Bu hafta da kent belleğini tazeleyip, kayıt altına almaya devam edelim.
Eskiden, -çok da eski değil- benim çocukluğumda bu kadar kamyon-kamyonet yoktu.
Bırakın bu araçları, onların hizmet vereceği yollar da yoktu.
Mesela, benim Ontemmuz&[#]8217;umun yolları &[#]8220;Arnavut kaldırımı&[#]8221; idi. Şimdi çoğu okuyucu, &[#]8220;Arnavut kaldırımı da ne?&[#]8221; diyordur.
Eskiden asfalt çok lüks, parke taşı ise değerliydi. Yollar, bildiğiniz kaya parçalarının nispeten düz yüzeylerinin yukarı bakacak şekilde toprak zemine gömülmesiyle kaplanırdı. Bu yollar; dar, kaldırım genişliğinde olurdu. Bu tür yollara da, &[#]8220;Arnavut kaldırımı&[#]8221; denirdi.
Mesela, Gümüşhane Mahallesi, o yıllarda, bugünkü yollarını rüyalarında görseler, inanmazlardı.
Mesela, Kapuz&[#]8217;a karayolu ile değil, denizden gitmek daha kolaydı. Limandan Kapuz&[#]8217;a motor-dolmuşlar kalkardı.
Bugünkü yolların çoğunu, 1965-1968 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapan rahmetli Gültekin Kızılışık&[#]8217;a borçluyuz. Anımsayanlar bilir. Kızılışık, beyaz takım elbiseleri, papyon kravatı, Ayhan Işık kadar yakışıklılığı ve hafiften sergilediği külhanbeyliği ile karizmatik biriydi.
Belediyeye, &[#]8220;Marshall Yardımı&[#]8221; ile aldığı üç dozer ile bugünkü yolların çoğunu o açtı. Gültekin Bey&[#]8217;in yaptığı iş, &[#]8220;açmak&[#]8221; kelimesine tam da denk düşer.
Orman, dağ, bahçe, tapulu-tapusuz arsa, mezarlık, hatta bina demeden mahallelere yol açtı.
Mesela, bizim Ontemmuz Cami Meydanı mezarlıktı. Yeni mezarlığın olduğu yere kaldırdı.
Açtığı yolların hepsini kaplayamadı belki, ham olarak kaldılar. Ama bugün, bu yolların hepsi hizmette&[#]8230;
Yani Gültekin Kızılışık&[#]8217;a çok şey borçluyuz.
Kızılışık&[#]8217;tan sonra görev alan Hüseyin Öztek döneminde de bu hummalı çalışma sürdü.
Hüseyin Öztek de, karizma ve yakışıklılıkta Kızılışık&[#]8217;tan geri kalmaz. O da çok sevilen bir belediye başkanı olur. Bu konuda Öztek&[#]8217;e de çok şey borçluyuz elbette&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
O dönemin en ilgi çeken belediye çalışanlarından, &[#]8220;Dozerci Yaşar&[#]8221; olarak tanınan Buldozer Operatörü Yaşar Gürler&[#]8217;den yolların öyküsünü dinleyelim:
&[#]8220;Ben belediyeye 1966 yılı Ekim ayında iş makinaları operatörü olarak girdim. Belediye Başkanı Gültekin Kızılışık idi. Gültekin Bey, &[#]8216;Marshall Yardımı&[#]8217; olarak üç tane buldozer getirdi. Bunlar, 1940 model makinalardı. Bu makinalarla mahalle yollarını açmaya başladık. Hatırladığım kadarıyla Gültekin Kızılışık döneminde açılan yollar; Ontemmuz yolu, Ontemmuz tepesinden İhsaniye Deresi&[#]8217;ne kadar inen yol, Gümüşhane yolu Osman Çayırı&[#]8217;na kadar, Ontemmuz-Karlık Mahallesi yolu, Çaydamar Camisi&[#]8217;nden Karaelmas tepesine kadar olan yol, Ontemmuz-Kefeliler arası (102 Sokak) yolu, Buldanlı Sokak yolu (Buldanlı Sokak&[#]8217;ın ismi Marshall Yardımı&[#]8217;nı bize veren birinin adından gelir), 467 Evler&[#]8217;in olduğu alanın açılması, Rüzgarlı-Rat arasındaki yol&[#]8230;
Hüseyin Öztek döneminde açılan yollar; Dilaver yolu, Çaydamar&[#]8217;ı Karaelmas&[#]8217;a bağlayan Güney Sokak yolu, Çaydamar-Kayabaşı Sokak, İnağzı üst yol (Giresunlular Mahallesi yolu), Asri Mezarlık´tan Amelebirliği Hastanesi üstüne kadar olan yol, Bahçelievler-Osman Çayırı yolu, Dilaver&[#]8217;de Soydaşlar&[#]8217;ın oradan köpek barınağının olduğu İnceoğulları Mahallesi&[#]8217;ne kadar olan yol, Rat 320 arası, 420&[#]8217;den Soydaşlar&[#]8217;a kadar olan yol&[#]8230;
O zaman, şimdiki Kozlu sahil yolu yoktu. Ankara yolu, Gaca&[#]8217;dan giderdi. Belediyede araç yoktu. İki tane damperli eski kamyon vardı. Öyle ki, ben dozere binip Kozlu sahilinden çakıl toplar, dozerden inip kepçeye biner, kamyona yükler, kamyonu kullanıp açılan mahalle yollarına çakıl dökerdim. Böylesine heyecanlı, istekli bir çalışma vardı.
Tam on yıl belediyede çalıştım. Vali Nevzat Ayaz&[#]8217;ın döneminde de YSE kadrosuna geçtim.&[#]8221;
Bu arada, &[#]8220;Dozerci Yaşar&[#]8221;ın küçük bir sitemi var:
&[#]8220;Bu kadar yol açtım. Ne olurdu, küçük bir sokağa da benim adımı verselerdi?&[#]8221;
Benden belediye yetkililerine duyurması, top onlarda&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
Ne demiştik?
O yıllarda yol da azdı, araç da&[#]8230;
En popüler kamyonetler; Chevrolet, Skoda ve Varşova (Warzsawa) idi.
Dediğim gibi, zaten az sayıda olan bu araçlar, gidecek yol olmadığından mahallelere hizmet veremezdi.
O yıllarda EKİ&[#]8217;de elli bin civarında çalışan vardı. Bunların her biri, EKİ&[#]8217;den yılda iki-üç ton &[#]8220;şirket kömürü&[#]8221; alırlardı.
Kömür dağıtımı da, şehrin göbeğinde, şimdiki Kapuz-Tepebaşı dolmuşlarının olduğu alandaki &[#]8220;Kömür Tevzi Yeri&[#]8221;nden yapılırdı.
Yine o yıllarda, -göç alan her ilde olduğu gibi- çok hızlı bir gecekondulaşma yaşanıyordu. Yani çok yoğun bir şekilde inşaat malzemesi nakliyesi vardı.
&[#]8220;Peki, yol yok, araç yok, bu nakliyeler nasıl oluyordu?&[#]8221; dersiniz.
İşte dönemin nakliyatçıları olan &[#]8220;katırcılar&[#]8221; ile tanışma vakti geldi.
Katırcılar, 10-15 atı olan kişilerdi. Yaptıkları işe, &[#]8220;katırcılık&[#]8221; denirdi, ama filoları atlardan oluşurdu.
Aslında hayvan sayıları, taşıma kapasiteleri, ciroları ve personel sayıları göz önüne alındığında, her birini &[#]8220;nakliyat şirketi&[#]8221; olarak görmek daha doğru olur.
Kentin nakliye işinin ağırlıklı kısmı, bu kişilerce yapılırdı.
Yaptıkları işin önemi nedeniyle de çoğu güçlü ve itibarlı kişilerdi.
Katırcılık; sermaye-personel-kapasite ölçütleri ile düşünüldüğünde adeta değil, kesinlikle bir &[#]8220;ekonomik sektör&[#]8221; yapılanmasıydı.
[*] [*] [*] [*]
Bu katırcılardan çoğu da, benim Ontemmuz&[#]8217;umda çok yakın komşularımızdı.
En eskisi, benim de akrabam olan Haydar Çelikdal idi. Benim çocukluğumda işi bırakmıştı.
Halit, Ali ve Sefer Uzunhasan kardeşler vardı.
Sürmene kökenli ve asil insanlardı.
Üçkardeş olmalarına rağmen üçü de farklı yapıdaydılar.
Ortak yanları; komşuluk-insan ilişkileri, giyim-kuşam ve yaşam tarzları ile mahallede sevilen insanlar olmalarıydı.
Halit Amca, -Halit Ağa derlerdi- oldukça uzun boylu, güzel giyinen, başında hep gıcır gıcır sekiz köşeli şapkası ve ciddi-ağır delikanlı tavırlı biriydi.
Ali Amca da, tam tersine, çok güler yüzlü, konuşkan, sevecen bir komşuydu.
Sefer Amca, ikisinin arasında, biraz içe kapanık, ama hep telaşlı bir yapıdaydı.
Nur içinde yatsınlar&[#]8230;
Güzel insanlardı&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
Gerekliliği kalmayınca, bu meslek de köreldi, terkedildi.
Bu aile de katırcılığı bıraktı.
Çocukları, Acılık Kamyonet Durağı&[#]8217;nda kamyonetle nakliyatçılık yaptılar.
[*] [*] [*] [*]
Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler dilerim&[#]8230;

Tarih; 1967 yılının Nisan ayı&[#]8230; Yer; şimdiki Ontemmuz tepesindeki cami meydanı&[#]8230;
Resimdekiler; önde beyaz takım elbiseli Belediye Başkanı Gültekin Kızılışık, dozerin en üstündeki operatör Yaşar Gürler, sol üstte elinde kaya parçası olan İsmail Yenitepe, yanındaki şapkalı Bekçi Yusuf, kucağında çocuk olan Cemal Küçük, solundaki Münir Şenay&[#]8217;ın ağabeyi Sedat Şenay, Başkan Kızılışık&[#]8217;ın solundaki Çaydamar Mahallesi Muhtarı Sabri, Başkan Kızılışık&[#]8217;ın sağındaki Süleyman Kavşut&[#]8217;un kayınpederi, başında gazete olan Cafer Özsoy (Kambur Cafer), onun üstündeki Ali Uzunhasan&[#]8230;