Geçen
hafta yayımlanan Kim Bu Aleviler? başlıklı
yazıma Sevgili Ömer Gülay bir yorum göndermiş.
Eleştirilerini
çok önemli bulduğumdan, aşağıdaki yanıtı yazma gereği duydum.
Ve
Pusula okurlarıyla paylaşmak istedim.
[*] [*] [*] [*]
Sevgili Ömer Kardeşim;
Öncelikle
yazımı okuyup, yorum yaptığın için teşekkürler.
Senin
düşüncelerin benim için önemli. Bana göre bu kentin iyi insanlarından birisin. Üstelik başarılı bir işadamı olmanın
yanında, içinde bulunduğun yapılanma ile birlikte sosyal projelerin içinde yer
alarak, ülkene ve kentine yararlı olmaya çalışıyorsun. Yani düşüncelerini
hayata geçirmeye çabalıyorsun. İnanç ve düşüncelerini, yaşamının bütününde
uygulamaya çalışıyorsun. Bu yanına da ancak saygı duyulur.
Şimdi
gelelim eleştirilerine
[*] [*] [*] [*]
Aleviler nerede iktidar
oldu, hangi devleti yönetti ya da yönetiyorlar da, orada her şey çok mükemmel,
söyle de bilelim
diyorsun.
Alevilik,
bir inanç sistemi ve yaşam felsefesidir. Devlet kurma amacını taşımaz. İyi ki
de böyle. Çünkü devlet zaten
içinde baskı ve zulmü doğal olarak taşır. Devlet, ne kadar din ya da
kavmiyetçilik yalanı ile saklansa da, aslında, bir sınıfın diğer sınıfları
baskı altında tuttuğu mekanizmadır. Burada devletin adının ve niteliğinin
Hıristiyan, İslam, Alevi, Alman, Türk, hatta Sosyalist olması önemli değildir.
Hangi sınıf ya da ekonomik tabakaya hizmet ettiğidir. Ordusu, polisi, adli
örgütü ile hangi sınıfları baskı altında tuttuğudur. Alevi adı ve iddiası taşıyan bir devlet de bunları aynen yapar,
yapmıştır da. Örnek; Şah İsmailin kurduğu Safevi Devleti de, Sünnilere baskı
ve zulüm yapmıştır.
Yani
inanç ve devlet birbirine eklendiğinde, ortaya iyi bir şey çıkmasının garantisi
yok.
Bugün
ülkeyi İslami referansla yönetenler çok mu farklı? İslami akaite ne kadar uygun davranıyorlar?
Gurur
ve kibirde Tayyip Bey dünya şampiyonu
Kuranda bunun aksine en az 10 ayet
bulabilirsiniz. (Örnek; Lokman 18-19,
İsra 37, Nahl 31)
On
bir yıllık iktidarlarında çalışan-emekçi sınıflar reel anlamda fakirleşmişler.
Yoksulluk sınırı 3 bin lira olmuş. Asgari ücret ise, 775 lira. Kuranda kumar
açıkça yasaklanmış. Ama devlet totodan, milli piyangodan, lotodan, iddaadan
akıl almaz para kazanarak, umut sömürüsü yapmıyor mu? Nerede kaldı Maun Suresi?
Araf
Suresi 55inci ayette, Rabbinize
yürekten ve gizlice dua ediniz. Çünkü o aşırı gidenleri sevmez açık
hükmüne rağmen şaşaalı iftarları, dini tören ve uygulamaları nereye
koyuyorsunuz?
Yani
Ömer Kardeşim; inanç ile devlet evlenirse, çocuk mutlaka sakat doğar.
[*] [*] [*] [*]
Gelelim
Dersim katliamına... Ben yazımda TC devletini aklamadım. Aksine Osmanlıdan
sonra TC devletinde de Alevi katliamı ve baskıların sürdüğünü söyledim. Ama
burada bir parantez de açalım. Dersim katliamını, CHP iktidarında oldu diyerek, bugünkü CHPyi sıkıştırmak, Alevlileri
CHP konusunda kışkırtmanız yanlış. Çünkü o zaman CHP tek parti. Sonradan DPyi
kuran kadro da bu partinin içinde
Dersim harekâtını yapan hükümetin başbakanı
da Celal Bayar. Yani Celal Bayar´ın elinde de Alevi kanı var. Siz AKP olarak,
DP çizgisinin takipçisi olduğunuzu her fırsatta söylüyorsunuz. Şimdi aynı
mantıkla kalkıp, Dersim katliamından
AKP de sorumludur mu diyelim?
[*] [*] [*] [*]
Ortadoğu
ve kapitalist ülkeler konusunda haksızlık yaptığıma gelince
Bir
gazete makalesinde böyle geniş bir konuyu tam anlamıyla anlatmak mümkün değil.
Bana bu fırsatı verdiğin için ayrıca teşekkürler.
Kapitalist
ülkeleri övmek aklımdan bile geçmez. Bunu yaparsam, senin de dediğin gibi
kendimle çelişkiye girmiş olurum.
Bugün
batı ülkeleri dediklerimizin de
tarihi vahşetle dolu. Engizisyon dönemi, kendi içlerindeki yüzyıl süren mezhep
kavgaları, Haçlı saldırılarındaki Müslüman dünyasında ve hatta Hıristiyan
Bizansta yaptıkları katliam ve yağmalar, Amerikadaki Kızılderili ve zenci
soykırımları... Bütünüyle vahşi kapitalizmin, emekçi sınıflar ve sömürgelerde
uyguladığı sömürü, baskı ve cinayetler... Anımsattığın gibi daha dün Sırpların
yaptığı katliam... Bunları hiçbir silgi tarihten silemez.
Ama
Ortadoğu da çok farklı değil.
Bu
bölgeye dört peygamber, yüzlerce nebi gelmiş. Dört kitap indirilmiş, Kuranda
defalarca zikredilen, sapkınlığa düşmüş; Nuh, Hud, Semud, Lut, Ad, Yahudi, Firavun,
Medyen vb. kavimlerin Allah tarafından cezalandırılmış olmasına rağmen kendine
yakın saydığın bu bölgeye de bakalım istersen
Dört
halifeden üçü suikast sonucu öldürülmüş. Emeviler, Hz. Muhammedin Ehlibeytini
katletmiş; Abbasiler, Emevi katliamı yapmış. İmamı Azam Ebu Hanife (Hanefi mezhebinin kurucusu) bile dayak ve zehirle öldürülmüş.
Yakın
zamanda İran ve Irak, yıllar süren savaşta neredeyse iki ülkenin gençlerini yok
etmiş. Savaş ve katliam, bu topraklarda hiç bitmemiş. Amerikanın petrol için
saldırdığı Irak ve Libyada, bugün Suriyede, diğer Müslüman(!) ülkeler de
Amerikayı tutma alçaklığını yapmış. Bugün halen Müslüman devlet ve örgütler,
yine Müslümanları boğazlamaya devam ediyor. Birbirlerinin camilerini, kutsal
mekânlarını bile bombalıyorlar. Hem de Ramazan, bayram demeden
[*] [*] [*] [*]
Bir
zamanlar İslam dünyası, Hıristiyanlar karşısında bilim ve sanatta çok üstünken,
Hıristiyanlar Rönesansı, 1789 Fransız ihtilalini ve modern bilim ve teknoloji
devrimlerini gerçekleştirmiş; ekonomik refah, demokrasi ve insan hakları
konusunda İslam dünyasını geride bırakmışlar.
Onun
için kendi ülkelerinde baskı gören, canı tehlikeye giren insanlar, Ortadoğu
ülkelerine değil, batı ülkelerine iltica ediyorlar, sığınıyorlar. Onun için Fethullah
Hoca Efendi, Suudi Arabistanda, Riyad´da değil, Amerikada, Pennsylvaniada
ikamet ediyor.
Benim
demek istediğim bu
Aleviler,
yüzü batı medeniyetine dönük bir ülkede yaşamak isterler. Yani bizim ülkemizin
de laik, demokratik, insan haklarına saygılı, her türlü inanç ve düşünce sahibi
insanının, başta yaşama güvencesinin olduğu bir ülke olmasını isterler. Dinsel
taassup altındaki bir ülkede değil, modern bir ülkede daha güvende olacaklarını
bilirler. Sence çok şey mi istiyorlar?
[*] [*] [*] [*]
Kötülüklerimiz ve kötülerimiz vardır, bunları reddederek, başkalarından
medet umarak düzeltemeyiz. Ancak birbirimizi eksikliklerimize rağmen severek,
bu eksiklikleri gidermek için eğitim imkanlarını artırarak, cehaleti ortadan
kaldırarak, bu toplumu yeniden inşa ederek, o herkese hoş görüyle bakan toplumu
oluşturabiliriz. Kaliteyi (güzellikleri) uzaklarda aramayalım, onlar hemen yanı
başınızda, görmeyi öğrenelim diyorsun.
Amenna! Benim dediğim de bu zaten. Hepimiz bu
toprakların asli unsuruyuz. Yobazlığı, bağnazlığı değil, aklı ve sevgiyi öne çıkaralım.
Bu ülkede sağcısıyla-solcusuyla, Alevisi-Sunnisiyle; Türk, Kürt, Laz, Çerkez
kim varsa, onlarla biz olmayı
becerelim. Tek çıkışımız bu. Bu da İslami referansların öne çıkarıldığı bir
anlayışla değil; modern, laik, demokratik bir düzende olur.
Bana, İslami
düzen bunu yapabilir dersen, sana, Ortadoğuya,
Pakistana tekrar bak derim.
Allah korusun, ülkemiz bir Ortadoğu ülkesi olursa,
inan, senin bile yaşama garantin olmaz.
Yani Aleviler, sadece kendileri için değil, yetmiş iki
millet için istiyor.
[*] [*] [*] [*]
Önemli not: Yobaz kelimesini alışılmış anlamda değil, her türlü düşünce ve
inancın aşırılığı anlamında kullandığımı belirtmekte yarar var. Çünkü her
düşüncenin yobazı vardır ve tehlikelidir.
[*] [*] [*] [*]
Bilmem,
sorularına cevap verebildim mi?
En
samimi sevgi ve saygılarımla
[*] [*] [*] [*]
Bu tavanın tüm
balıklarına esenlikler dilerim.