Sayın Zeki Kılınçarslan Ak Parti´den beş yıl boyunca Gökçebey Belediye Başkanlığı yaptı. Partisine ve destek olanlarla ters düşünce CHP´ye geçti.
Politik hırsı kendisine bunu emretti.
O hesaplaşma yoluna gitti. Daha doğrusu bu ayrışımı hesaplaşmaya dönüştürdü.
Kendisini CHP´nin Aday tanıtımında izledim. Kendisi gibi devşirme birkaç isim daha sanki söz birliği etmişçesine Ak Parti´ye yüklendiler.
Ak Parti´nin ülke üzerinde bir kabus gibi durduğundan bahsettiler.
Zeki Bey Ak Parti´ye vurdukça vurdu.
İzledim.
Bir parti ve çalışma arkadaşlarıyla yollarını ayırabilir.
Bu çok doğal.
Ancak Zeki Bey´in, Ak Parti´nin bu kadar karanlık (!) olan yüzünü yeni fark etmiş olması çok ilginçti.
Bana hiç ama hiç samimi gelmedi.
Sayın Kılınçarslan eski partisi ile başka şekilde kavga edebilirdi.
Kaldı ki bazı yatırımcıların önünü Çanakçı ailesinin engellediğini söylemiş olması yanlış.
Demir ve Çanakçı ailelerinin yatırım yüzünden karşı karşıya gelecek bir yanı yok.
Yatırım yapmak isteyen herkese yer var.
Bakan Veysel Eroğlu´nun Gökçebey´deki arazilerin orman arazisi kapsamına alındığı yolundaki açıklaması var.
İki yatırımcı aile üzerinden politika yapmaya çalışmak Zeki Bey´e yakışmaz.
Zeki Bey´e sorarlar.
Sonuna kadar arkasında durduğunuz bazı uygulamalar bir yana, Bölge Milletvekilleri, TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan, eski partiniz birdenbire nasıl kötü oldu?
Lütfen. Ben hiç yakıştıramadım.
Seçime girin ve sanıkta hesaplaşın.
Oradan oraya laf taşıyarak ne bu polemiği tırmandırın, ne de yıllardır size duyulan saygıya bir zarar verin.
Politika, işine geldiği gibi konuşmayı gerektiriyorsa sizin hakkınızda konuşacak çok kişi var.
Ankara´dan var, Zonguldak´tan var.
Dedikodu değil, siyaset yapmanız her zaman en doğrusudur.
Ak Parti sizi şutladı ve siz CHP´ye sığındınız. Siyasetinizi yapın ve seçilin. Hatalarınızdan dolayı çıkıp birilerini suçlamayın. Gökçebey´in girişine "hatamla sev beni" diye bir afiş yaptırın.
Sizin için en iyi seçim propagandası bu olacaktır.
Ama birileri çıkıp sorabilir.
"Hangisiyle Zeki Başkan..?!"
Öpücükle sandıktan çıkmak yok!
Gazetelerde adayların sloganlarını okuyorsunuz. Her telden çalıyorlar.
Allah eksik etmesin!
Bol vaadler.
Hesapsız kitapsız beyanlar.
Pusula olarak sadece adaylara söz hakkı vermeyeceğiz.
Tek taraflı atıp tutarak seçimi kazanma niyetleri varsa.
Pardon..!
Herkes sesini duyurabilecek.
Ne Eşref, ne Gonca, ne Gülay.
Aday olmayan da, dışarıda kalanlar da konuşacak.
Onların da adayları sorgulama hakları var.
Onlarında zirvedeki adaylarla ilgili söyleyecekleri var.
Demokrat Parti İl Başkanı Sayın Turgut Hamzaçebi bunlardan biri. Kendisi de en az Gonca ve Eşref kadar Zonguldak Belediye Başkanlığı´nı hakeden biri.
Şimdi Aday değil. Ama düşünceleri adaylara ve kent insanına yön verici.
Öyle bol öpücükle sandık hesabı yapmak yerine fikirler, projeler, düşünceler, tartışılacak.
Halk, öpücükle değil, proje ve fikirleriyle sanıktan çıkacak adaylar istiyor.
Yüksel Ağabey´e dair&[#]8230;
CHP Zonguldak Milletvekili Ali Koçal´ın ağabeyi, 62 yaşındaki Yüksel Koçal vefat etti.
Yüksel Ağabey&[#]8217;i Sayın Ali Koçal´dan önce tanırım.
Birlikte aynı çatının altında komşuluk yaptığım Yüksel Ağabey&[#]8217;in ölümüne çok üzüldüm.
Çabuk sinirlenir, pek ödün vermezdi.
Uzun zamandır görüşememiştik.
Zaman zaman Sayın Ali Koçal´a yönelik eleştirilerim karşısında tansiyonu düşüren isim olurdu.
Bazen hararetli çıkışlar yapar, sonra da gönlümü nasıl alacağını iyi bilirdi.
Balık-rakısı eksik olmaz, gereksiz konuşan adamla muhabbet etmezdi.
Cumhuriyetçiydi.
Atatürkçüydü.
Masada ülke ve Zonguldak için kafa yorardı.
Uzun yıllar 61 Birahanesi&[#]8217;ni işletti.
Duvarların her yanında Atatürk fotoğrafı vardı.
Bir defa haber yapmıştık.
Atatürk fotoğraf sayısı 70 civarındaydı.
Say say bitmezdi.
İşyerinde yer alan fotoğraflar arasında bir tanesi vardı ki çok farklıydı.
Bir gazete küpüründe şöyle yazıyordu.
"Atatürk arada sırada bira içerdi"
Yüksel Ağebey iyi adamdı.
Kahvaltıda tere yağda pişirilmiş alabalık ve dere balığının nasıl yenilebileceğini ondan öğrenmiştim.
Balık geldiğinde onunla mutlaka paylaşırdık.
Yüksel Ağabey çiğ isterdi.
Evde kendi pişirecekti.
Zaman çok çabuk geçiyor.
Keşke son bir kere daha görüşebilseydik.
Yüksel ağabeye Allah´tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun.