Seçimlerin ardından,
Cumhurbaşkanlığı kabinesi açıklandı.
Yeni kabine vatandaş kanadından onay aldı.
Tabi bu noktada,
Zonguldak’ın bakanlık beklentisi vardı.
Gerçi Zonguldak’ın beklentisinden ziyade,
Zonguldak’ta ‘bakan olacağım’ beklentisinde olanlar da vardı.
Bakanlık için,
Aday adayı ödemesi,
Temayül,
Mülakat olmayınca,
Bakanlık beklentisinde olan bir kişi vardı.
Reis ‘vefası’ bakanlık için geçmedi bu sefer.
Aslında Zonguldak’ta,
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlığı ile,
Şehri adeta korku iklimine sokanlar,
Bir nevi bakan olamayınca da,
Aslında Reis’e o kadar yakın da değilmiş.
Neyse ters düşünce yapayım dedim.
Bu açıdan bakınca öyle oluyor da.
Neyse efendim!
Yanı başımızda olan,
Zonguldak’ın eski ilçesi olan Bartın’dan bir bakan çıktı.
Küçümsenen Bartın’ın!
Yılmaz Tunç,
Siyasi kariyerinin zirvesine çıktı.
Adalet Bakanı oldu.
Yine CHP’den,
Aysu Bankoğlu,
CHP’den MYK üyesi oldu.
Zonguldak’ta,
İnsan kalitesi düştü derken işte bundan bahsediyoruz.
Bartın,
İnsan ve siyaset kalitesini yukarı çekmiş.
Ders almak lazım.
Bir bizim siyasetçilere bakıyorum.
Bir onlarınkine.
Arada büyük bir fark var.
Bence Murat Kotra’ya sahip çıkalım.
Zonguldak siyasetinde en üst kademede Murat Kotra kaldı.
Beğenmeyenler olur ama.
Siyasi kumaşı şuan en iyi olan kendisidir.
Umarım Zonguldak onu dibe çekmez.
* * * * * * * *
Seçimlerin ardından,
Herkes ‘CHP’de neler olacak?’ beklentisi içine girdi.
İstifalar beklendi.
Ancak Kemal Kılıçdaroğlu istifa etmedi.
Zaten etse ne fark edecek?
CHP’de zihinsel dönüşümün sağlanması gerekiyor.
Bu da pek gerçekleşeceğe benzemiyor.
Öte yandan,
CHP Zonguldak seçimlerinde,
Adeta sandığa gömüldü.
Merkez ilçe dışında,
Her yerde yenilen bir CHP ile karşı karşıyayız.
İl Başkanı Murat Pulat,
Koltuğu sevdiği için ayrılmıyor.
Kuluçkaya yattı sanki.
Kalksa yumurtalar soğuyacak.
O denli oturuyor makamda.
Hafta sonu,
İlçe başkanları ile birlikte toplantı yaptılar.
Dostlar alışverişte görsün hesabı.
Kimseye hesap sorulmadı.
Başarı-başarısızlık realitesi konuşulmadı.
Âdet yerini bulsun toplantısı.
Kısır günü gibi bir toplantı.
Toplantı değil de ‘çokluk’ gibi bir şey.
Tekillerin amaçsız şekilde bir araya gelmesi ile ‘çokluk’ sağlanmış.
Amaçları olsa ‘çokluk’ demezdim.
Deprem toplanma bölgesinde toplanmış bir kalabalık gibi.
Piknik yapar gibi.
Amaçsız,
Hedefsiz,
Hesap vermeyen bir çokluk.
Toplantıdan hiçbir karar çıkmadı.
İstifa da yok.
Herkes başarılı sanırım.
Neyse İranlıların güzel atasözü ile bitirelim.
İşestendu goftendu berhaad… (Oturdular, konuştular, dağıldılar)