Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden 4 adet otobüs temin etmiş! 4 tane daha gelecekmiş!
Bu otobüsler para verilse 8 milyon edermiş!
Tahsin Erdem’e teşekkür etmeliymişiz!
Dr. Ömer Selim Alan’ın, 5 yıllık görev süresinde halk otobüsleri 12 ay çalışmamış!
Tahsin Erdem’in 20 aylık görev süresinin 13 ayında halk otobüsü çalışmamış!
Emeklilerin anayasal hakkı olan ücretsiz seyahat hakkı yok! Balık istifi bindikleri dolmuşlara para veriyorlar!
Zonguldak Kanalizasyon Sistemi ve Atıksu Arıtma Tesisi’ni Muharrem Akdemir’den 18 milyon Euro ile devraldı. Dr. Ömer Selim Alan, Tahsin Erdem’e 15 milyon Euro ile devretti! Dr. Ömer Selim Alan, 5 yılda 5 milyon Euro borç ödedi!
Hesap uzmanı Tahsin Erdem, 15 milyon Euro borcun ne kadarını ödedi?
“El yumruğu görmeyen kendininkini balta sanır” diye bir atasözümüz var!
Bunların ki o hesap!
Dr. Ömer Selim Alan’ın Zonguldak Belediye Başkanlığı döneminde Ankara’dan belediye hesabına bağış olarak aktardığı nakit para 200 milyon lira!
Zonguldak Uzun Mehmet Camisi, Zonguldak Sahil Projesi, Fener’de yapılan çalışmalar, hibe araçların karşılığı 300 milyon lira.
Dr. Ömer Selim Alan’ın Zonguldak Belediye Başkanlığı döneminde, Ankara’dan aktarılan kaynakların bugünkü karşılığı en az 1 milyar lira!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in kente neler kaybettirdiğini görebilmek için bu rakamlara iyi bakmak gerekiyor!
Tahsin Erdem’in bir suçu yok aslında!
Kibirli diye oy verilmeyen Dr. Ömer Selim Alan’ın yerine daha Vakfı-kibirli biri seçildi!
Tahsin Erdem seçimi kazandı!
Zonguldak kaybetti!
Tahsin Erdem’in yakınları, eşinin arkadaşlarının çocukları, çocuklarının arkadaşları, partinin gençlik kolları ve delege ağaları kazandı!
Zonguldak kaybetti!
Vakfıkebirliler işe alındı!
Zonguldaklılar kaybetti!
Tahsin Erdem kazandı!
Çevre yolunda 3 kişi hayatını kaybetti!
Şimdi sırada Tahsin Erdem’in 31’i bitirip 32’den gün aldığı halde işsiz güçsüz sokaklarda aylak aylak gezen oğlu Emirhan’ı işe koymak var!
Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci, Emirhan’a 32’nci yaş günü hediyesi olarak iş sözü vermiş!
Hadi bakalım Erdemler!
Yine iyisiniz!
Sahi Zonguldak Belediyesi’nin borcu ne kadar oldu?

İşim gücüm sensin Mustafa!

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, sahil bandında hizmet verecek olan Atölye Zonguldak’ın açılış töreninde AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, önceki dönem Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan ve AK Parti Milletvekillerine bu tesislerin yapımında emekleri olduğu için teşekkür etti.
Bu teşekkürün ardından Tahsin Erdem medyası haberi ‘Tahsin Erdem ters köşe yaptı’ şeklinde verdi!
Oysa daha düne kadar, “Bundan sonra işim gücüm sensin Mustafa” diyerek AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a meydan okuyan bir Tahsin Erdem vardı!
Demek ki Tahsin Erdem, “Bundan sonra işim gücüm sensin Mustafa” derken AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı değil, Gazeteci Mustafa Özdemir’i kastetmiş!
Tahsin Erdem, koltuğa oturduğunda Dr. Ömer Selim Alan’ın adamları diye görevden aldığı herkesi geri getirdi! Sekreterler hariç!
Hayatımda ilk kez bu kadar geri vites yapan, başarısız, vizyonsuz, korkak bir belediye başkanı görüyorum!
İki yıl doldurmadan geri vites yapmaktan şanzımanı dağıttı!
Ama olsun!
Eşini ve oğlunu makam aracı ile Ankara’da Melek Mosso konserine getirdi ya!
Terminal çocuğu ile yan yana oturdu ya!
Seçimi kaybetse de gam yemez!
Bir de 31’i yeni bitiren Emirhan’ı işe koyarsa!
Bundan iyisi Şam’da kayısı!

Napolyon Sendromu

Bilim insanlarının yaptığı güncel bir çalışmaya göre, kamuoyunda "Napolyon kompleksi" olarak bilinen; kısa boylu bazı bireylerde görülen aşırı otoriter ve saldırgan davranış eğilimleri, psikopatik özelliklerle daha sık birlikte görülebiliyor.
Araştırma, bu özelliklere sahip kişilerin psikopati riskinin görece daha yüksek olabileceğini öne sürüyor.
Aşağılık kompleksi ya da Aşağılık karmaşası, bireysel psikoloji ekolünün kurucusu Alfred Adler tarafından ortaya atılan ve kişinin bazı yönlerden kendini diğerlerinden aşağı hissetmesine neden olan karmaşasına verilen addır.
Aşağılık kompleksinin nedenleri, kişiden kişiye değişebilir ve genellikle karmaşık bir etkileşimin sonucudur. Bununla birlikte, Adler'in teorisine göre, aşağılık kompleksinin altında yatan temel neden, kişilerin diğer insanlarla karşılaştırıldıklarında kendilerini yetersiz hissetmeleridir. Bu kompleksin nedenleri, birkaç farklı faktöre dayanabilir.
Türkiye’de bu soruna ‘kısa bacak sendromu’, ya da bizim tabirimizle ‘baseni yere yakın sendromu’ deniyor!
Bu köşede sıklıkla dile getirdiğim gibi baseni yere yakın olanlar ile iletişim şeklim çok farklıdır!
Son günlerde bize sataşan, bulaşan aşağılık kompleksi içindeki niteliksiz ve meteliksiz dolandırıcılara da teşhis koymuş olalım!
Rahatsızlığınızı biliyoruz!
Tedaviniz için çaba gösteriyoruz!
Şükranlarınızı sunmanızı bekliyoruz!

Vakfıkebirli Belediyecilik!

Eşinin sahibi olduğu Elmas Tv’de çalışan Akın Kavi, Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Akgül’e iftira attığı için 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Daha önce iki davada hükmün açıklanması geri bırakılmış!
Şimdi o cezalar da yeni aldığı cezaya eklenecek!
Harun Akgül’ün tazminat davası açma hakkı var!
Devam eden başka davalar da var!
Sadece bizim kazandığımız ceza davası dışında üç tazminat davası var!
Her yerde ‘Şöyle malım var, böyle malım var, otobüsüm var, arsam var’ diye hava atan Akın Kavi’nin maaşında onlarca haciz var! Biz 31’inci sıradayız! Düşünsenize!
Akın Kavi’ye ailesinden kalma ihtimali olan mallar çocuklarına geçecek ya! Onların üzerinde bile tedbir var!
Sadece Zonguldak Belediyesi’ne sahibi, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlerin 20 milyon liradan borcu var! Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Akın Kavi’nin muhasebecisi olduğu için tahsil etmiyor!
Tahsil etmediği gibi Akın Kavi’nin annesinin bahçesini hafriyat alanı ilan ediyor!
Oysa Akın Kavi’den parayı alsa, üst geçitlere asansör yapılır,
Bakımını belediye üstlenirdi!
Ama Tahsin Erdem, halkın rahatını değil mükellefi Akın Kavi’nin rahatını düşünüyor!
Ve bu anlayışa ‘Erdemli Belediyecilik’ diyor!
Oysa açık açık Vakfıkebirli hemşehrisine kıyak geçiyor!
Yapılan, Erdemli Belediyecilik değil, Vakfıkebirli Belediyecilik!

Kıssadan Hisse: Son gün!

Bir üniversitede profesör derse şöyle başlamış:
“Düşünün ki bugün dünyanın son günü. Yarın bu saatte her şey bitecek. Kurtuluş şansınız yok. Bugün ne yapardınız?”
Öğrenciler tek tek yazmaya başlamışlar...
“İbadet eder, Tanrı'dan günahlarımı affetmesini dilerdim.”
“Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım.”
“Ailemle vakit geçirirdim.”
“Anneme veya babama giderdim.''
''Arkadaşlarımla yarım saat eski günlerdeki gibi basket oynardım.”
“Barbekü partisi yapardım.”
“Sevgilimi arardım.”
“Tüm sevdiğim yemekleri yerdim.”
“Yatar uyurdum.”
“Ormanda son defa dolaşırdım.”
“Güneşin batışını son defa seyrederdim.”
'”Akşam yıldızları seyrederdim.”
“En sevdiğim yemeği hazırlar, tüm sevdiklerimi akşam yemeğine davet ederdim.”
“Piknik yapardım.”
Hayatta en çok gitmek istediğim yere gider orada ölmeyi beklerdim.''
“Üzdüklerimi arar, özür dilerdim.”
Hoca bütün hepsini tahtaya yazmış. Sonra gülerek sınıfa dönmüş ve demiş ki:
“Bütün bunları yapmak için dünyanın son günü olması şart mı?..”