üzerine yapılmış tüm binalar yıkılsın...
Ama Sami Aydın’ın yaptığı hariç!
Böyle bir yaklaşım olabilir mi?
TTK’dan kiraladığı Memurlar Derneği Lokali’nin olduğu bölgede, hazine arazisi üzerine kaçak olarak üç katlı bina yapan Sami Aydın’a neden göz yumuluyor?
Bir de "Çirkin görünüyor" diye üzeri yeşil perdeyle örtülüyor!
Ruhsatsız bir bina nasıl kullanılıyor?
Ruhsatsız bir düğün salonunda nasıl düğün yapılıyor?
Ruhsatsız bir binada, devlet adamları nasıl gidip yemek yiyor, nikah kıyıyor, şahitlik yapıyor?
Zonguldak milletvekilleri, burada nasıl oturuyor?
Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, yıkım kararını neden uygulamıyor?
Öyle ofis olarak yaptığı yer filan değil!
Hazine arazisi üzerine yapılan kaçak bölüm tümden yıkılmalı!
Zonguldak’ta kaçak yapılarla ilgili mücadele için TTK Memurlar Derneği Lokali’nden başlanmalı!
Seçim öncesi "imar affı"ndan söz ediliyordu!
10 ilde etkili olan depremden, binlerce can kaybından sonra artık kimse imar affından söz edemez.
Bundan sonra kimse "imar affı"ndan söz etmemeli!
Zonguldak’ta "imar" enkaz altında!
Zonguldak’ta kanunlar sümen altında!
Meğer, bizim deprem bölgesinde enkaz kaldıracak ne çok iş makinemiz varmış!
Bu makinelerin kepçesi, Memurlar Derneği Lokali'ne kalkmaz imiş!
Hayır yağmacıları!
Önce haberi okuyalım...
“ABD'de yaşanan olayda, adı açıklanmayan bir Pakistanlı, Washington'daki Türkiye Büyükelçiliği'ne gelerek, depremzedeler için 30 milyon dolar bağış yaptı. Bağışı yapan kişi, yine sessiz bir şekilde büyükelçilikten ayrılarak kayıplara karıştı.”
Zonguldak’ta çay ocağının, minibüsçünün günlük hasılatını depremzedelere bağışladığını gazetelere haber yaptırmaya çalışanlara ne diyeceğiz?
30 milyon dolar bağış yapmış!
Yürüyerek gelmiş, yürüyerek gitmiş!
Bizimkiler de 2 lirayı davul-zurnayla bağışlayacaklar!
Bir il başkanının, yaptığı bağışın dekontunu sosyal medyadan paylaşmasına ne diyeceğiz?
Hani, sağ elin verdiğini, sol el bilmeyecekti?
Hani, hep Maide Suresi’nin ayetlerini okuyordunuz bize!
Kimileri de milletten topladığı yardımların arkasına geçip fotoğraf çektiriyor!
İyi bir şey yaptığını zannederek!
Bunlar da "hayır yağmacısı" değil mi?
Yazık…
Zonguldaklı maden işçileri, deprem bölgesinde enkazın altından insanları kurtardılar.
Zonguldak’ta enkazın altında kalan insanlığı kurtarmamız galiba pek mümkün olmayacak!
Sadece müteahhitler mi suçlu?
İnsanlara "cennetten köşe" diye daire satan ve depremde cehenneme dönen binalarda hayatlarını kaybeden canlarımız oldu.
Müteahhitler; gözaltına alınıyor, tutuklanıyor!
Peki, bu inşaatları denetleyen yapı denetim firmaları ne olacak?
Bu imarları-ruhsatları veren belediyeler ne olacak?
Bu iş öyle tek başına müteahhidin üstüne bırakılamaz.
Devlet, herkesin müteahhit olmasının önüne geçmeli!
Ülkemizde-ilimizde o kadar çok müteahhit var ki!
Kuyumcudan oto galericiye, marangozdan pazarcıya herkes inşaat yapıyor!
Yapı denetim firmasının onay vermediği hiçbir imalat yapılamaz!
Peki, nasıl oluyor bu işler?
Bu işin üç ayağı var!
Belediye, yapı denetim, müteahhit...
Bu sacayağını iyi takip etmek lazım!
Bir de Hatay’da "Cennetten Köşe" sloganıyla konut satan müteahhidin tutuklanmasıyla ilgili espri yapıyorlar!
"Adam sözünü tuttu ama tutuklandı" filan diye!
Şimdi hiç şaka yapacak zaman değil!