Ayet der ki:
O ki, ne doğuda, ne de
batıda bulunmayan, mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Neredeyse, ateş
dokunmasa da, onun yağı, ışık
verir. Nur üzeri nurdur. Allah, kimi dilerse, onu kendi nuruna doğrultur.
Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyin alimidir.
[*] [*] [*]
Türkiye,
gerçekten anlaşılması zor bir ülke...
Kendimizi,
yani bu ülkede söz ve yetki sahibi olanların davranışlarını, bu ülkeyi
yönetenlerin davranışlarını anlamak gerçekten zor
Ne
tarafından tutsanız bir kokuşmuşluk, ne tarafından tutsanız bir samimiyetsizlik
hakim.
Ve
gerçekten bazen en sert cümleler bile yetersiz kalıyor.
Çağdışı
kafalarla çağdaş bir ülke yaratmaya çalışıyoruz.
Yazdıklarının,
okuduklarının tersini yapan siyasetçiler, bu toplumun her kesiminde var.
İktidar-muhalefet
ayırmak mümkün değil.
Aynı
samimiyetsizlik, aynı açgözlülük siyasilerin iktidar oldukları her yerde var.
Ne
hak, ne hukuk
Yapabileceğiniz
tek şey kalıyor geriye
İğrenmek.
Çünkü
ondan fazla yapabileceğiniz bir şey kalmıyor elinizde.
[*] [*] [*]
Zonguldakın
termik santrallerle imtihanı konusunda bugüne kadar çok şey yazdık.
Çok
tartışmalar oldu.
Zehirleniyorduk.
Daha
fazla zehirleniyoruz.
Emin
olun, çok daha fazla zehirleneceğiz.
Yeni
santrallerimiz olacak.
İktidarın
dediklerini yapan işadamlarına istedikleri yerde yeni santraller yapma yetkisi
verilecek.
Kolaylıklar
sağlanacak.
İnsanlar
yıldırılacak.
Dağdan
gelen bağdakini kovacak.
Patronlar,
firmalar değil ki mesele
Asıl
mesele, bu tabloyu yaratan siyasi iktidarda...
[*] [*] [*]
Bu
ülkede elbette enerji yatırımlarına ihtiyaç var.
Enerjide
dışa bağımlılığı azaltmanın yolu yatırımlardan geçiyor.
Rüzgar
santralleri dahil her enerji yatırımının zararları var.
Ve
bunların içinde en önemlilerinden biri, kömür santralleri
Ve
Zonguldak, Amasra başta olmak üzere Karadeniz kıyılarında termik santral
çılgınlığı pek çok yerde devam ediyor.
Yapalım
yapmasına da, böyle mi olacak?
Kaldı
ki, yapılanların zararları ortada.
Kaldı
ki, bunların pek çoğu taahhüt ettikleri standartlara uymuyor.
Kuralları
çiğniyor.
Ve
daha neler neler
Sorun,
yine patronda değil.
Bu
işlere yol veren iktidarda
Bu
işlere göz yuman bürokratlarda
[*] [*] [*]
Ülkede
öyle bir anlayış var ki;
Bir
dal sigaranın zararına inandırılan toplum, koca koca santral bacalarından çıkan
asit kütlelerinin de zararsız olduğuna inandırılıyor.
Bu
konuda çok da başarılar.
Topluma
diyorlar ki:
Taş mı yiyeceksin?
Topluma
diyorlar ki:
Yaprak mı yiyeceksin?
Yaprak
değil, ama bu ülkenin pek çok yerinde insanların ne yediği gayet malumunuz!
Balkonda
sigara içen genci kamuoyunda hedef gösteren Cumhurbaşkanımız, Manisada termik
santral için şimdilik 6 bin zeytin ağacının kesilmesine seyirci kalıyor.
Zeytin
gibi delikanlıların, gençlerin, çocukların ömürlerinin baharında kanser
olmasına yol yapıyor.
Başbakan,
Bakanlar ses çıkaramıyor.
Garibana
delikanlı olan bunca insan, böyle bir katliama seyirci kalıyor.
[*] [*] [*]
Mesela,
Çevre ve Şehircilik Bakanı günün birinde iktidar partisiyle yollarını ayırmak
zorunda kalırsa, işin yanlışlığını o gün söyler.
Günah
çıkartır.
Mesela,
diğerleri
Aslında
karşı olmasına karşın, makam uğruna rest çekemeyen böyle bir bakan çıkaramadık.
Ülkede
böyle örnekler olmadığı için yeni örnekler de türemiyor.
Çünkü
bizde insanların makamı, o makamların havası, o makamların parası
vicdanlarından daha önemli.
[*] [*] [*]
Santral
yapılacaksa, elbet bu ülkede binlerce daha uygun yerler vardır.
Bazı
noktalarda belki maliyet daha yüksek olur.
Patron kardan zarar
edecek
diye milletin anasına küfür ettirmenin ne anlamı var?
Her
tarafta bu kadar gelişi güzel santral olacaksa, bu insanlar nerede yaşayacak?
[*] [*] [*]
Dünyada
insanlar dalgadan, rüzgardan, kanalizasyon atığından enerji üretirken, millete
bunca bacayı dayamanın ne anlamı var?
Hadi
yaptın
Gidip
Somada 6 bin zeytini kesip bölgede on birlerce zeytin ağacını kurutmanın ne
anlamı var?
Sen
nasıl ülkesin Türkiye?
Nasıl
bir ülkesin?
İşte
bu nedenlerden dolayı bu ülkeyi anlamak gerçekten mümkün değil.
Çünkü
bu ülkede her şeyin en iyisini iktidar biliyor.
Neye
yaradığı hala anlaşılamamış muhalefet biliyor.
İnsanların
hiçbir hükmü yok!
[*] [*] [*]
Tarih
hep şunu sordu:
Matbaa, neden Osmanlı Devletine 1727 yılında, yani
Avrupadan 272 yıl sonra gelebilmiştir?
O gün, bu gün bu mantığı anlayabilmiş
değiliz.
İşte aynı olay
Matbaa olayı ile zeytin ve santral
olayının mantığının arasında hiçbir fark yok.
Zeka, aynı zeka
Ne Allah korkusu, ne Kuran, ne vicdan!
Pusula TV ve siyaset
Zonguldakın
güçlü, etkili bir TV haber kanalı için heyecanla çalışıyoruz.
Allah
sağlık sıhhat verir ve bir sorun olmazsa, Zonguldakın pek sorununun çözümüne
ciddi katkılar sağlayacağız.
Bunu
zaten gazetede yapıyorduk.
Şimdi
çok daha etkili şekilde yapmak istiyoruz.
Herkesin televizyonu olsun istiyoruz.
Biz
büyümeyi, paylaşmayı, dayanışmayı öneriyoruz.
Paylaşmaktan,
dayanışmaktan da korkmuyoruz.
Ama
kent küçülüyor.
Hızla
küçülüyor.
Ve
kente ciddi katkılar yapmak isterken düşünüyoruz.
Kimlerle
yapabiliriz?
Çünkü
siyasette boş konuşan çok
Kente
yön verecek adam pek yok
STKlarda
aynı şekilde
Medyanın
hali zaten ortada
Tartışmaya
gerek yok.
Bunların
farkındayız.
Tüm
bunlara rağmen bu kentte sinerji yaratacağımıza inanıyoruz.
Bu
kentte sinerji yaratmak isteyenler, yanlarında olacağımızı bilsinler.
Bu
kentte üreten, bu kentte paylaşan, bu kente önem veren ve özen gösteren herkes
yanlarında olduğumuzu bilsin.
İnanıyoruz
ki; siyasetin boş insanları da kendilerine çeki düzen vermek zorunda kalacak.
İnanıyoruz
ki; siyasetin boş insanları çekip gitmek zorunda kalacak.
İnanıyoruz
ki; siyasette nitelik tartışmaları başlayacak.
Ve
samimi olarak siyaset yapmak isteyenler, bu kentte Pusula TVyi yanında
görecek.
Partisi,
memleketi, inancı hiç ama hiç önemli değil.
Haber
ve tartışma programlarımızla bunları çok net göreceğiz.
Pusula
TVnin haber ve tartışma programlarında ne sorulması, ne tartışılması
gerekiyorsa hepsi olacak.
Programlarımıza
konuk olacak herkes, öncelikle bunun farkında olacak.
Biz;
bu kente katkı vermeye, bu kentin siyasetinden STKlarına kadar her alanda
katkı sunmaya, fikirleri paylaşmaya hazırız.