Sokakta çelik çomak oynayarak büyüdük biz.
Kendi yaptığımız topaçları yarıştırdık.
Birdirbir, uzuneşek oynadık.
Saklambaç, yakalamacılık oynadık.
Hayatın gerçekleriyle yüzleşerek büyüdük.
Tek kanallı siyah beyaz televizyon çocuğuyuz biz.
Şimdiki nesile bakıyoruz.
Bizim fındıklıktan kesip yaptığımız oklar, kızılcık ağaçlarından yaptırdığımız zemberekler sanal alemde savaş oyunlarının içine saklanmış.
Mantar tabancalarının yerini en modern silahlar almış.
Köy çocuğu bilgisayarın başına.
Akşam kaldır, yatağa yatır.
Sanal alemde büyüyorlar.
Onların arkadaş sohbeti forumlarda, oyunlarda gizli.
Ama bakıyorum çocukların çoğunluğu böyle.
Dünya değişiyor, günlük yaşam değişiyor.
Ayak uydurmakta zorlanıyoruz.
Siyaset eskisi gibi değil, gazetecilik eskisi gibi değil, futbol amatör ruhtan çıkmış, endüstri olmuş.
Köfte bizim kasabın yaptığı gibi değil.
Biz sudan çıkmış balıkla büyüdük, şimdikiler dipfrizden yiyor.
Biz Flamingo yolunda dondurma için kuyruk beklerdik, çocuklar hazır dondurma seviyor.
Biz köy tavuğu seviyoruz, çocuklar marketten piliç istiyor.
Biz Kasap Osman&[#]8217;ın orada köfte seviyoruz, çocuklar Demirpark&[#]8217;ta Burger King&[#]8217;te yemek istiyor.
Değişim, çatışma ailede başlıyor.
Toplumun tüm katmanlarına iniyor.
Çocuklar bile farklı düşünüyor artık.
Oğlum Devrek&[#]8217;te Değirmen Sofrasına bayılıyor.
Kızım Demirpark&[#]8217;a gidelim diyor.
İşte bu değişim ve farklı düşünceler için uzlaşı kültürümüzün oluşması gerekiyor.
Değişime, dönüşüme hazır olmalıyız.
Eskiden otobüsü olana büyük işadamı gözüyle bakılırdı.
Şimdi cazip bir iş görünmüyor.
Şoförün ile bir havası vardı.
Taksicilerin cakasından geçilmiyordu mesela.
Eskiden bir partinin üyesi olmak ayrıcalıktı.
Hele delegesi olmak.
Ama şimdi bir partinin yöneticisi olmak bile sıradanlaştı.
Türkiye&[#]8217;de günlük yaşamın ne hale geldiğini televizyon dizilerinden de anlamak mümkün zaten.
20 sene önce Muhteşem Yüzyıl gibi bir dizi yayınlanabilir miydi?
Bizimkiler adlı diziye bile kapıcı küçük düşürülüyor diye tepki gösteriliyordu.
Şimdi ise ensest ilişkiler dizilerin başlıca konusunu oluşturuyor.
Aşk sıradanlaştı.
İlişkinin aracı oldu.
Az çıkarın varsa arkadaş, çok çıkarın varsa dost oluyorsun.
Çıkarın kesilince ilişkiyi bozuyorsun.
Ticaret de öyle.
Mal satmaya değil, tahsilat yapmaya çalışıyorsun.
Eğitim de öyle.
Bir şey öğrenmeye değil, diploma almaya çalışıyorsun.
Çalışmak da değişti.
İş bulmaya değil, para kazanmaya çalışıyorsun.
Evlilik de değişti.
Yuva kurmaya değil, evlenmeye çalışıyorsun.
Yaşıyor musun?
Yaşıyorsun&[#]8230;
Günün Sözü:
Sırtından vurana kızma, ona güvenip arkanı dönen sensin.
Arkandan konuşana da darılma, onu insan yerine koyan sensin.
Charles Bukowski