Ayrılıklar büyüdükçe büyür insan.
Anaların büyütemediği evlatlar da kendi ayrılıklarının dibinden filizlenip, acıların gölgesinde büyür.
Bu yüzden özürlüdür hep gölgede kalan yüzleri.
Bizde bazı şeyler kaybedilmeyince değeri anlaşılmaz.
Anayı, babayı, evladı en iyi anlayan aslında ayrı kalanlardır.
Onları kaybedenlerdir.
Yalnız kalıp çaresizlikle yüzleşenlerdir.
O çaresiz zamanların tam ortasında batıp çıkanlardır.
Aç kalıp özlemlerini kemirenlerdir.
Tok gezip tadı tuzu olmayanlardır.
Uzaklarda, çok uzak kentlerde yaşamak zorunda kalarak, güzel ve zor günleri paylaşamamanın ağırlığı altında ezilenlerdir.
En çok özleyenler, en çok sevenler.
En çok sevenler, duygu, sevgi, saygı çemberini en iyi örebilenler.
Dedim ya;
Evlatlar biraz nankör,
Biraz vefasız,
Biraz aceleci olduğundan kaybetmeden anlayamaz bazı değerleri.
Anlayamaz, anladığını zannetse de çabucak unutuverir bir annenin evladı için titreyen yüreğinin aceleciliğini.
Anlayamaz;
bir annenin öfkesinin,
sabırsızlığının,
şefkatinin,
ilgisinin,
küslüğünün,
ısrarlarının şiddetini.
Ya analar;
Ne kadar kızsa da, öfkelense de bir anne evladına,
eritemeyeceği hiçbir nefret yoktur kalbinin yüksek fırınlarında.
Gidemeyeceği hiçbir uzak memleket yoktur çıplak ayaklarıyla, açlık, yoksulluk, perişanlık içinde olsa bile.
Korkacağı, ezip geçemeyeceği hiçbir makam, üniforma, emir, kanun yoktur evladı için.
Ne mutlu tadında yaşayabilenlere.
Tüm umutları.
Tüm mutlulukları.
Tüm acıları.
Yaşayamayanlara gelince;
Hiçbir kelime duvarı karşı koyamaz onların yüreklerinden sızan acıların şiddetine.
Bir an durmaya görsün zaman;
Kılcal damarlardan buruk buruk akmaya başlayan hasretler gürül gürül nehirlerde buluşur.
Her özgeçmişin içinde damarların düğümlendiği bir sancı vardır mutlaka.
Herkes için;
ömrün,
yaşamın,
umutların hediyesi sayılacak mutlak bir armağan vardır.
Kurutulup saklanmış gözyaşlarıyla doludur ömür.
Gözyaşlarını kurutup saklar analar.
Değerlidir çünkü her gözyaşı bir evlat kadar.
Evlatlar, gitse de uzaklara bilmezler saklanan gözyaşlarının önemini.
&[#]8220;Aman be anne yine başlama&[#]8221; telkinleri bilinmeyenlerin binde biri için söylenir.
Gerisini bilmez, görmez evlatlar.
Keşke, uzaklara gidebilseydi evlatlar her zaman geri dönme umuduyla.
Ya toprağa düşenlerin,
kurşunlara gelenlerin,
uçurumlara sürüklenenlerin,
izi kaybolanların anaları ne yapacak?
Hiç sorulmaması gereken yanıtlanamayacak kadar büyük bir soru değil mi?
Ama sorulması gerekiyor işte.
Her ananın, her evladın kendisine sorması gerekiyor bu soruyu.
Yanıtı verilemeyecek olsa da sorudan bihaber yaşamak gerekiyor.
İnsanlar uzak da kalsalar artık çok kolay konuşabiliyor.
İnternet aracılığıyla birbirini görebiliyor.
Dokunamasalar da yaşanmışlıklar göz önünde.
İletişim teknolojisinin bugünkü gibi olmadığı yıllarda yaşanan ayrılıkların sığmadığı mektuplara inat bugün artık en azından ulaşmak daha kolay.
Ama yetmiyor.
Ayrılıklar,
nankörlükler,
vedalar,
acılar tüm hızıyla devam ediyor.
Mektupların yerini anlık görüntüler
kağnıların yerini hızlı trenler, uçaklar
cahilce yaşanmışlıkların yerini, kanunlar, bilgi, kültür ve saygı alsa da devam ediyor ayrılıklar.
Şartlar değişse de dinmeyecek anaların gözyaşları.
Kurutulup saklanacak, bir gün mutlaka döner diye evlatları.
Belki şimdi, belki çok geç.
Geçen hafta.. Teşvik.. Pusula..
Haftaya Zonguldak&[#]8217;ın teşvik mağduriyeti ve Pusula Gazetesi&[#]8217;nin 7. yaş günü kutlamalarıyla başlamıştık.
Bir hafta boyunca gündemde tutmaya özen gösterdik.
Keşke diğer meslektaşlarımız da bu hayati konuda kalem sallayabilselerdi.
O zaman Zonguldak&[#]8217;ın sesini daha etkin bir şekilde duyurmuş olurduk.
Haberlerimizin ardından CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün yaşanan mağduriyeti meclise taşıması çok anlamlı oldu.
Pazartesinden itibaren teşvik konusundaki gelişmeleri takip edeceğiz.
Her ne kadar geç kalınmış bir durum olsa da Zonguldak&[#]8217;ın geleceği ve umudunu Zonguldak&[#]8217;a, işe, ekmeğe, istihdama bağlayanlar adına bir mücadele.
Zonguldak adına siyaset yaptığını düşünen herkesin bu konuda bir şeyler yapması gerekiyor.
Ak Parti Milletvekillerinin yanında İl Başkanı Hamdi Uçar&[#]8217;ında devreye girmesini bekliyoruz.
Vali Erol Ayyıldız da yoğun gündemine karşın bu konuda devreye girebilir.
Her ne kadar yasa çıkmış olsa da Zonguldak&[#]8217;ın mağduriyetiyle ilgili ileri sürülen gerekçelerin iptali söz konusu olabilir.
Sonuçta siyasi bir karar.
Esnetmek hükümete kalmış.
Bu konuyu tartıştırmaya devam edeceğiz.
Gazetenin kuruluş yıldönümleri bizler için önemli.
Böyle dönemlerde kendimizi ve ilişkilerimizi daha fazla gözden geçirme fırsatı buluyoruz.
Samimi tüm eleştiri ve önerilere açık olduğumuzu bir kez daha belirtelim.
Bu bağlamda tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.