Zonguldak Belediyesi, bu günlerde bazı çalışmalara imza atıyor.
Terminalin çevre düzenlemesi&[#]8230;
Terminal yönünden çarşı merkezine gelen lavuar alanının yanından açılan ilave yol bunlardan ikisi.
Özellikle oradaki duvarın yıkılarak, yolun genişletilmesi önemliydi.
Çok hızlı bir şekilde yapıldı.
Görüldüğü gibi, para olunca yapılıyor.
İller Bankası&[#]8217;ndan çıkan paranın diğer dilimleri geldikçe, mahallelere ve yollara da girecekler.
Yaza geniş çaplı asfalt hamlesi var.
Zor durumdaki, borç batağındaki Zonguldak Belediyesi, suya zam dışında yeni kaynaklar yaratamadığı gibi başka şeyler de yapıyor.
Hem de çok gereksiz şeyler.
İncik-boncuk işler.
İşte onlardan sadece biri daha&[#]8230;
Uzunmehmet Anıtı&[#]8217;nın önündeki taş duvara boydan boya şelale!
Buradan Belediye Başkanı Muharrem Akdemir&[#]8217;e a açık çağrıda bulunuyoruz.
Sayın Başkan;
Zonguldak&[#]8217;ın onca sıkıntısı arasında üç kuruşa muhtaç iken, böyle lüzumsuz yerlere para harcamanın ne anlamı var?
Eğer burası ve burası gibi lüzumsuz yerlere harcayacağın para ile önce para alamadıkları için sık sık eyleme kalkan, eylem yapınca de işinden olan garip taşeron işçilerinin alacaklarını öde.
Kimse oraya, &[#]8220;Neden şelale yapmadın?&[#]8221; diye hesap sormaz.
Ama belediyenin geciken ödemelerinden dolayı evine ekmek götüremeyen, aç kalan garipler hesap sorar.
Bunca aç-açık garip varken, gel etme eyleme.
Böylesi dandik ve gereksiz işlere, sadece &[#]8220;güzellik katsın&[#]8221; diye parayı dökme.
Üç kuruşluk maaşını alamadığı için midesi guruldayan, açlıktan nefesi kokan garipleri düşün.
Emeği düşün.
Alın terini düşün.
Adaleti düşün.
Hakkaniyeti düşün.
Kaldı ki, denizin kıyısında şelale yapıldığı nerede görülmüş?
Eğer bir harcama yapılacaksa, İstanbul Park&[#]8217;ın iyileştirilmesi için yapılsın.
Orada çok güzel, ama özensiz kullanılan bir park var.
Hem maliyetsiz olur.
Sen bu işten vazgeç Sayın Başkan.
Bu satırları okurken vazgeç.
Vazgeçtiğini de deklare et.
Buraya harcayacağın para ile git bir garibanın evini yap.
Git onlarca aç ve yalnız insana destek ol.
Ve göreceksin, vazgeçtiğin için birkaç yalama dışında seni herkes destekleyecek.
Bu kentin çözülmesi zor sorunları olabilir.
Sorunları yönetmesini bilmeyen, yüzüne gözüne bulaştıran, Zonguldak&[#]8217;ı deneme tahtasına çevirip delik-deşik eden idarecileri olabilir.
Kendinden başka herkeste kusur bulma hastalığına tutulmuş yöneticilerin, yandaşları, yaverleri ve yalamaları olabilir.
Siz de bunların arasında yer almayın Sayın Başkan.
Bu halktan su parasını, senin ve belediyenin meteliğe kurşun attığı bir dönemde böyle lüzumsuz işlere para harcama.
Önce taşeron işçilerin alacaklarını ödeyin Sayın Başkan.
Onların bedduasını değil, duasını alın.
Fikrini zorla kabul ettirme hastalığı!
Bir dostumuz İshak Alaton&[#]8217;un &[#]8220;Lüzumsuz Adam&[#]8221; adlı kitabını hediye etti.
İçinde çok şey var.
Fikrini zorla kabul ettirmenin nasıl bir hastalık olduğunun altını çiziyor Alaton.
Ve şöyle diyor;
&[#]8220;Bir kitapta okumuştum:
&[#]8216;Elinizde alet olarak sadece bir çekiç varsa, karşılaştığınız bütün engelleri çivi olarak görmeye yatkın olursunuz.
Tek çare olarak, çekici vurarak yönetmeye devam edersiniz.&[#]8217;
İşte bu anlayış kolaylıkla değişmiyor, ancak uzun yıllar içerisinde değiştirmek mümkün olabilecek...
Bugünkü hükümetlere kadar sirayet eden zorla fikrini kabul ettirme hastalığı, korkarım ki bundan sonraki kuşaklara da geçecektir.
Eğitim sistemimiz, anaokulundan itibaren birtakım sloganları ve kalıplaşmış cümleleri ezberletip, her sabah tekrarlatıp aynı tornadan çıkmış &[#]8216;emirleri yerine getiren&[#]8217; insanlar üretmeyi hedefliyor.
Düşünen insanlar yerine robotlar toplumu yaratma anlayışının hızla terk edilmesi gerekiyor.
Türkiye, masaya oturup sorun çözme gibi bir beceri geliştirmemiş...
Karşılıklı fikir alışverişi ve uzlaşmaya dayalı bir metodoloji sokakta olmadığı gibi bürokrasimiz içinde de geliştirilmemiş...
Bu yüzden de bütün problemlerimiz hep canlı ve çözümsüz olarak bugüne dek ayağımıza dolanıp gelmiş.
Nedense hep biz haklıyız.
Karşı taraf da yüzde yüz haksızdır.&[#]8221;
Alaton&[#]8217;un bu tespiti, Zonguldak&[#]8217;ı da çok güzel özetliyor.
Fikrini zorla kabul ettirme hastalığına kapılmış olanları selamlıyoruz!
Alaton&[#]8217;un dediği gibi, kabul etseler de, etmeseler de bu bir hastalık!
Üstelik son dönemlerde yaygınlaşıyor.
Yani bulaşıcı!
Tek panzehiri ise, &[#]8220;insanlığını kaybetmemiş&[#]8221; olmak!
Siz siz olun.
Kendinize mukayet olun!
Zonguldak Havaalanı&[#]8217;ndan yurt içi uçuşlar konusunda baştan beri destek veriyoruz.
Dün havaalanının bulunduğu Saltukova beldesinin Belediye Başkanı Adil Düzlü ile görüştük.
Düzlü de çaresiz ve yalnız.
Bu hizmetin kısır çekişmelere kurban edilmemesi gerektiğini söylüyor.
Yetki ve söz sahibi herkesin sahip çıkması gerektiğini söylüyor.
Biz tercüman olduk.
Umarız bürokratlar, siyasetçiler, STK&[#]8217;lar, önemsiz işlerinden zaman bulup şu havaalanı işine sahip çıkarlar.