Şahsıma ait övücü yazılarınıza çok teşekkür ederim. En son &[#]8216; Hüseyin Şeker&[#]8217;i dinlerken&[#]8217; başlıklı yazınızda, beni çözdüğünüzü anladım. Yazınızın sonundaki, &[#]8216; Ne diyelim, bizim duamız pek kabul olmaz ama, içindeki çocukla bin yaşa e mi?&[#]8217; cümlenize takıldım. Evet, dinimizin kurallarına riayet etmek emrolmuştur. Fakat insan öldükten sonra kimin Mahkemeyi Kübra&[#]8217;da cennetlik, kimin cehennemlik olacağı, Hazreti Allah&[#]8217;la kul arasındadır.


Senin gibi insanlığa hizmet etmek aşkıyla koşuşturan bir insanın duası, benim için en kıymetli hediyedir. Sağol. Ben de senin için dua ediyorum.



Yalnız, şu dörtlük anlayana bir derstir:



Hem İslam dinine &[#]8216;çağdışı&[#]8217; dersin,


Hem de cenazende, imam istersin.


Dünyada hidayet vermezse Mevla;


İmam sana teneşirde ne versin?..




Bugünkü yazım biraz tefrika olacak gibi..Yarınki Pusula&[#]8217;da devam edecek herhalde.



Rahmetli Erbakan&[#]8217;nın hocası, ulemadan, rahmetli Mehmet Zait Kotku Hazretleri vefat edince, gece rahmetli babam ağlayarak &[#]8216;Beni İstanbul&[#]8217;a götür&[#]8217; dedi. &[#]8216;Sen ne diyorsun Baba.. Evren Paşa&[#]8217;nın istibdatı bütün yurtta fırtına gibi esiyor. Gece sokağa çıkma yasağı var. İstanbul&[#]8217;a kadar yollardaki askerler, bütün izinsiz arabalara geçiş vermiyorlar.&[#]8217;dedim.



Babam, &[#]8216;Sen o işe karışma. Hele bi yola çıkalım dedi&[#]8217;. Baba emri, gece saat 24.00 ten sonra, yola çıktık. Fener&[#]8217;den inip, hükümetin önüne varınca askerler yolumuzu kesti. Biz meramımızı anlattık. &[#]8216;Bizden geçin, ama nasılsa ileride sizi durdururlar&[#]8217; dediler. Kozlu&[#]8217;da bizi tekrar durdurdular. Geçtik. Kandillide durdurdular, geçtik.


Ereğli, Alaplı, Akçakoca, Düzce&[#]8230; Velhasıl, heryerde durdurdular, biz vızır vızır geçtik.


Benim nutkum tutuldu. Babamı gören yol veriyordu. İnanılmaz ama, Boğaz Köprüsü&[#]8217;nde bile yol verdiler.



Cenazeyi İskenderpaşa Camisi&[#]8217;nden, üçyüz kişi kadar bir cemaatle aldık, Süleymaniye Camisi&[#]8217;ne getirdik. Musalladaki tabutun çevresinde az bir kalabalık vardı. Ben caminin içine girdim, nefis bir Kur&[#]8217;an- ı Kerim okunuyordu. Cami tenhaydı, namaza daha bir saat vardı. &[#]8216;Allah Allah&[#]8217; dedim, bu değerli insanın cemaati ne kadar az diye, düşündüm. Ve uzaklardan doğru, camiye gittikçe yaklaşan bir uğultu gelmeye başladı. Bir mucize oldu, o muazzam caminin içi bir anda, öyle kalabalık oldu ki, namazda sırt sırta secde ettik.



Günlerden Cumaydı. Yaşlıca bir hoca hutbeye çıktı. &[#]8216;Namaz kılın, oruç tutun, çoluk çocuğunuza dinimizi öğretin&[#]8217; diye basmakalıp vaaz ederken, birden konuşmasının seyri değişti. &[#]8216; Ey cemaat. Bazı kimseler ( Evren Paşa&[#]8217;ya gönderme yapıyor) benim babam da hacıydı, hocaydı diye fetvada bulunuyorlar. Çizmeden yukarı çıkıyorlar. Halkı yönlendirmeye çalışıyorlar. Kulak vermeyiniz. Şimdi gelelim en çok aklınıza takılan, Edison cennetlik mi, cehennemlik mi? sorusuna. Edison, insanlığın dışını aydınlatmıştır. Musallada yatan bu mevta da, insanların içini aydınlatmıştır. Bu işin hesabına bizim aklımız ermez.&[#]8217; dedi ve hutbeyi bitirdi.


Bu hocayı o gün görevden almışlar.



Namazdan sonra, cenaze namazını caminin içinde kıldık. Sonradan öğrendiğime göre, caminin dışındaki bütün yollar ve alanlar insanlarla doluymuş. Cağaloğlu&[#]8217;ndan itibaren yollar tıkanmış, en az iki milyon kişi namaza gelmiş. Şayet defin bir gün sonraya kalsaydı, en az beş milyon kişi gelebilirdi, sanırım. Caminin etrafındaki çatılarda, bir isyan çıkar korkusuyla, kalabalığa doğru, mitralyözlü birimler varmış.


Dualarla cenaze defnedildi. Rahmetli Süreyya abim, mezarında hizmet etmiş.



Kıssadan hisse; demem odur ki, kimin ne olduğu belli değildir.




Bu yazının devamı yarın.


Hepinize sağlık ve huzur dilerim.