Zonguldak&[#]8217;ta grizu patlar, insanlar ölür.

Ama son dönemde öyle bir kriz var ki&[#]8230;

Kaçak maden ocaklarına yönelik baskınların ardından, bu ocaklardan geçimini sağlayan dört bine yakın insan çıldıracak düzeyde.

Ve bu dört bin kişi, aileleriyle birlikte en az 20 bine yakın bir nüfusu temsil ediyor.

Özellikle Merkez, Kilimli, Çatalağzı, Karadon ve Gelik bu işten çok etkilendi.

Maden durunca, şehir duruyor.

Çünkü maden bir şekilde para ediyor. Bu para kente giriyor.

Maden durunca, ekonomi duruyor. Gerginlik giderek büyüyor.

İnşallah önemli bir olay olmadan, bir patlama yaşanmadan sorunlar çözülür.

Kenti yönetenler, bu kente yeni geldikleri için ve geçmişimizi çok iyi bilmedikleri için bu işi basite alıyorlar.

Allah korusun&[#]8230; Bizden söylemesi&[#]8230;

Mart daha kötü geçecek&[#]8230;

İş çevrelerinde son iki aydır ciddi bir sıkıntı var.

İş hacminde ve nakitteki daralma, piyasayı olumsuz etkiliyor.

Ve Mart ayının çok daha sert geçeceği tahmin ediliyor.

Maden ve inşaat sektöründeki sıkıntı, piyasaları tümden etkiliyor.

İnşallah bu kriz bir-iki aydan fazla sürmez.

Çünkü kimsenin dayanacak gücü kalmadı.

Personel çalıştıran, vergi-sigorta ödeyen herkese kolaylık ve sabır diliyorum.

Kıssadan Hisse: Büyü&[#]8230;

Bir zamanlar, fakir bir oduncu varmış. Ormandaki bir kulübede yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş. Ağaçların arasında yürürken, birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca, konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona, "Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki, eşeğin çok güzel şarkı söylemeye başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın" demiş.

Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış. Oduncu, o şehir senin, bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş. Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım isteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi, bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış, ama gösteriye gitmemeyi, onca parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise, eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine, sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış. Oduncu, kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden canını zor kurtarmış. İşte o zaman, bülbül ölünce, büyünün bozulduğunu anlamış.

&[#]8220;Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden bozuldu. Keşke daha çok kazanıyorum sanarken, dostluk ipliğini koparmasaydın.&[#]8221; (Alıntıdır)

Günün Fıkrası: Papaz Efendi&[#]8230;

Bir gün, bir adam, günah çıkarmak için kiliseye giderek, &[#]8220;Papaz efendi, ben bir günah işledim&[#]8221; der.

Papaz: &[#]8220;Anlat evladım, Tanrı bağışlayıcıdır.&[#]8221;

Adam: &[#]8220;Geçen ay baldızıma gittim. &[#]8216;Yağmur yağıyor&[#]8217; diye eve dönemedim, orada kaldım ve beraber olduk.&[#]8221;

Papaz: &[#]8220;Dua et, Tanrı seni bağışlar.&[#]8221;

Adam: &[#]8220;Geçen hafta kaynanama gittim, yağmur yağıyordu, gece orada kaldım ve beraber olduk.&[#]8221;

Papaz: &[#]8220;Dua et evladım, Tanrı seni bağışlar.&[#]8221;

Adam: &[#]8220;Geçen akşam da sekretere gittim, yağmur yağıyordu. Gece orada kaldım ve beraber olduk.&[#]8221;

Papaz dışarı bakar ve: &[#]8220;Yağmur yağmadan dittir git!&[#]8221;

Günün Sözü:

İnsanları yorgun kılan hayat değil, taşıdığı maskelerdir&[#]8230;

Shakespeare