‘Zonguldakspor Futbol Kulübü Başkanı’ sıfatını kullanarak (Çünkü başka sıfatı yok) açıklama yapan Harun Demir, “2025 yılında insanların hala 'kökeni' üzerinden ötekileştirilmeye çalışılması kabul edilemez insanlık suçudur" demiş!
Doğru söylemiş, ama eksik söylemiş!
Yıl 2025! Zonguldakspor yıllardır bir şekilde Demir ailesinin yönetiminde! Ama Zonguldak çocukları Zonguldakspor forması giyemiyor! 67 numaralı formayı giydirecek bir Zonguldak çocuğu yok mu? Spor kulübü üzerinden eleştiriyoruz! Çünkü; Zonguldak çocuklarına haksızlık yapıldığına inanıyoruz! Zonguldak’ta, Zonguldak çocuklarına Zonguldakspor forması giydirmemek insanlık suçudur!
“Zonguldak yuvamız, Vali babamız” diyerek gerçeklerin üstünü örtmenize göz yummayacağız!
Zonguldakspor hepimizin ortak değeri ise bu kulüpte neden Zonguldak çocukları forma giyemiyor?
Bu ayrımcılık, Zonguldak çocuklarına yapılmış bir insanlık suçudur!
Biz bu konuda ısrar edince, amatör kümeden bir takımla anlaşma çabası, haklılığımızı ortaya koymuştur!
Harun Demir, “Zonguldakspor’un başarısı Zonguldak’ın başarısıdır” diyor!
Olabilir!
Ancak, Zonguldakspor’un başarısızlığı, Zonguldak’ın başarısızlığı değildir!
Kulübü yönetenlerin başarısızlığıdır! Geçen sezon lisans parası zamanında ve eksiksiz yatırılsa 3 puan silinmeyecek, takım küme düşmeyecekti!
Adliye maçında olanları da unutmadık!
Sizin beceriksizliğinizin faturasını Zonguldak çekiyor!
İnsanları bahisle, şikeyle kandırmayın!
Harun Demir; “Ekmeğini bu şehirde kazanan herkes Zonguldaklıdır” diyor!
Biz bu söze katılmıyoruz!
Bize göre; Zonguldak’ta, Ankara’da, İstanbul’da, Trabzon’da, Türkiye ve dünyanın her yerinde, göğsünü gere gere “Ben Zonguldaklıyım” diyebilen Zonguldaklıdır!
Sosyal medya hesabında “Memleketi: Trabzon, Yaşadığı yer: Zonguldak” yazanlar, ekmeğini bu şehirden kazansa bile Zonguldaklı değildir!
Harun Demir, “Hemşehri olmak, etnik soy kütüğünden değil, aynı şehrin yükünü birlikte taşımaktan gelir” diyor!
Biz de soruyoruz!
Siz bu şehrin hangi yükünü çekiyorsunuz Harun Demir?
Sizin ‘yük’ dediğiniz, Alacaağzı’ndan yıllarca ÇATES’e çektiğiniz şist olmasın!
Rusya’dan ithal ettiğiniz, eleyip sattığınız kömür olmasın!
Bu şehrin yükünü, yerin metrelerce altında kömür üreten Zonguldak insanı çekiyor!
Kömür üretirken can veren Zonguldak insanının aileleri, çocukları çekiyor!
Mükellefiyetten bu yana jandarma zoruyla madene sokulan Yeniceli, Devrekli, Çaycumalı, Gökçebeyli, Kozlulu, Kilimlili, Merkez İlçeli, Ereğlili, Alaplılı çekiyor!
Bu şehrin yükünü çekenlere saygısızlık yapılmasına asla müsaade edemeyiz!
Biz kimseyi ötekileştirmiyoruz!
Zonguldak çocuklarına yapılan haksızlık karşısında sesimizi yükseltiyoruz!
Zonguldak insanına yapılan haksızlık karşısında sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz!
Zonguldakspor adı kullanılarak, etnik ayrımcılık söylemleriyle üzerimizde baskı oluşturmaya çalışanlara hodri meydan diyoruz!
Harun Demir’in asıl meselesi Zonguldak ve Zonguldakspor değil!
Asıl mesele kurduğu oyunun bozulmasıdır!
Pusula’nın “Zonguldakspor Futbol Kulübü’nde neden Zonguldak çocuklarına forma giydirilmiyor?” sorusuna yanıt verememesidir!
“Neden resmi olarak kulüp başkanı olmuyorsunuz?” sorusuna yanıt verememesidir!
Harun Demir, olmadığı halde ısrarla ve inatla Zonguldakspor Futbol Kulübü Başkanı sıfatını kullanmaktadır!
Ortada bir suç varsa o da Harun Demir’in ısrarla ve inatla, olmadığı halde Zonguldakspor Futbol Kulübü Başkanı sıfatını kullanmasıdır!
Ortada bir suç varsa budur!
Hesap vermesi gereken biri varsa Harun Demir’dir!
Bize ‘etnik ayrımcı’ diyenler!
Bize ‘etnik ayrımcı’ diyenler, bu toprağın çocuğu Hamdi Uçar’ın Milletvekili olmasını hazmedemeyip, ona ‘paçacı’ diye manşet atanlar değil mi?
Bize ‘etnik ayrımcı’ diyenler, Harun Akgül Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürü oldu diye ortalığı ayağa kaldıranlar değil mi?
Bize ‘etnik ayrımcı’ diyenler, hazine arazisine kaçak düğün salonu yapıp, ruhsatsız işletenler değil mi?
Bize ‘etnik ayrımcı’ diyenler, ruhsatsız düğün salonunun işletilmesine göz yumanlar değil mi?
Bize ‘etnik ayrımcı’ diyenler, nitelikli dolandırıcı Yasin Hamzaçebi’ye sahip çıkanlar değil mi?
Bize ‘etnik ayrımcı’ diyenler, belediyeye borcu olan birinin arsasını hafriyat alanı yapıp rant yaratanlar değil mi?
Bize ‘etnik ayrımcı’ diyenler, Zonguldak’ın yetiştirdiği en büyük sendikacı Şemsi Denizer’i öldürenler değil mi?
Biz kimseye Rum demedik, Ermeni demedik, Yahudi demedik!
Biz kimseye Alevi demedik, Sünni demedik!
Biz kimseye Müslüman demedik, Hristiyan demedik!
Biz kimseye zenci demedik, yamyam demedik, maymun demedik!
Biz Trabzonluya Trabzonlu, Rizeliye Rizeli, Bayburtluya Bayburtlu, Erzincanlıya Erzincanlı dedik!
Zonguldak’ta bir Trabzonluya, Trabzonlu demek ne zaman etnik ayrımcılık oldu?
Zonguldak’ta bir Trabzonluya, Trabzonlu demek ne zaman hakaret oldu?
Biz bu numaraları biliyoruz!
Geçmişte de böyle yaptılar!
Suçlarını bastırmak için hep aynı numarayı yaptılar!
Bunlar kedi gibi!
Hem sevip; hep bağırıyorlar!
Ne kadar bağırırsanız bağırın!
Ne Zonguldak, eski Zonguldak!
Ne Zonguldak insanı, eski Zonguldak insanı!
Harun Demir’e çağrı!
Sıkışınca hemşehricilik silahını çektin!
Sakın o silahı beline koyma!
Ama bu satırları oku, düşün ve yanıt ver!
Harun Demir olarak, ailenin gücü ve ekonomisi dışında, ürettiğin bir proje, yaptığın bir iş ve başarılı olduğun konu söyle!
Bana göre hayatta yaptığın en başarılı iş Teoman Papila’ya damat olmak!
Bunun dışında başarılı olduğun tek bir konu söyle!
“Ben şunu düşündüm, şöyle bir bütçe yarattım ve şunu başardım” diyebileceğin tek bir iş var mı?
Yok!
İşte bu nedenle!
Zonguldakspor Futbol Kulübü ile başarılı olmak, başarısızlığını yenmek istiyorsun!
Ama bunu yapmak için önce kulübe resmi olarak başkan olman lazım!
Başkalarının üzerinden başkanlık yapmak senin gibi bir delikanlıya yakışmaz!
Kongre yap, başkan ol!
Zonguldaklı hoca bul!
Zonguldak çocuklarına forma giydir!
Biz de sana destek olalım!
Ancak kaçak güreşme!
Gerçekleri gizleme!
Muhasebeciniz Adil Dilaver, üç/dört kez gelir gider tablosu açıkladı!
O tabloda senin verdiğini iddia ettiğin paralar yoktu!
Biz bu konuyu ısrarla gündemde tutunca, basın toplantısı düzenledin ve Derya Akbıyık’a bir tablo gösterdin!
Verdiğini iddia ettiğin parayı “Bu para kimileri için servet” dedin!
Kibrine yenildin!
Paran çoksa, çocuğun sevinsin!
Bu paraları kulübe borç olarak mı verdin, bağış olarak mı verdin?
Hala bu soruya yanıt vermedin!
Daha çok gençsin!
Böyle çocukça işler yapma!
İnsan, en sık görüştüğü beş kişinin ortalamasıdır!
En sık görüştüğün kişileri değiştir!
Ortalamanı yükseltemesen bile!
Görüştüklerinin ortalamasını düşürmemiş olursun!
Son söz:
Bizimle basın toplantısıyla, basın açıklamasıyla, tehditle/saldırı ile baş edemeyeceğini bilmen lazım!
Bilmiyorsan amcalarına sor!
Zonguldakspor nasıl şampiyon olmuştu?
Son şampiyonluklar Avukat Süleyman Caner’in başkan olduğu dönemlerde geldi!
8 yıl başkanlık yapan Süleyman Caner, Cahit Terzi ile Zonguldakspor’u BAL Liginden 3. Lige çıkarttı.
3. Ligde Cahit Terzi ile fırtına gibi eserken, futbolcular demir eksiğine yakalandı. Haftalarca mağlup olan takım, Şenol Demir ile 2. Lige çıkmayı başardı.
İki şampiyonluk, Zonguldaklı iki teknik adam ve Zonguldaklı futbolcularla geldi.
Kulüp Başkanı Süleyman Caner, okullarla bağış kampanyaları yaptı.
Zonguldaklılık ve Zonguldaksporluluk bilinci oluşsun diye çalıştı!
Çocuklar, harçlıklarını kumbaralarıyla birlikte kulübe bağışladılar.
Zonguldak’ta acayip bir atmosfer esti!
Şimdi Zonguldakspor’u yönettiğini iddia eden kişiler, bu birlik, beraberlik ve dayanışmadan rahatsız oldular!
Kulübü ele geçirdiler!
Süleyman Caner’i çekemeyenler, hemen kulübü ele aldılar!
Sonra bu talihsiz süreç yaşandı!
İkinci ligden üçüncü lige düşüldü!
1 milyon 300 bin lira istedikleri kişi 250 bin lira verince, “Bizim o paraya ihtiyacımız yok” dediler!
Oysa Süleyman Caner, okula giden çocuğun 5 liralık harçlığına bile müthiş değer veriyordu!
Peki, Zonguldakspor, son yıllarda neden bocalıyor?
Çünkü Zonguldakspor ruhunu kaybetti!
Başımız sağolsun!
Köpekler havlıyorsa!
“Köpekler havlıyorsa taşı doğru yere atmışsın demektir” sözü çoğu yerde Mevlânâ’ya atfedilir, ancak Mevlânâ’nın eserlerinde yer aldığına dair kesin bir kaynak bulunmamaktadır.
Bu söz daha çok halk arasında kullanılan bir deyiş ya da anonim bir söz niteliğindedir.
Bu sözün anlamı kısaca şudur: “Birileri seni eleştiriyor, rahatsız oluyor veya saldırıyorsa; yaptığın iş etkili olmuş, doğru bir noktaya değinmişsin demektir.”
Daha da açarsak: İnsanların tepkisi, yaptığın işin boşa gitmediğini gösterir.
Eğer kimse tepki vermiyorsa, yaptığın şey kimseyi etkilememiş veya önemsenmemiş olabilir.
“Köpeklerin havlaması”, rahatsız olanların eleştirisi; “taşı doğru yere atmak” ise doğru hedefe dokunmak anlamındadır.
Yani: Doğru yolda olduğunu gösteren şeylerden biri, yaptıklarının bazılarını rahatsız etmesidir.