Yeni belediye yönetimi şehir merkezindeki ara sokaklarda bulunan ferforjeli çiçeklikleri söküp kaldırıyor.
Bu kapsamda Lütfiye Caddesinden başlayarak Şadırvan Yukarı Çarşı arasında bulunan alandaki cadde ve sokaklarda çalışma yapıldı.
Bu olayın bir benzeri Kemerköprü-Çatmaca arasındaki Bülent Ecevit Bulvarı üzerinde yaşanmıştı.
Dönemin Belediye Başkanı Rıza Yalçınkaya genel seçimler için görevini bırakınca yerine gelen ve Mayıs 2007-Mart 2009 tarihleri arasında Belediye Başkanlığı yapan Ahmet Altıntel&[#]8217;in icraatlarından biri bulvardaki trafiği geliş gidiş olarak ikiye ayıran otobanvari düzenlemeyi iptal etmek olmuştu.
Ara dönemdeki belediye yönetimi burada yolu ikiye ayıran ve birkaç geçiş noktası dışında karşıdan karşıya yaya geçişine de izin vermeyen ferforjeli çevre düzenlemelerini kaldırmış, parke döşemeleri de sökerek yerine asfalt yapmıştı.
Belediyenin burada yaptığı çalışmaların gerekçesi; eski uygulamanın yolu daraltması, birçok yerde karşıdan karşıya geçişi önlediği için esnafın işine mani olmasıydı.
Yapılan açıklamalara göre bu konudaki talepler de cadde üzerinde işyeri olan esnaflardan ve burada oturan vatandaşlardan gelmişti.
Bizde ilginç bir huy var; Genelde bir şeye işin başında itiraz etmiyoruz, ses çıkarmıyoruz, engel olmuyoruz, ne zaman ki iş işten geçiyor o zaman karşı çıkıyoruz.
Bu olayda da böyle.
Sanki Yalçınkaya, Bülent Ecevit Bulvarı&[#]8217;nı zorla düzenlemiş, projesini esnafların ve vatandaşların karşı çıkmasına rağmen uygulamış.
Yaparken karşı çıksalardı Yalçınkaya bu düzenlemeyi gerçekleştimezdi ki.
Bu nasıl bir zihniyet ki böyle yap-boza çanak tutuyor?
Ya aklımız başımıza sonradan geliyor ya da işin içinde esnaflar ve vatandaşlar adına da siyaset var.
Aynı şekilde bu sefer yapılanlar da öyle.
Güya ara sokaklardaki ferforjeli çiçeklikler yolu daraltıyormuş, vatandaşlar rahat yürüyemiyormuş, bu da alışverişi etkiliyormuş.
Öğrendiğimize göre talep esnaflardan gelmiş.
İyi de be kardeşim bunu yaparken niye söylemediniz?
O zaman niye karşı çıkmadınız, tepki göstermediniz, belediyeye gidip basına demeç verip imza toplayıp engel olmadınız?
Yalçınkaya bu projeleri zorla mı uyguladı, esnaflara ve vatandaşlara rağmen mi yaptı?
Hatırlarsanız Yalçınkaya, Belediye Başkanlığı döneminde yaptığı eserlerin yok edilmek istendiğini söylemişti.
İki dönem Belediye Başkanlığı yapan Yalçınkaya, geçen Ocak ayında partisinin merkez ilçe kongresinde yaptığı konuşmada; &[#]8220;Benim yaptığım bütün eserleri bunlar görünmez yapmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Hükümet Caddesi´ne ışıklandırma yaptık. O cadde trafiğe açıktı, kapattık. Orayı ticari olarak canlandırmak için projeler yaptık. O cadde İstiklal Caddesi gibiydi. Evlenenlerin fotoğraf çektirdiği caddeydi. Seçimi kazandıktan sonra ilk olarak o ışıklandırmaları söktüler. Orta Caminin orada çiçeklikler yapmıştık. Şimdi onları sökeceklermiş. Bunlar beni canlı-canlı Halatçıyaması&[#]8217;na gömmeye çalışıyorlar&[#]8221; diye tepki göstermişti.
Siyasi mefta anlamında kullanılan &[#]8216;canlı-canlı mezara koyma&[#]8217; sözünü ilk önce Köksal Toptan&[#]8217;dan duymuştum.
Eski DYP&[#]8217;li Köksal Bey Bartın&[#]8217;da 1999&[#]8217;da girdiği seçimi kaybetmiş, 2002&[#]8217;de Zonguldak&[#]8217;ta Ak Partiden yeniden seçildikten sonra eski seçim bölgesini ziyaretinde belediye sosyal tesislerinde yaptığı konuşmada &[#]8220;beni canlı-canlı mezara koymaya çalıştılar&[#]8221; demişti.
Köksal Toptan 2002&[#]8217;den sonra 2007&[#]8217;de de milletvekili seçildi.
Bu dönemde Adalet Komisyonu Başkanlığı ve TBMM Başkanlığı yaptı.
Köksal Bey&[#]8217;i canlı-canlı mezara koymak isteyenler bunu başaramadılar.
Aynı şeyi Yalçınkaya için düşünenlerin de başarılı olması mümkün değil.
Öyle eser sökerek kimse kimseyi yok edemez.
Eserleri sökebilirsiniz ama insanların kalbindeki sevgiyi sökemezsiniz.
Bu sadece Yalçınkaya için değil, herkes için geçerli.
Herkesin kedine göre az veya çok seveni var.
İnsanların kalbindeki Yalçınkaya sevgisini de sökemezsiniz Cemal Akın sevgisini de.
Köksal Toptan sevgisini de Zeki Çakan sevgisini de.
Eserler sökülebilir.
Nitekim Bülent Ecevit Bulvarı&[#]8217;ndan sonra Orta Caminin (Lütfiye Caddesi) orada yapılan ferforjeli düzenlemeler de geçen ay söküldü.
Bu ay da diğer cadde ve sokaklarda söküm yapılıyor.
Kaldırım, yol, park, bahçe ve çevre düzenlemesi değişikliklerine belediyecilikte çok sık rastlıyoruz.
Örneğin Bülent Ecevit Bulvarı eskiden asfalttı, sonra parke taşı oldu, şimdi yine asfalt.
Uygulanan proje eskimeden, bozulmadan, ömrünü tamamlamadan yenisiyle değiştiriyoruz.
Bunu sadece bizim belediyemiz değil birçok belediye yapıyor.
Çoğu zaman işin içine siyaset giriyor ve birinin yaptığını diğeri bozuyor.
Belediyelerin gücü belli.
Bu tür hizmetler halkın parasıyla yapılıyor.
Harcanan paralar, emekler, zahmetler boşa gidiyor, kaynaklar heba oluyor.
Yazık, günah.
Kültür Müdürlüğündeki boşluk
Bartın&[#]8217;da 17 yıl görev yapan Kültür ve Turizm Müdürümüz Mehmet Altaş&[#]8217;ı Tekirdağ&[#]8217;a gönderiyoruz.
Sayın Altaş artık son vedalarını yapıyor.
Biliyorsunuz yerine atanan Müdür açtığı davayı kazanarak eski görev yerinde kaldı.
Müdür Altaş&[#]8217;ın gitmesi, yerine atanan Müdür Özbay&[#]8217;ın gelmemesi Bartın&[#]8217;ı etkileyecektir.
Anlaşılan o ki Bartın&[#]8217;da Kültür ve Turizm Müdürlüğü görevi bir süre vekaleten yürütülecek.
Kütüphane Müdürü de vekaleten görev yapıyor.
Amasra&[#]8217;daki Müze Müdürü de öyle.
Ayrıca iki şube müdürlüğü emeklilik ve tayin nedeniyle bir süredir boş bulunuyor.
Gazetemizde konuk yazar olarak yazılar yazan İsmail Aktaş gibi Turizm Müdürlüğü de yapmış bilgili, deneyimli ve donanımlı bir kişinin erkenden emekli olması önemli bir kayıp.
Kültür ve Turizm Müdürü olarak yöreye hizmet eden, görev süresi içinde önemli çalışmalar yapan Bülent Göçmen de biliyorsunuz epeydir kütüphanede çalışıyor.
Ankara merkezdeki valilerden farkı yok.
Bülent Göçmen&[#]8217;e kütüphanede yazık oluyor.
Müdürlük görevi bir süre vekaleten yürütülecek.
Bu görevi Ayşegül Yaylı yapıyor.
Ayşegül Hanım bu görevi layıkıyla yapar ama vekaleten görev yapmakla asaleten görev yapmak arasında dağlar kadar fark var.
Müdür Altaş&[#]8217;ın gitmesi Bartın için kültür, sanat, turizm ve tanıtım açısından büyük kayıp oldu.
Altaş&[#]8217;ın gitmesi, yerine atanan Müdür Derviş Özbay&[#]8217;ın eski görev yeri Malatya&[#]8217;da kalması, vekaleten yürütülen görevler, iki şube müdürlüğünün boş olması kurumun çalışmalarını olumsuz etkileyecektir.
Kurumu daha çok etkileyecek başka bir şey daha var.
Biliyorsunuz henüz tasarı halindeki bir düzenlemeyle Kültür ve Turizm Müdürlükleri Özel İdarelerin bünyesine alınıyor.
Arkeoloji müzeleri, Kültür Merkezleri, Kültürevleri Özel İdarelere, Etnografya müzeleri ve kütüphaneler belediyelere bağlanıyor.
Yeni düzenlemede Müdürlükler Özel İdarelerin bir birimi haline geliyor.
Düzenleme uygulamaya girdiğinde Kültür ve Turizm Müdürlüğü görevinin pek fazla bir esprisi kalmayacak.
Hesapta devlet küçülecek, hizmetler büyüyecek.
Bakalım öyle olacak mı?