31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde AK Parti Zonguldak Belediye Başkan Adayı Dr. Ömer Selim Alan ile oturup para pazarlığı yapan, "Tamam, Pusula'ya fazla ver ama bizi de yok sayma" diyerek 3 taksitte ödenmek üzere 15 bin liraya anlaşan, peşinatı verilen süreden önce alan, sonra, "Ali Rıza Tığ'a benden fazla verdin" diye anlaşmayı bozan, CHP Adayı Şenol Şanal'dan matbaasının kesilen elektriği için 15 bin lira alan ve o günden bu yana Dr. Ömer Selim Alan'ın aleyhinde yazan Halkın Sesi Gazetesi çalışanı Mustafa Özdemir, Pusula'nın her zaman kuzeyi göstermediğini söylemiş!
Ben de "Mustafa Özdemir kendi bir yazı yazsa" diye bekliyordum!
Mustafa Özdemir, hangi işi yapsa, başarısız olmuş,
kendisine "iyilik" yapan herkese "kötülük" yapmış,
tüm ortaklarıyla kötü olmuş ve haklarında yazı yazmış, borçtan kurtulmak için şirket değiştirmiş, yazdığı yalan haberler nedeniyle defalarca hapis yatmış, bir vatandaşı Zonguldak Belediyesi önünde kendini yakmaya teşvik ettiği iddiasıyla tutuklanmış biri!
Bir işadamına, "Sen, benim eskilerimi, çıkardıklarımı giyiyorsun" diye yazabilmiş bir gazeteci!
Artık neyini çıkarmış, neyini eskitmişse?
Böyle bir sürü olayı var...
"Zonguldak'ta bir yalanı en güzel kim söyler?" diye sorsalar, "Mustafa Özdemir" derim!
Mustafa'nın iki yüzünü de iyi bilirim!
Biri, birinden çok başkadır!
Mustafa, bir yazı daha yazsa da "Çöplük" adını verdikleri mekanda Akın Kavi ile neden kavga ettiklerini öğrensek!
Olaya tanık olan iki kişinin ifadeleriyle birlikte!
Neyi paylaşamamışlar, kamuoyu öğrense!
Mustafa Özdemir, hangi yüzle Elmas TV'ye çıkıyor?
Akın Kavi, Halkın Sesi'ni nasıl kullanıyor?
Ortak noktaları neler?
Bunları kamuoyu öğrense...
Pusula ve Ali Rıza Tığ'ı belden aşağı yayın yapmakla suçlayan bu arkadaşların yaptıklarını kamuoyuyla paylaşsak!

Fatih'in gemileri...
Gençlik ve Spor Zonguldak İl Müdürlüğü'nün düzenlediği "Fetih Günü"nde, gemiler-toplar Gazipaşa Caddesi'nde yürüdü.
Çok güzel...
Peki, "21 Haziran Zonguldak'ın Düşman İşgalinden Kurtuluş Günü" için bir etkinliğiniz var mı?
Neden bunu hiç düşünmüyorsunuz?
Fransız askerleri, maden şirketlerinin yabancı sahipleri, gemiye binip gitmeleri filan...
Yapılamaz mı?
Okurlara söylemiyorum...
Kenti yönetenlere söylüyorum.

Baldız meselesi...
Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan'ın baldızı, trafikte tartıştığı bir sürücüye, "Sen mal mısın, geri zekalı. Benim kim olduğumu bilsen ayaklarıma kapanırsın, ayaklarımı yalarsın. Göstereceğim sana kim olduğumu" dedi ve bu sözler savcılığa intikal etti.
Pusula, bu haberi yaptı.
Başkan Alan, baldızının yanlış yaptığını söyledi.
Biz, baldız meselesini böyle ele aldık.
Bizi başkalarıyla karıştırmayın.

3 baseni yere yakın!
Basında aleyhimize kampanya yürütenlerin sayısı üçe düştü!
Bu üç kişinin ortak özelliklerini sıralamak istiyorum...
Üçünün de ortak düşmanı, Ali Rıza Tığ...
Üçünün de baseni yere yakın...
O yüzden kompleks yapıyorlar.
Üçü de başarısız...
Kıskanıyorlar.
Üçü de batakçı...
Borçlarını ödemiyorlar.

Küçük taş!
Çok güzel bir söz var:
"Poponu küçük taşla silersen, eline pislik bulaşır."
Sözün tamamı ise şöyle:
"Ufak taşla poponu silme... Ya popona kaçar ya da elini kirletirsin."
Bunu niye yazdığımı bilseniz...
Neyse, herkes taşını, elini ve poposunu kontrol etsin!