Sorunlar saymakla bitmez.
Yerelden genelden tef çalabiliriz.
Sorunların varlığı da çözümü de temelinde insana odaklı.
Bunun içinde insan gücüne ve insanların aklına ihtiyacımız var.
Bu açıdan baktığınızda Zonguldak´ta her bireyin sizin için önemli olduğunu düşünebilirsiniz.
Yani yönetmekle sorumlu her kim olursa görevlerinden biride insanları özellikle gençleri kazanmak olmalı.
[*][*][*]
Zonguldak´ın kentsel ve yaşamsal sorunlarının içinde debelenip duruyoruz.
Bizlerde genelde aynı şeyleri konuşuyor bizlerde benzer şeyleri yazıyoruz.
Siyasetten, sivil toplum örgütlenmesine, yerel yönetimlerden, sosyal yaşama kadar her alanda insan gücüne ihtiyacımız var.
Ama durum öyle mi?
Bence değil.
[*][*][*]
Güvensizlik genel bir hastalık.
Şüphecilik ve önyargı ikinci hastalık.
Üçüncü hastalık ise bencillik.
Özgüven sorunu olan Zonguldak´ta bu yüzden bir çok alanda aslında olması gerekenler değil, olmaması gerekenler iş başına geçebiliyor.
[*][*][*]
Geçmiş geçmişte kalsın.
Bundan sonrası ne olacak.
Siyaset başta olmak üzere pek çok alanda vasıfsızlık hakim oluyor.
Bu olumsuzlukları olumluya çevirmenin tek yolu var.
O da her nerede olursanız olun gençleri sürece dahil etmek.
Onlardan korkmamak.
Siyasi partiler birer okulmuş.
Bugünün pek çok siyasetçileri o okullardan yetişmiş.
Güçlü siyasetçiler güçlü talebeler bırakmışlar arkalarında.
Bugün öyle mi?
Tam tersi.
[*][*][*]
"Bakarız.. Bakarız" diyerek zaman kazanan isimler gençleri sallama peşinde.
Zonguldak´ta her milletvekilinin bugün arkasında 2-3 isim bırakabilmesi gerekirdi.
Hangisi kaç isim bıraktı? Bıraktıkları isimler şimdi nerede! Bugünün Milletvekilleri arkalarında kaç tane genç ve dinamik siyasetçi bırakabilecekler?
Oysa iyi yetişmiş bir genç siyasetçi her zaman bir dinamik potansiyeldir.
O potansiyeller nerede?
[*][*][*]
Seçimden seçime milleti hazırlıksız yakalayıp üç puan alabilirler.
Bugün yapılanlarda bundan farksız değil.
Biz siyaset üstü isimler çıkarmak zorundayız.
Her platformda, sözü dinlenen, dediğini yapmak için çalışan, dürüst, şeffaf ve çalışkan çıraklar bulup onları destekleyip yardımcı olmalıyız. Bizim sorunumuz bu.
[*][*][*]
Zonguldak´ın lider sorunu var, Zonguldak´ta insan sorunu var. Her camia liderlik vasfı taşıyabilen liderler yaratmalı.
İşte o zaman Zonguldak sorunlarının daha kolay çözer, Zonguldak daha yaşanabilir bir kent haline gelir ve siyaset başta olmak üzere her alanda kalite artar.
Sorumluluk sahibi, cesaretli ve paylaşmaktan korkmayan, samimi, adaletli insanlar iş başında olmadıkça Zonguldak aynı şeyleri konuşur ama bir arpa boyu yol gidemez. Gelelim sorunun yanıtına.
Yanıt sizde!


Milli Eğitim Müdürü Harun Girgin´e


Milli Eğitim Müdürü Harun Girgin´e
Zonguldak´ta binlerce öğrenci var.
Yıl sonlarında çok azı Çanakkale, Ürgüp, Anıtkabir gibi yerleri görme şansı yakalayabiliyor.
Ama Zonguldak´taki binlerce öğrenci en yakınımızda bulunan yerleri görme şansı bulamıyor.
Çünkü bunlar müfredatta yazmıyor.
Oysa yapılması gereken bir şey var.
Öyle bir sistem kurmalısınız ki liseyi bitirmiş bir öğrenci Zonguldak´ın kültürel ve coğrafi her dokusunu görebilmeli.
Kent kültürüne yönelik birçok detayı görsel olarak tadabilmeli.
İl Milli Eğitim Müdürü Harun Girgin´den bu konuda bir çalışma yapmasını bekliyorum.
Bu konuda kurumlarla müşterek bir çalışma yapılabilir.
Genel kültür şart.


Emekliler garip


Zonguldak´ta 140 binin üzerinde emekli var. Nüfusa oranla Türkiye´nin en fazla emeklisi Zonguldak´ta.
Sosyal yaşamın getirdikleri yüklerini hala onlar taşıyor.
Artan işsizlik ve hayat pahalılığı nedeniyle gözler onların maaşlarında. Büyük bir çoğunluğu torun okutuyor. Birçok emekli işsiz oğluna bakıyor.
Birçok emekli kendi yemiyor içmiyor üç kuruş emekli maaşıyla bir de mucizeler yaratıyor.
Bilmem bunların farkında mısınız?
Onlar garip ve tablo her geçen gün daha da garipleşiyor.