Yüreği Türkiye&[#]8217;miz ve şehrimiz için çırpınan, aynı kulvarda olmasak bile, hedefte birleştiğimiz Ali Kaya&[#]8217;nın, bana yazdığı yorumlara cevap vermeye çalışacağım.

İNANCIMIZ BİR

Dini konularda Alevilik veya Bektaşilik, Hz. Âli&[#]8217;den bu yana uygulamalarda Peygamber&[#]8217;in sünneti çerçevesinde hiçbir değişiklik olmadı, olamaz da. Farzdan dışarı çıkmak günahtır.

Örnek, 12 imamımız. &[#]8220;Kalbim temizdir&[#]8221; diye bir din yok. Ben, İmamı Azam, Sünni mezhebinde olsam dahi, babamın adı Ali, benim adım Hüseyin. Dolayısıyla, inanç birliğimiz mevcut. Bu bahsi kapatıyorum.

TATBİKAT ÖNEMLİ

Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü ekonomist değillerdi. Gene de, ülkenin, bilhassa köylerin refah içinde yaşamalarını gönülden isterlerdi. Aldıkları kararların tatbikatında bürokratlar, kendi menfaatlerine ve çalışmalarında kolaycılığa kaçarak, asıl gayeden uzaklaşıyorlardı.

Bürokratlar, gitmedikleri yerler için, Ankara&[#]8217;da merkezden yönetmelikler, talimatlar icat ederdi. Haliyle, hemen hemen Türkiye&[#]8217;nin her yerinde işler tökezlenirdi. Ben o devirleri de gördüm, yaşadım.

Mesela, Zonguldak&[#]8217;ta Denizevler Kooperatifi&[#]8217;nin oradan, şimdiki Emirgan Oteli&[#]8217;nin oraya köprü yapılmasını imar planına koydurmuşlardı. Bir sanayi atölyesinin gelir vergisi hariç, harcadığı elektrik kadar muamele vergisi, zemine çakılı, sabit takım-taklavat için alet-i sabitiye vergisi gerekiyordu. Ayrıca, Belediye&[#]8217;nin harçları da cabası&[#]8230; Bu türlü baskılar altında sanatkarlar her şeylerini kaçak yollarla atlatmaya çalışırlardı. Bizim o zamanlar çivi ve tel imalathanemiz vardı. Baskından önce, bana gizlice haber vermeleriyle, zemine sabitlenmiş olan takımların büyük cıvatalarını çıkartır, sabit değilmiş gibi görünmelerini sağlardık. Aksi halde, gelir vergisinin üstüne sabit makineler için, ayrıca vergi ödemek zorundaydık.

Bazıları, akşam olunca, elektrik saatlerini mühürleriyle oynayıp, saatin tersine çalıştırıp, muamele vergisinden kurtulmayı düşünürlerdi.

KAĞIT ÜZERİNDEKİ KURALLAR

Çalışma Müdürlüğü&[#]8217;nden gelen müfettişler, çalışan işçilerin çalışırken üzerlerine demir baret, koruma gözlüğü, toz maskesi, ağır iş eldiveni, kalın işçi tulumu, demir burunlu ayakkabı giymelerini şart koşarlardı.

Bu, olacak şey değildi. Yazın işçi hafif giysilerle çalışmak isterlerdi, ancak iş gözlüğü takarlardı. Yoksa onların istediği şekilde giyinseler, hareket etme imkânları olmuyordu.

Masa başından böyle uygun görüyorlardı, ama uygulaması zordu.

Büyük sanayi kuruluşlarının veya mağazaların kapısından içeri giremeyen devlet, kapitalist düzenin cengâverliğini yapıyordu. Köylüyü yol vergisi, aşar vergisi zulümleriyle inim inim inletirdi.

Her türlü sosyal haklardan mahrum olan işçiler ve köylülerin, sivrisinek kadar kıymeti yoktu. Genç yaşta çabucak ihtiyarlarlar, hastalanırlar ve erkenden ölüp giderlerdi. Bu da &[#]8220;takdir-i ilahi&[#]8221; diye karşılanırdı. En yaygın hastalıklar: verem, zatürre, sıtma, frengi, romatizma, bel soğukluğu ve menenjitti.

Zonguldak&[#]8217;ta ve diğer illerdeki maden ocaklarında &[#]8220;mükellefiyet&[#]8221; denen köle düzenine kimse karşı çıkamazdı: Mesai 10 saatti, cumartesileri de tam gün çalışma vardı.

Formaliteden ufak esnaf ve tüccarın perakende satış fişi, etiket mecburiyeti, irsaliye düzenlemesi, vergi beyannamesinde zorunlu kar haddine tutulması gibi saçma &[#]8211; sapan uygulamalara tabi tutulması, Ankara&[#]8217;ya çok kolay gelirdi. Dolayısıyla, her işimiz kanunsuz ve kaçak kuçak olurdu.

İNANANLAR DA EŞİTLİK İSTER

Ali Kaya kardeşimiz yorumunda, geçtiğimiz 1 Mayıs&[#]8217;ta, dini tandanslı grupların kutlamalara katıldığından söz etmiş. Bu katılım esas onların hakkıdır. İslamiyet&[#]8217;te zekât müessesesi, vakıf müessesesi, yoksula yardım etme, yetime sahip çıkma emri, köleyi azat etme sevabı, kadın hakları var. Peygamberimiz, 1500 sene önce, dünya vahşet içindeyken, insanlar arasında eşitlik gözetilmesini ümmetine emretti. Ayrıca, hayvanların ihtiyaçtan fazla avlanmasını, ağaçların ve tüm bitkilerin tahrip edilmesini, yaş ağaç kesilmesini günah saydı.

[*][*][*]

Dürüst Ali Kaya, seni övmek beni çok sevindiriyor. El ele olup, hep güzelliklerde buluşalım.

Sağlıkta ve huzurda olmanızı dua ederim.