Tekel işçileri Ankara´nın soğuğunda sabahlıyor.
Yer bulabilenler akrabalarında, misafirhanelerde, yer bulamayanlar ise çevredeki barlarda ve mekanlarda sabahlıyor.
Sembolik 100 kişilik grup açlık grevine başladı.
Ak Parti İktidarı bu durumu görmezden geliyor.
Tekel işçilerine ve çalışanlara yönelik politikalardan rahatsız olan milletvekilleri ise Başbakan recep Tayyip Erdoğan´ın gazabından korkuyor.
Tekel işçileri bize çok yakın bir kesim.
Zonguldak işçisinin mücadele günleri anımsayalım.
Ankara yollarına düştükleri günleri.
Yine bugünlerdi.
Televizyonlarda uzman ve ümmet görüşlerini dinliyoruz.
Büyük çoğunluk hükümetin son uygulamasından rahatsız.
CNN Türk´ten Cüneyt Özdemir´i ne kadar kutlasak azdır. Fikri takip yapıp Mehmet Ali Ağca´nın görüntülerine uzun uzun yer vermek yerine Ankara´nın soğuğunda bekleyen işçilere yer verdi.
Günlerdir Ankara´da seslerini duyurmaya çalışan Tekel işçilerinin sesini duymayıp Ağca efendinin peşine düşen medyacı arkadaşlarına gönderme de bulundu.
Çok da iyi yaptı.
Türkiye´de emek sömürüsünün yeni adı olan 4C konusunda, kamu çalışanları sınav veriyor.
Hükümet sınav veriyor.
Hükümet Tekel işçilerini pes ettirmeyi başarırsa devamı gelecek.
Zonguldak Tekel işçisine yeterince sahip çıkamıyor.
Eylemler cılız. Eylemler sembolik.
Ankara´ya destek için gidenlerin sayısı belli değil.
"Bana dokunmayan yılan" misali!
Basında yeterince yer almıyor.
Türk-İş´in durumu idare eden yaklaşımı bu tepkinin dozunu etkiliyor.
Ama en önemlisi medya.
Kamu kurumlarında ölümü gösterip, sıtmaya razı etme mantığını iyi kullanan hükümet, böyle bir durumda issizleri gösteriyor.
Kamu çalışanları ne kadar az para alırsa esnafa o kadar az para girecek.
Esnaf camiası da 4C mağduru.
Gazeteci de 4C mağduru
Dolayısıyla 4C´den mağduru olanlar sadece Tekelciler değil.
Hükümet 4C ile kazanılmış hakları yok sayıyor.
Hükümet resti görmezse bu uygulama devam edecek. Toplam da kamu çalışanlarına ödenen para bilmem kaç milyon dolar az olacak. Bu gerekçelerden yola çıkarak Zonguldak´taki tüm siyasi parti ve sivil toplum örgütleri bir araya gelerek ortak basın açıklamasıyla hükümete bu keyfi tavrının yanlış olduğunu hatırlatmalı.
Yoksa hükümet hepimize; "Ceeeee" diyecek!


Makine Mühendisleri&8217;nin yükselen sesi


Ahmet Gemici adlı okurumuzdan bir yazı gelmiş.
Basında yer almayan bazı olayları da görmemizi istemiş.
Yazısını ve talebini aynen aktarıyorum.
Sivil toplum örgütlerine önemli bir mesaj var. İşte o mesaj;
"Sayın yazar, yazılarınızı okuyor ve çok faydalanıyoruz. Bu konu kadar önemli Zonguldak gündeminde başka şeylerde var. Bunları da dile getirmelisiniz. Örneğin şu sıralar dernek ve oda genel kurulları oluyor. Bu hafta sonu Makina Mühendisleri Odası´nın seçimleri var. Zonguldak MMO Şubesi&8217;nin yaklaşık 1500 civarında üyesi var ama hafta sonu seçimlerine 100 üye gelmez, gelenlerde kokteyl için gelirler. Çünkü toplumun her kesimi düşmüş kendi derdine, herkes seyirci. Meydan bazı kişilere kalmış. Eleştiri yok, denetim yok, daha iyisini yapma mücadelesi yok. Aday olmak isteyenler olsa bile mevcut yönetim istemeden yeni birinin gelmesi mümkün değil. Oda yönetimleri demokratik teamülleri ön plana çıkararak gelirler ancak yönetimden ayrılmaları artık mümkün değildir.
Sizden ricamız, özellikle bu gibi oluşumlarda neden yönetim değişme gereği duymaz?
Neden yıllardır aynı kişiler yapışıp kalırlar? Neden üyeleri oda yönetim ve faaliyetlerine katmazlar da uzaklaştırırlar? Sonra haklı eylemler için bile 10 kişi bulamazlar yanlarında. Yönetimde olanlar üstün vasıflı kişiler değil, her üyenin yapacağı görevler. Çünkü odanın bütün rutin işleri profesyonel çalışanlar tarafından yürütülüyor.
Asıl sorun hayatımızın her bölümünde demokratik kuralları baz almalıyız. Yaşadığımız kent için herkesi olumlu işler yapmaya sahaya davet etmeliyiz, her kesimi desteklemeliyiz. Zonguldak da olup biten herşey hepimizi ilgilendirmeli. En çok da sizin gibi özellikle çok okunan gazetecileri. Cazip gelen gelirlerin yönetimi mi, sosyal çevre mi, kendini önemli hissetme mi, bir yere ait olma mı, başkalarına uygun görmeme mi (ancak biz yapabiliriz), demokrat-emek-çağdaş yaşam gibi birkaç çarpıcı kelimeyi sık sık hava atarak söylemek mi. Bunları usta gazeteci tarzıyla; bizlere dışardan neden hep aynı kişiler ve neden aday değilsiniz diye soranlara cevap niteliğinde olacak şeklinde yazmak bizleri memnun edecektir. Çalışmalarında başarılar dileriz.&8221;
Gerçek Demokratik
Mühendisler Platformu