Nüfusu 750 bin olan şehirler Büyükşehir yapılıyor.
Zonguldak&[#]8217;ın nüfusu 2011 rakamlarıyla 612 bin.
138 bin eksiğimiz var.
Bu rakam size çok geliyor.
Ama bir düşünün.
Fiyos Vadi Projesi için düğmeye basıldığı anda Filyos Limanı&[#]8217;nın temeli atılıyor.
Ve göç tersine dönüyor.
Limanın hemen arkasında yoğun sanayi kuruluşları kendini gösteriyor.
Termik santralden, demir çelik fabrikasına...
Filyos&[#]8217;tan Gökçebey, hatta Devrek&[#]8217;e kadar uzanan hatta tesisler sıralanıyor.
Filyos ile Çaycuma arasında yepyeni bir şehir doğuyor.
Böylesi bir durumda sadece şehir dışındaki Zonguldaklılar değil, yurt dışındaki Zonguldaklıların bile topraklarına geri döneceğine inanıyorum.
Çünkü Zonguldak&[#]8217;tan yurt dışına gidenler Devrek, Çaycuma ve Gökçebey ağırlıklı.
İstanbul, Bursa ve İzmit&[#]8217;te Zonguldak mahalleleri oluştu.
TTK&[#]8217;dan emekli olan bu şehirden kaçıyor.
Nüfus da bu nedenle geri gidiyor.
Zonguldak&[#]8217;ın her bakımdan eski günlere dönmesinin tek yolu Filyos&[#]8217;tan geçiyor.
İyi kötü havaalanımız var.
Demiryolumuz ıslah ediliyor.
Karayollarımız genişletiliyor.
Filyos Limanı ile denizyolu da sağlandığında geriye sadece büyük yatırımcılara arsa tahsisi kalıyor.
Filyos, Bartın ve Karabük&[#]8217;ü yeniden Zonguldak&[#]8217;a yakınlaştıracak bir unsur olacak. Filyos Vadi Projesi&[#]8217;nden Zonguldak kadar Bartın da olumlu şekilde etkilenecek.
Bu işin hızlanması, politikacılarımızın işi biraz daha sıkı tutmasıyla olacak.
Gelişmeleri izliyoruz.
Bürokratlar ve siyasetçiler&[#]8230;
Görüşlerine değer verdiğim bir büyüğüm, sohbet ederken şöyle demişti yıllar önce: &[#]8220;Bu işe harcadığın enerjiyi başka bir iş için harcasan hem daha çok kazanırsın, hem bu kadar yorulmazsın.&[#]8221;
Gazetecilik gerçekten zor ve meşakatli bir iş.
Sevmesek yapamayız.
Ama yerel bir yayın organını ayakta tutmak, yaşatmak o kadar zor ki.
Eğer kentin sorununu kendi sorununuz olarak görüyorsanız uykularınız kaçar.
Aslında bu sıkıntıyı çekmesi gerekenler bürokratlar ve milletvekilleri olmalı.
Çünkü onlar bu kentin sorunlarını çözmek için devletten maaş alıyorlar.
Devlet onlara makam, mevki, araba, ev, para veriyor.
Ama kimi bürokrat, kimi siyasetçi bu makam ve mevkiyi kişisel ikballeri için kullanıyorlar.
Belediye Başkanı olunca insanın hayatı değişiyor.
Vali olunca insanın hayatı değişiyor.
Milletvekili olunca bambaşka bir havaya bürünüyor insanımız.
Ve biz bu değişimin kentimize katkı olarak dönmesini bekliyoruz doğal olarak.
Kendi sorunları için değil, kentin sorunları için dertlenen siyasetçi ve bürokratların çoğalmasını istiyoruz.
Günün Fıkrası: Bürokrat!
Meclis Salonu´nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş. Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş, fiyat istemiş...
Birinci marangoz: "500 TL´ye olur bu iş. 200 TL malzeme, 200 TL işçilik, 100 TL de kâr..." demiş.
Bürokrat ikinci marangoza dönmüş: "Siz aynı işi kaça yaparsınız?"
İkinci marangoz cevap vermiş: "2 bin 500 TL..."
Bürokrat; "Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?" diye sorunca ikinci marangozun cevabı gecikmemiş: "Bin TL bana, bin TL size... 500 TL de bu arkadaşa veririz; kapıyı yapar..."
Günün Sözü:
Başarısızlığa uğramış deney diye bir şey yoktur, yalnızca beklenmedik sonuçlar vermiş deneyler vardır.
Buckminster Fuller