Zonguldak’ta,
Güçlülerin veya ‘ağabeyleri olanların ‘hukuku devam ediyor.
Aylardır,
Akın Kavi’nin hafriyat alanı ile başlayan silsile,
Mevcut evin ‘hayatın olağan akışına uygun!’ yanması,
Peşine aynı bölgeye kaçak ev yapılması ile devam ediyor.
Zonguldak’ta ‘Hukuk değil guguk olimpiyatları’,
Farklı sporcular ile sürdürülüyor.
Sami Aydın’ın kaçak binası,
Akın Kavi’nin kaçak evi ile,
Doğu Karadeniz hukuku,
Devlet hukukunun önüne geçiyor.
Gerçi,
Üst düzey bürokratlar ile,
Aynı yerde rakı içilirse,
Kimi kime şikayet edeceğiz?
Biz derdimiz kadıya söyleme alışkanıyız.
Bunlar ise dertlerini Marko Paşa’ya anlatıyor.
Haliyle,
Hemşehri,
Hemşehrisini kolluyor.
Sonra diyoruz ki,
Bu şehir neden bir adım ilerlemiyor.
Yiğit Özgür’ün deyimi ile, “Kurdu çok olan dağın yurdu olmazmış!”
Şehir şehir değil,
Amazon ormanları!
Orman kanunları geçerli.
Desibeli yüksek olanın haklı ve güçlü sanıldığı bir kent.
Bu işgal kafası,
Kent mimarisinin de,
İçinden geçmiyor desek yalan olur.
Zonguldak’ta,
Son dönemde,
Teoride, ‘Hak, hukuk, adalet’ diyenlerin,
Pratikte, ‘Gak, guguk, dalalet’ uygulamasına şahit oluyoruz.
Ne ala memleket!
Bir memlektte,
Mühür duvara vurulduğu kadar,
Kafalara da vurulmalı ki,
İnsanların durması gerektiği yer hatırlatılsın.
* * * * * * * * *
Geçtiğimiz günlerde,
Tahsin Erdem’in,
31’ini bitirip 32’sinden gün alan oğlu,
Emirhan Erdem’in,
Emirgan’da işe girmesi gerektiğini yazmıştık.
Akabinde ise,
Herkesin malumu oldu.
Emirgan’ın el değiştirmesi,
Sadece aile içi bir mesele değil,
Kartalkaya Yangınından sonra,
Ortaya çıkan tablo sebebiyle oldu.
Otel,
Yangın yönetmeliğine uygun değildi.
Tabi biz bunları yazınca,
Mal bulmuş Magribi gibi,
Otelin yeni sahipleriyle,
Haber yapma yarışına girenler oldu.
Yeni otel sahibi,
Kamuoyunu bilgilendirmemiş ki!
Bana cevap vermiş.
Ben isterdim ki,
Emirgan’da bir kafe olacak mı?
Bu kafeyi kim işletecek?
Bunun yangın ruhsatı ile ilintisi var mı?
Mesela,
Emirgan Roof Bar olacak mı?
Üçüncü Roof burası mı olacak?
Zonguldak’a gökten üç Roof düştü.
Biri demir gibi,
Diğeri pek bir yaman,
Sonuncusu çok erdemli!
* * * * * * * * *
Ben yazınca,
MHP İl Başkanı Çağatay İpekçi kızıyor.
Halbuki kötü bir iletişimimiz de yoktu.
Ben sadece,
Gerçekten haklı sebepler ile,
Kendisini eleştiriyorum.
Zonguldak’ta,
TTK’nın üretimi durduğunda,
Aynı gün hem de,
Devlet Bahçeli’ye ‘atanamayan öğretmen dosyası’ vermediniz mi?
Bir Zonguldak siyasetçisinin,
Önceliği bu mudur?
Devlet Bahçeli,
Atanamayan öğretmen sorununu bilmiyor mu?
Şehit annesinin cenazesinde yoktunuz.
Ülkücü camianın sevilen isimlerinden Cemil Parlar’ın cenazesinde yoktunuz.
Parlar’ın cenazesine Olcay Kılavuz bile katılmıştı.
Düğünlerde zaten yoksunuz.
Ekinde yoksunuz, harmanda yoksunuz.
Bayram programında yoksunuz. (Sağlık problemi olduğunu söyledi)
Bunlar haklı eleştiriler.
Makam koltuğunu işgal ediyor olmak,
Başarılı bir siyasetçi olmak değil ki!
Vallahi,
Varol Demirköse’yi arattırdınız Zonguldak’a.
Duyuyorum ki,
Bir dönem daha başkan olarak kalmak istiyormuşsunuz.
Allah,
Zonguldaklı MHP’lilere acısın Vallahi.