Teşvik konusunda yine hata yapıyoruz.

Zonguldak&[#]8217;ta kömüre ve demir-çeliğe teşvik verilmedi.

Başka önemli sektörlerde yararlanamayacak.

Teşviğin adı var ama kendisi yok.

Bu konuyu gündeme getireli yaklaşık iki hafta oldu.

Konu iki haftadır tartışılıyor.

Diğer meslektaşlarımız da bu konuda haberler yapıyor ve görüşlerini paylaşıyorlar.

Ak Parti Milletvekili Ercan Candan&[#]8217;ın TTK Genel Müdürü Burhan İnan için sarf ettiği sözler ve gösterdiği tepki olayı asıl mecrasından uzaklaştıracak nitelikte.

Neredeyse TTK Genel Müdürü Burhan İnan&[#]8217;ı tek sorumlu ilan etmesi etik değildi.

Sayın Candan&[#]8217;ın bu yaklaşım tarzının doğru olmadığını söyledik.

Ancak oraya takılıp kalamayız.

Teşvik tartışmalarını değil kişisel polemikleri izliyoruz.

Yani Zonguldak ve yerel medya her zaman olduğu gibi aynı hataya sürükleniyor.

Konunun özünden uzaklaşarak tartışmayı amaç dışına taşıyoruz.

Konuşmamız gereken bundan sonrası için neler yapabiliriz.

Ercan Candan&[#]8217;ın sözlerine atfen tepkileri ne kadar öne çıkartırsak o zaman asıl konunun özünden uzaklaşırız.

Ki öyle oluyor.

O zaman ne yazdıklarımızın, ne çabalarımızın bir anlamı olmaz.

Teşvik konusunda kimlerin sorumlu olduğu belli.

Geç kalındığı ortada.

Bundan sonrası önemli.

Milletvekilleri, TSO Başkanları, işadamları daha neyi bekliyor?

İlgili Bakanlara gitmesi gerekenler nerede?

Bu hatayı tamir etmesi gerekenler ne zaman buluşup siyaset nezdinde girişimde bulunacaklar?

Medya olarak konunun özüne sahip çıkmalıyız.

Konunun özüne sahip çıkamayıp, ısrarlı bir şekilde üzerine gidemezsek ve detaylarda boğulursak bir katkımız olmaz.

Kendisini sorumlu hisseden siyasetçi, bürokrat, gazeteci herkesin bu sorumluluk içinde hareket etmesi gerekiyor.

Kendisini sorumlu hissetmeyenler varsa zaten diyecek bir şey yok demektir.

Önemli olan, kendisini sorumlu hissedenlerin ortak duyarlılığı.

Biz bu duyarlılık adına tarafız.

Her defasında Düzce&[#]8217;de örülen duvarların yıkılması için yapılabilecek işler olduğunu görüyoruz.

Zonguldak&[#]8217;a yapılan teşvik aldatmacasının artık sona ermesi için herkesi daha sorumlu, samimi olmaya davet ediyoruz.

Böyle zamanlarda adres gösteren çok olur.

Adresi yanlış gösteren yanlış kapıya çıkar.

Önemli olan doğru adresi bulmak.

Cezaevine yer bulunamıyor!

İşin özür şu;

Zonguldak&[#]8217;ta son üç yıldır cezaevi konuşuluyor.

Yani suç oranları yükseldi ve mevcut cezaevi yetmiyor.

Mevcut Cezaevi Beycuma&[#]8217;da.

Yeni Cezaevi&[#]8217;nin de burada olması en mantıklı olanı.

Ama yer yok.

Yada yer bulmak için gereken çaba gösterilemiyor.

Keşke olmasaydı böyle bir gereksinim ama olduysa da bundan yararlanmak gerekir.

Yeni bir cezaevi yaklaşık 200 kişinin iş bulması demek.

İstihdam demek, ekmek demek.

Beycuma&[#]8217;da bugün cezaevi olmasa kolay kolay yolunu soran olmaz.

Yeni bir cezaevi Beycuma&[#]8217;nın ekonomisini yaşatma konusunda önemli bir fırsat.

Ama ne oluyorsa oluyor ve Zonguldak yeni bir cezaevini yaptıramamayı başarıyor.

Sorun ne para ne izin.

Sorun yer.

Zonguldak yaklaşık üç yıldır cezaevine yer bulamıyor.

Nedenleri ne olursa olsun, Beycuma Belediye Başkanı Vural Kundakçıoğlu başta olmak üzere siyasi ve bürokrasi mekanizma içinde olan herkese sesleniyoruz.

Yer bulamıyorsanız siz niye varsınız?

İstediğimiz otomobil fabrikaları, demir çelik fabrikaları değil.

Cezaevine yer.

Derya Aydan ve merdivenlerin dili

Yazarımız ve Zonguldak&[#]8217;ın genç mimarlarından Derya Aydan geldi ziyaretimize.

Elinde bir hediye paketi.

Paketten;

&[#]8220;Pusula&[#]8217;nın yeni yaşı için&[#]8230;&[#]8217; notu düşülmüş ve özenle çerçevelenmiş karakalem çalışması bir resim çıktı.

Sakinlik ve huzur veren bir anın resmedildiği tabloda binalar ve ağaçlar birbirlerini örselememiş.

Genç bir mimarın estetik düşlerinin izdüşümüne bakarken, Zonguldak sokaklarının bu şekilde resmedilemeyeceği acı gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz.

Hemen hemen her gün kentle ilgili yazılar yazarken bazen tıkanıyoruz.

Farklı konuları aynı hassasiyet içinde anlatmaya ve kamuoyu yaratmaya çalışıyoruz.

Ne kadar işe yaradığı belli değil.

Ancak inadımızı takdir eden okurlarımıza teşekkür ediyorum.

Tam da bunca yazının, yorumun sonuca etkisi üzerine konuşurken Derya&[#]8217;nın hediyesi daha da anlamlı oldu.

Derya Aydan, kıpır kıpır heyecan dolu.

Kent için sosyal ruhu olan dokular üretme hevesi içinde.

Merdivenlerle ilgili kaleme aldığı yazısının ardından düşten gerçeğe dönüşme aşamasında olan projeyi anlatırken bu kentte aslında neler yapılabileceğini bir kez daha gösterdi bize.

Tüm sorunlara karşın kentin bu halini daha yaşanabilir getirmenin çok ucuz ve kolay yolları var aslında.

Hani deriz ya; &[#]8220;Duvarların dili olsa da bir konuşsa&[#]8221; diye.

Zonguldak&[#]8217;ta öyle merdivenler var ki onları konuşturma telaşına düşmüş Derya Aydan.

O merdivende büyümüş, düşmüş, dizlerini kanatmış, kalbini kanatmış insanların minik hikâyeleriyle bezenmiş basamaklar fikri ezelden beri vardır.

Ancak uygulanamaz.

Çünkü yöneticilere göre o merdivenlerde rant yoksa önemi de yoktur.

Derya Aydan tüm bunların aksine Rotary&[#]8217;nin de desteğiyle bir çaba içerisinde.

Bizden sonuna kadar destek var.

İnanıyorum ilki ortaya çıktığında o merdiven herkesin ilgi odağı olacak.

Keşke bu kentin yöneticilerinde bu tarz düşünceleri cesaretlendirecek kadar cesaretli olabilseler.