Cemaat yapılanmasını aslında bilmeyen yoktu.
Ama kimse gözlerini bu kadar karartabileceklerini tahmin etmiyordu.
Sözde; Hizmet Hareketine hizmet eden, himmet ödeyen veya destek olan taban ile tavan yönetimi arasında müthiş bir aldatmanın-aldatılmanın olduğu görülüyor.
Ama yine de, özellikle 17-25 Aralık operasyonları sonrasında cemaate sempati duymaya devam eden, iktidarın daha fazla güçlenmek ve yolsuzluk operasyonlarından yırtmak için cemaatle ilgili tartışmaları büyütmek istediğini ileri sürenlerin yanıldığı açıkça ortada.
[*] [*] [*] [*]
Darbe girişimi, Türkiyede çok farklı bir siyasi iklimin işareti oldu.
Hem iktidar, hem de muhalefet kanadının aynı noktada buluşabildiğini görmek güzel.
Hep söylüyoruz.
Uyarıyoruz.
Çağrıda bulunuyoruz.
Bu birliktelik, Türkiyenin en önemli kazanımlarından biri
Bu kazanım, yerelde ve genelde devam ettirilmeli.
Elbette alanlarda takiyyeciler var.
Bunları görüyoruz.
Hukuki bir hakkaniyet içinde bunların iyi ayrıştırılması gerekiyor.
Ama milleti, kurumları salak yerine koymaya çalışanları da iyi ayırmak gerekiyor!
[*] [*] [*] [*]
Fethullah Gülen için, Hocamız buyurursa, eşimden boşanırım diyen, evinden, çoluğundan-çocuğundan kaçırdığı rızkı, himmet olarak veren bir yapıdan ne bekleyebilirsiniz?
[*] [*] [*] [*]
Onca MİT raporuna rağmen, onca gazetecinin yazdıklarına rağmen, Balyoz ve Ergenekon sanıklarıyla ilgili ortaya çıkan onca komploya rağmen Türkçe olimpiyatları ile kendilerini topluma daha fazla kabul ettirme yönünde adım atan cemaat ile ilişkilerini, İktidar ile cemaatin arası iyiyse, ben niye kenarda durayım? ekseninde sürdürenler, yaşananları neden daha fazla sorgulamadılar?
[*] [*] [*] [*]
Çünkü hem ticari alanda, hem siyasi ikbal adına işlerine gelmedi.
Bu yüzden şimdi alanlarda çekilen ve paylaşılan pek çok fotoğraf düşündürücü...
Bazı kişilerin ısrarla paylaştığı, Ben de buradayım fotoğraflarının altında yatan gerçek neden nedir?
Vatanseverlik mi?
Paçayı kurtarmak mı?
Bu kadar yürekli vardı da, neden 17-25 Aralık sonrası Ömer Gülayın gösterdiği kararlılığı gösteremediler?
Neden yüksek sesle dile getirmediler?
[*] [*] [*] [*]
İşin orasında değiliz.
Çünkü bu soruların arkası gelmez.
Ama 17-25 Aralık operasyonu, en önemli dönüm noktasıydı.
Onu görmek istemeyip; hem AK Partide, hem cemaat saflarında dolaşanların da, siyasilerin de acilen uzaklaştırılması gerekiyor.
Yine MHP ve CHP içinde olup da, düne kadar cemaatten beklentiyle yaşayanların da temizlenmesi gerekiyor.
[*] [*] [*] [*]
Herkesin, her kesimin özeleştiriye ihtiyacı var.
Hataların, önyargıların olmaması adına özeleştiriden korkmayalım!
Tekrar etmek gerekirse, yaşananlar karşısında tüm görüş ayrılıklarına rağmen ortaya konulan siyasi birliktelik, en önemli kazanım.
Bu desteklenmeli
Yapanlar yüreklendirilmeli
Bir musibet, bin nasihatten iyi geldi!
Tehlike geçmedi!
Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki tehlikeyi çok önceden gören, ancak sözü pek dinlenmeyen isimlerdendi.
Gülen örgütü hakkında ordu içinde ilk resmi soruşturmayı yürüten isim Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, eğer darbe girişimi sonrasındaki tutuklamalar olmasaydı, 6 yıl sonra Türk ordusunun komuta kademesinin yüzde 98'inin Gülen örgütüne mensup olacağını söyledi. Üçok, hesabını son 5 yılda terfi edenlerle, bugün tutuklananların sayısı üzerinden yapıyor.
Al Jazeerade yayınlanan haberdeki rakamlar dikkat çekici:
15 Temmuz'daki darbe girişimin ardından tutuklanan general ve amiral sayısı 123.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) bünyesinde 1 Temmuz 2016'da açıklanan sayılara göre 358 general ve amiral bulunuyordu.
Yani darbe girişimi sonrası TSK'daki her üç general veya amiralden biri tutuklu durumda.
[*] [*] [*] [*]
İşte Üçok'un açıkladığı sayılar:
2011 yılı
Korgeneralliğe terfi eden 5 isimden 1'i bugün tutuklu. Oran, yüzde 20.
Tümgeneralliğe terfi eden 11 kişiden 2'si tutuklu. Oran, yüzde 18.
Tuğgeneralliğe terfi eden 22 kişiden 3'ü tutuklu. Oran, yüzde 14.
[*] [*] [*] [*]
2012 yılı
Korgeneralliğe terfi eden 5 kişiden 2'si tutuklu. Oran, yüzde 40.
Tümgeneralliğe terfi eden 12 kişiden 3'ü tutuklu. Oran, yüzde 25.
Tuğgeneralliğe terfi eden 23 kişiden 6'sı tutuklu. Oran, yüzde 26.
[*] [*] [*] [*]
2013 yılı
Üçok, 2013'teki terfilere özellikle dikkat çekiyor.
Çünkü o yılki Yüksek Askeri Şura'da, Balyoz Davası'ndan yargılanan 37 general ve amiral emekli edilmişti.
Üçok, albaylıktan tuğgeneralliğe yükselenler arasında bugün tutuklananların oranına dikkat çekiyor.
Korgeneralliğe terfi eden 5 kişiden 1'i tutuklu: Oran, yüzde 20.
Tümgeneralliğe terfi 11 kişiden 2'si tutuklu. Oran, yüzde 18.
Tuğgeneralliğe terfi eden 25 kişiden 18'si tutuklu. Oran yüzde 72.
[*] [*] [*] [*]
2014 yılı
Orgeneralliğe terfi edenlerin 1'i tutuklu. Oran, yüzde 33.
Korgeneralliğe terfi eden 5 kişiden 2'si tutuklu. Oran, yüzde 40.
Tümgeneralliğe terfi eden 11 kişiden 5'i tutuklu. Oran, yüzde 46.
Tuğgeneralliğe terfi eden 21 kişiden 12'si tutuklu. Oran, yüzde 57.
[*] [*] [*] [*]
2015 yılı
Korgeneralliğe atanan 6 kişiden 2'si tutuklu. Oran, yüzde 33.
Tümgeneralliğe atanan 9 kişiden 2'si tutuklu. Oran, yüzde 23.
Tuğgeneralliğe terfi eden 26 kişiden 18'i tutuklu. Oran, yüzde 70.
[*] [*] [*] [*]
Emekli Albay Üçok, bu sayıları, darbeye nasıl ortam hazırlandığının kanıtı olarak gösteriyor.
Vurgu yaptığı bir başka nokta daha var.
Korgeneralliğe terfi edip bugün tutuklu olan isimlerin, birinci ve ikinci sırada yükseldiğini hatırlatan Üçok, böylece gelecek terfiler için önlerinin açıldığını belirtiyor
[*] [*] [*] [*]
Bakanların açıklamalarına bakarsak, bu yapı, ne yazık ki tüm kurumlarda mevcut!