Zonguldak ile Bartın birleşip büyükşehir olabilir mi?

Hangi oranda birleşebilir?

Birleşme nasıl olur?

Zonguldak&[#]8217;tan ayrılan Bartın, yeniden Zonguldak&[#]8217;ın ilçesi mi olur?

Yoksa, iki ayrı Valilik, tek Büyükşehir Belediyesi olarak yeni bir yapılanma mı olur?

Büyükşehir Yasası çıktıktan sonra bu birleşme ne kadar mümkün?

Bunun için hangi kanun maddelerinin düzenlenmesi gerekiyor?

Her iki kentin siyasetçileri, yaşayanları onaylasa bile yasa ne diyor?

Birleşme veya Zonguldak ve Bartın&[#]8217;ın büyükşehir olması ne getirir, ne götürür?

Zonguldaklılar neden endişeli?

Bartınlılar neden endişeli?

Böyle bir düzenleme olursa, merkez neresi olacak?

İlçeler, beldeler, köyler nelerden, ne kadar etkilenecek?

Büyükşehir veya birleşme tartışmaları son günlerde gündemden düşmüştü.

Deneyim, bilgi ve birikimlerine değer verdiğimiz, iş ve siyaset dünyasına fikirleriyle pozitif destek vermiş bir isim olan büyüğümüz Zeki Yurtbay&[#]8217;ın söyledikleri, inanıyoruz ki, önemli bir katkı sağlayacaktır.

Yurtbay, Zonguldak ve Bartın&[#]8217;ın birleşmesinin bölgeye ciddi katkıları olacağını, &[#]8220;Zonguldak şehir merkezi tıkanmış görünüyor.

Merkezden dışarıya doğru açılmak gerekiyordu.

Bu, bugüne kadar olmadı.

Merkez olarak gelişime açık orta bir noktada buluşulabilir.

Çaycuma veya Bakacakkadı merkez olabilir.

Birleşme; büyümeyi, organize olmayı getiriyorsa, ona karşı çıkmamak gerekir.

Mesela Havaalanı.

Filyos tam ortada.

Her yerde bir OSB kurmak yerine Filyos, OSB&[#]8217;ye verilse, her noktadan insanlar buralara servislerle kolayca ulaşabilir&[#]8221; diyor.

Tek Zonguldak ile Bartın değil tartışılan.

Ordu ve Giresun var.

Burdur ile Isparta var.

Başka kentler var.

Bu tartışmanın olgunlaşması gerekiyor.

Çünkü böylesi bir birleşme-bütünleşme ile fikirlerin olgunlaşması ve kamuoyundan destek bulunabilmesi için tam olarak ne olduğunun, yönteminin ne olacağının anlatılması, paylaşılması gerekiyor.

Bu konuda birinci görev, AK Parti&[#]8217;nin ve CHP&[#]8217;nin Zonguldak ve Bartın Milletvekillerine, iki kentin yerel yönetimlerine düşüyor.

Çıksınlar, bildiklerini bir güzel anlatsınlar.

Veya bu işleri etraflıca anlatacak birilerini getirip anlattırsınlar.

Söylemler afaki kalmasın.

Yurtbay&[#]8217;ın dediklerini önemsiyoruz.

Konuyu yüksek sesle tartışmak istiyoruz.

Yöntemlerini bilmek, öğrenmek istiyoruz.

Ki böyle bir bütünleşme olacaksa, zaman kaybedilmesin.

Zaten Zonguldak ve Bartın her konuda yeterince zaman kaybetti.

Muhteşem endişe!

Susma, Başbakan&[#]8217;ın, &[#]8220;Muhteşem Yüzyıl&[#]8221; dizisiyle ilgili olarak, &[#]8220;Yargıyı göreve çağırıyorum&[#]8221; söylemini, Zonguldak Baro Başkanı İbrahim Kerem Ertem&[#]8217;e sormuş.

Ülke genelinde tepki çekmesine karşın yer yer destek bulan bu çıkışla ilgili şöyle diyor Ertem:

&[#]8220;Demokratik bir sistemde de, bunu bir müdahale olarak alırsak, elbette bu mümkün değildir. Belki bir ihbarda bulunabilirsiniz, bir şikâyette bulunabilirsiniz veya bir görüşünüzü dile getirebilirsiniz.

Bir konuyla ilgili insanlar silahlı mücadeleyi desteklemedikleri sürece, terörü desteklemedikleri müddetçe her türlü eleştiriyi yapabilirler, demokratik sistemin özü budur. İnsanların beklediği düzey de budur.

Her türlü fikri ifade edebilirsiniz.

Sizin canınızı da yaksa, size hoş gelmese de, demokratik sistemde bunu yapabilirsiniz.

Ama bunu bir baskı aracı olarak kullanmak mümkün değil.

Çünkü bunun bir karşılığı yok demokratik sistemlerde.

Bu nedenle ben bunu yargının böyle algıladığını düşünüyorum.

Müdahale süreçlerini kabul etmemiz mümkün değil.

Bugün de kabul etmeyiz, geçmişte de etmedik, gelecekte de böyle bir müdahale süreci olmaz. Yargının nasıl işlemesi gerektiği, hangi yönde karar alması gerektiği konusunda kim olursa olsun herhangi bir tavsiyede telkinde bulunmaz.

Zaten bu mevzuatımıza göre de yasak.

Başka taraftan da dünyanın gelmiş olduğu modern hukuk sisteminde bu böyle düzenlenir.

Bu tür müdahalelere zaten yargı kapalıdır, zaten dikkate almayacaktır.

Yargıya, yasamaya, yürütmeye herhangi müdahale onların kendi içlerindeki bağımsızlıklarını engeller.

Bugün bir devlet başkanı yasamayı iptal edebiliyor mu, kapatabiliyor mu, kapatamıyor. Demokratik sistemlerde her şey belli kurallar içerisinde işliyor.

Bence bu belli kurallar içerisinde işlemesi mevzuunda yargı kendini koruyacaktır.

Yargı bu konulardaki uyarıları sizin-bizim gibi, bir vatandaş olarak algılaması lazım.

Siz de herhangi bir konuda çıkıp bir basın açıklaması yapabilirsiniz.

&[#]8216;Ben şu dizideki konuları onaylamıyorum&[#]8217; diyebilirsiniz.

Yargı, vatandaş olarak sizin tepkinizi nasıl yorumluyorsa, Başbakan&[#]8217;ın tepkisini de aynı değerlendirmelidir.

Ayrıca ben Türk yargısının böyle müdahalelerle iş yaptığına inanmıyorum.&[#]8221;

Ertem&[#]8217;in sözleri ve yaklaşımı önemli&[#]8230;

Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan kurumlara güven anketinde, yargıya olan güvenin ciddi anlamda gerilediği görülmüştü.

Kaldı ki, yargının en başındaki isimler de, bu güven kaybını açık dille ifade ediyor.

Keşke bu güven kaybı olmasa da, herkesin içi daha fazla rahat olsa.

Yargı mensuplarının yargıya güvenemez hale getirildiği bir ülkede, hemen felaket senaryoları geliştirmek çok doğal.

Şimdi dizinin başına gelebilecekleri bekliyoruz.

Belki bu yaşananlar bile başlı başına dizi olabilir.

Yargıdan önce reklam veren firmalar el çekecek mi, çekmeyecek mi?