TTK’ya ait Zonguldak Limanı’nın işletme ruhsatının süresi, 1 Aralık 2015 tarihi itibariyle sona erdi.

Altı aylık uzatma hakkını kullanıyor.

Eğer bu altı ay içinde işletme ruhsatını alamazsa TTK, Zonguldak Limanı kapanma tehlikesiyle karşı karşıya…

TTK’nın, Zonguldak Belediyesi’nden itfaiye raporu alamadığı için, işletme ruhsatını yenileyemediği belirtiliyor.

TTK’nın yerine getirmesi gereken yükümlülükler var.

Bu yükümlülükler yerine getirilirse, itfaiye raporu verilir ve işletme ruhsatı yenilenir.

İki kurum arasında çözülecek bir sorun.

Ancak, Zonguldak Limanı’nın mutlaka daha güvenli hale getirilmesi lazım...

Biliyorsunuz, Zonguldak Limanı’nı en çok Kardemir kullanıyor.

Kardemir’in, liman içinde, ruhsatsız, izinsiz kapalı alanları kullandığını biliyoruz.

Buralar yapılırken, nasıl göz yumulduğunu da biliyoruz.

Aman Kardemir yaşasın, aman Kardemir zarar görmesin...

Tamam da, bu kentin günahı ne?

Kardemir, Zonguldak ve Eren Limanlarından yılda 3 milyon 500 bin tona yakın malzeme naklediyor.

Sefayı Kardemir sürüyor, cefayı Zonguldak çekiyor.

TTK da, Zonguldak Belediyesi de üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeli.

Kurumlar kendi çıkarlarını düşünürken, bulundukları illerin çıkarlarını da düşünmeli.

Gitti trenin ferisi, bize kaldı gerisi…

Zonguldak-Ereğli arasında deniz taşımacılığı için limana, “Tren Ferisi” için iskele kurulmuştu.

Gitti trenin ferisi, bize kaldı gerisi…

Kullanılırken işe yarıyordu.

Karayolu yerine, deniz ulaşımı yapılıyordu.

O da iyi…

Madem bu iş bitti, niye duruyor trenin ferisi?

TTK Genel Müdürümüz Burhan İnan’ın bu konuda bir fikri var mı, merak ediyoruz.

“Erdemir para kazansın” diye “Tren Ferisi”ne rıza göstermiştik.
Onlar parayı kazandı. Bize kaldı iskelesi…

Peki, ne olacak şimdi?

Yüz lazım…

Ömründe doğru düzgün bir iş yapmamış…

Hayatı ihale takibinde geçmiş…

Elini attığı hiçbir işte başarılı olamamış…

Hala mangalda kül bırakmayanlar var Zonguldak’ta…

İşsiz, güçsüz, evinde bile sözü geçmeyen insanların, toplumda yer bulma çabası hayrete düşürüyor beni.

Oysa… Bu insanların önce gidip iş bulmaları gerekiyor.

Asalakça yaşamak yerine, emeğiyle geçinmeleri gerekiyor.

Sonra hayattan beklenti içine girmeleri gerekiyor.

Ama tabii bunun için yüz lazım.

Zonguldak…

Ne hor kullanılmış şu Zonguldak…

“Kömür” diye altını oymuşlar.
“Ev” diye üstüne gecekondu koymuşlar.
“Yol” diye ağacını kesmişler.
Çöpü, lağımı denize dökmüşler.

Santral kurup havayı öpmüşler.

Ne denizi deniz, ne yolu yol…

Yarabbi, uzansın artık bizi kurtaracak bir kol!

Kalmadı Zonguldak’ta yaşayacak halim…

Biliyorum, okumakla eşek olmaz alim!