BDP milletvekilleri Zonguldak&[#]8217;a gelecekleri zaman gazeteciler, MHP İl Başkanı Hamdi Ayan&[#]8217;a konuyla ilgili görüşlerini sordular. Hamdi Ayan, &[#]8220;Misafir deriz&[#]8221; ifadesini kullanmıştı.
Bir hoşgörü göstermişti.
Dün Zonguldak&[#]8217;a &[#]8220;Çözüm Süreci&[#]8221;nde aktif rol üstlenen Akil İnsanlar Heyeti geldi.
Türkiye Kamu-Sen&[#]8217;ciler, ellerinde Türk bayraklarıyla protesto gösterisi yaptılar.
İşçi Partisi ve TGB&[#]8217;lileri anlayabiliyorum.
Hatta CHP&[#]8217;li gençler de eylem yapacaktı.
Sonra iptal ettiler, her nedense.
Onları da bir noktaya kadar anlarım.
Şehit aileleri bir eylem yapsa, dersin ki: &[#]8220;Yüreklerindeki acı dinmedi. Yara kanıyor.&[#]8221;
Peki, Türkiye Kamu-Sen, sana ne oluyor?
Bir basın bildirisi okusalar, basın toplantısı düzenleseler, çok daha şık olurdu.
Ama ellerinde Türk bayraklarıyla kente misafir olarak gelen kişilerin etrafını sarmak, slogan atmak pek hoş olmadı.
Bu hareketler Zonguldak&[#]8217;a yakışmadı.
Kıssadan Hisse: Darı ekecek!
Bir hükümdar, maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi: &[#]8220;Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin.&[#]8221;
İhtiyar cevap verdi: &[#]8220;Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz, nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yediysek, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.&[#]8221;
Bu cevap, hükümdarın hoşuna gitti ve ihtiyara bir kese altın verilmesini emretti. İhtiyar bu ihsanı karşılıksız bırakmadı: &[#]8220;Gördün mü evlat, bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi.&[#]8221;
Bu cevap da hükümdarın hoşuna gitti, bir kese daha altın verilmesini emretti. Yaşlı köylü, sıradan biri değildi. &[#]8220;Çarıklı erkânı harp&[#]8221; diye nitelenen kişilerden biriydi:
&[#]8220;Evlat, herkesin diktiği fidan yılda bir defa meyve verir, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyve verdi.&[#]8221;
Bu diplomatça cevap da hükümdarın hoşuna gitti ve bir kese daha altın verilmesini emretti. Ama bu defa vezir araya girdi ve hükümdarı uyardı:
&[#]8220;Aman Sultanım, bir an önce buradan uzaklaşalım. Bu ihtiyar bu gidişle tarlasına fidan dikmek yerine, devletin hazinesine darı ekecek.&[#]8221;
Günün Fıkrası: Horoz&[#]8230;
Rahibin kilise bahçesinde bir kümesi vardır. Bir gün horoz ortadan kaybolur. Horozu bulması, ya da yeni bir horoz alması gerek. Ayinden sonra cemaatine sorar: &[#]8220;Kimin horozu var?&[#]8221;
Bütün erkekler ayağa kalkar,
&[#]8220;Hayır, onu demedim, horozu gören var mı?&[#]8221;
Bütün kadınlar ayağa kalkar&[#]8230;
&[#]8220;Hayır efendim, yani ben &[#]8216;başkalarının horozunu kim gördü?&[#]8217; demek istiyorum.&[#]8221;
Kadınların yarısı ayağa kalkar&[#]8230;
Rahip iyice kızar:
&[#]8220;Allah, Allah!.. Ne laf anlamaz insanlarsınız. Benim horozumu kim gördü yahu?&[#]8221;
Bütün rahibeler ayağa kalkar&[#]8230;
Günün Sözü:
İnsanlık her gün ilerliyor, fakat insan hep aynı kalıyor.
E.Gebiel