Hemen hemen her gün bir şikayet.
Beş Milletvekili var.
Beşinden de çeşitli şikayetler duymak artık çok alışageldiğimiz bir olay.
Elbette eleştirelim.
Ama yüce Allah bize bu güzel ağzı verdi diye laf olsun torba dolsun diye konuşmayalım.
Elbette talep edelim.
Ama işimize gelmediğinde konuşmayalım.
Bunun adı iki yüzlülüktür.
Aslında adamlığa falan da sığmaz.
Kadınlığa da sığmaz.
Seçilmiş Milletvekili eleştirmek moda.
Şişir şişir Ankara´ya postala sonra arkasından konuş.
Konuştuğun zaman önce sen inan.
Beyninin ve kalbinin inanmadığı şeyleri de adamlara yüklemenin bir anlamı yok.
Zonguldak çok kötü yönetiliyor.
Genel şablonlar yerel şablonları da içine alıyor.
Biz ne yapıyoruz?
Yıllardır yaptığımız gibi siyasetçiye kızarak çözüm bulmaya çalışıyoruz.
Bir kere seçince iş bitmiş oluyor.
Toplantılar düzenliyoruz.
Gelip onları konuşturup kendimiz dinliyoruz.
Sonra arkalarından konuşuyoruz.
Kötü bir gelenek.
Zonguldak´ın bugün neresine baksanız sorun var.
Halk dayatılan isimlerden birini tercih etmek zorunda bırakılıyor.
Bunu da halk kendisi istiyor.
İş aslında orada bitmiyor.
Bitmemesi gerekiyor.
Önemli olan da sonrası.
Halk hesap sormaktan kaçıyor. Çünkü yılandan korkuyor.
Yani toplumun bu kadar kaçak güreşmesinin arkasında aslında siyasetçi korkusu yok yılan korkusu var!
Bir de asalaklar var aramızda bolca.
İyi niyetli, üretken insanların sırtından hayatını idame ettiren, bankamatik memurluğu yapmaya alışmış, her durumda işini gördüren asalaklar.
Onlar bu toplumu zehirliyor.
Üretmeden kazanmayı maharetmiş gibi yaşayan asalaklar onlar.
Yeni nesil bu tür insanları örnek alıyor artık.
İşte bu zihniyet toplumdaki iki yüzlü sayısını hızla arttırıyor.
Buna önemsiz gibi bakmayın.
Çok önemli.
Zonguldak´ın bugün her anlamda kötü yönetilmesinin, kendi gerçeklerimizi ve çözüm yollarını bildiğimiz halde radikal adımların bir türlü atılamamasının nedeni içimizdeki iki yüzlülükten kaynaklanıyor.
Halk nasıl isterse öyle yönetiliyor.
Biz toplum olarak böyle istedik böyle yönetiliyoruz.
Bencilliğini yenemeyen toplumlar işi siyasi rekabet ile karıştırıyor.
İkisi çok farklı şeyler.
Bu yüzden tek sorumlu meclise gönderdiğimiz, belediyelerin başına oturttuğumuz seçilmişler değil.
Bu sözlere ve bana hak vermek için boşuna mırıldanmayın.
İnandığınız şeyleri uygulamaya çalışın.
En azından çalışın.
En azından daha samimi bir toplum oluşmasına katkı vermiş olursunuz.
Beş Milletvekili var.
Beşinden de çeşitli şikayetler duymak artık çok alışageldiğimiz bir olay.
Elbette eleştirelim.
Ama yüce Allah bize bu güzel ağzı verdi diye laf olsun torba dolsun diye konuşmayalım.
Elbette talep edelim.
Ama işimize gelmediğinde konuşmayalım.
Bunun adı iki yüzlülüktür.
Aslında adamlığa falan da sığmaz.
Kadınlığa da sığmaz.
Seçilmiş Milletvekili eleştirmek moda.
Şişir şişir Ankara´ya postala sonra arkasından konuş.
Konuştuğun zaman önce sen inan.
Beyninin ve kalbinin inanmadığı şeyleri de adamlara yüklemenin bir anlamı yok.
Zonguldak çok kötü yönetiliyor.
Genel şablonlar yerel şablonları da içine alıyor.
Biz ne yapıyoruz?
Yıllardır yaptığımız gibi siyasetçiye kızarak çözüm bulmaya çalışıyoruz.
Bir kere seçince iş bitmiş oluyor.
Toplantılar düzenliyoruz.
Gelip onları konuşturup kendimiz dinliyoruz.
Sonra arkalarından konuşuyoruz.
Kötü bir gelenek.
Zonguldak´ın bugün neresine baksanız sorun var.
Halk dayatılan isimlerden birini tercih etmek zorunda bırakılıyor.
Bunu da halk kendisi istiyor.
İş aslında orada bitmiyor.
Bitmemesi gerekiyor.
Önemli olan da sonrası.
Halk hesap sormaktan kaçıyor. Çünkü yılandan korkuyor.
Yani toplumun bu kadar kaçak güreşmesinin arkasında aslında siyasetçi korkusu yok yılan korkusu var!
Bir de asalaklar var aramızda bolca.
İyi niyetli, üretken insanların sırtından hayatını idame ettiren, bankamatik memurluğu yapmaya alışmış, her durumda işini gördüren asalaklar.
Onlar bu toplumu zehirliyor.
Üretmeden kazanmayı maharetmiş gibi yaşayan asalaklar onlar.
Yeni nesil bu tür insanları örnek alıyor artık.
İşte bu zihniyet toplumdaki iki yüzlü sayısını hızla arttırıyor.
Buna önemsiz gibi bakmayın.
Çok önemli.
Zonguldak´ın bugün her anlamda kötü yönetilmesinin, kendi gerçeklerimizi ve çözüm yollarını bildiğimiz halde radikal adımların bir türlü atılamamasının nedeni içimizdeki iki yüzlülükten kaynaklanıyor.
Halk nasıl isterse öyle yönetiliyor.
Biz toplum olarak böyle istedik böyle yönetiliyoruz.
Bencilliğini yenemeyen toplumlar işi siyasi rekabet ile karıştırıyor.
İkisi çok farklı şeyler.
Bu yüzden tek sorumlu meclise gönderdiğimiz, belediyelerin başına oturttuğumuz seçilmişler değil.
Bu sözlere ve bana hak vermek için boşuna mırıldanmayın.
İnandığınız şeyleri uygulamaya çalışın.
En azından çalışın.
En azından daha samimi bir toplum oluşmasına katkı vermiş olursunuz.
Eşref ´Şok´ etti!
Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref ulusal market zincirlerinin mahalle aralarına girmesine engel olacaklarını söyledi.
Bu konuda çok radikal laflar etti.
Biz de konuyu manşete taşıdık.
"Eşref ´Şok´ladı" dedik.
Esnafın temennisi olan bu çabanın önemine inanıyorduk.
Hem Soğuksu hem de Bahçelievler Mahallesi´ndeki mağazalar mühürlendi.
Aradan çok geçmeden Soğuksu´daki mağaza açıldı.
Okurlar bize soruyor.
"Ne oldu hani İsmail Bey´in şok. Şok balonu neden patladı?" diye.
Başkan Eşref, yasal yaptırımlardan dolayı yapacak bir şey olmadığını söyledikten sonra mahallelerdekileri açtırmayacaklarını söylemiş.
Soğuksu´da olan yasal hak, mahallede olmaz mı?
Bal gibi olur. Adam isterse Eşref´in kapısının dibinde halka açar.
Dün bu konuda mecliste de tartışma olmuş.
Farklı farklı iddialar var.
Manşeti atan bizdik.
Okur bize soruyor.
Biz de Sayın Eşref´e soruyoruz.
Bir yerde tezatlık yok mu?
Bu tezatlıkların nedenleri nedir?
Bu konuda çok radikal laflar etti.
Biz de konuyu manşete taşıdık.
"Eşref ´Şok´ladı" dedik.
Esnafın temennisi olan bu çabanın önemine inanıyorduk.
Hem Soğuksu hem de Bahçelievler Mahallesi´ndeki mağazalar mühürlendi.
Aradan çok geçmeden Soğuksu´daki mağaza açıldı.
Okurlar bize soruyor.
"Ne oldu hani İsmail Bey´in şok. Şok balonu neden patladı?" diye.
Başkan Eşref, yasal yaptırımlardan dolayı yapacak bir şey olmadığını söyledikten sonra mahallelerdekileri açtırmayacaklarını söylemiş.
Soğuksu´da olan yasal hak, mahallede olmaz mı?
Bal gibi olur. Adam isterse Eşref´in kapısının dibinde halka açar.
Dün bu konuda mecliste de tartışma olmuş.
Farklı farklı iddialar var.
Manşeti atan bizdik.
Okur bize soruyor.
Biz de Sayın Eşref´e soruyoruz.
Bir yerde tezatlık yok mu?
Bu tezatlıkların nedenleri nedir?
Angaralılar!
´İçimizdeki Angaralılar´ yazısından sonra ´Bende Angaralıyım´ diye takılanlar oluyor. Hepsini bir tarafa not alıyorum.
Angara´daki Zonguldaklılara zamanla hatırlatacak çok şeyimiz olacak.
Angara´daki Zonguldaklıları bundan sonra daha fazla takip edeceğiz.
Bu arada Çankaya Belediyesi Madenci Anıtı&[#]8217;nı onarmak için hala harekete geçmemiş. Angara´daki Zonguldaklılara duyurulur!
Angara´daki Zonguldaklılara zamanla hatırlatacak çok şeyimiz olacak.
Angara´daki Zonguldaklıları bundan sonra daha fazla takip edeceğiz.
Bu arada Çankaya Belediyesi Madenci Anıtı&[#]8217;nı onarmak için hala harekete geçmemiş. Angara´daki Zonguldaklılara duyurulur!