Zonguldak Merkez Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak’ta Münevver Kavi’ye ait araziyi hafriyat döküm alanı olarak işleten Akın Kavi, hazine arazisine hafriyat döküyor!
Hisseli araziye hafriyat döküyor!
Hisseli araziye kaçak prefabrik inşaat yapıyor!
Kaçak elektrik, kaçak su kullanıyor!
Zonguldak Belediyesi ekipleri gidiyor, tutanak tutuyor!
Yasal olarak kendini garantiye alıyor!
Ama eylemler sürüyor!
Bu işlere en başından bu yana göz yuman; Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk!
O alanın hafriyat döküm alanı olmasına izin vermese bu rezilliklerin hiçbiri olmayacaktı!
Herkesin gözü önünde bir çevre katliamı yaşanıyor!
Hisseli arazideki ağaçlar sökülüyor!
İş makineleri çalışıyor!
Hazine arazisine hafriyat dökülüyor!
Ancak Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk uyuyor!
Hasan Öztürk, görevini layıkı ile yapsa bu rezillik yaşanmazdı!
Ama Zonguldak onun umurunda mı?
Emekli olunca çekip gider!
Bu pislik ile biz baş başa kalırız!
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun bu rezilliğe el atmasını istiyoruz!
Vatandaşın arazisi işgal altında!
Onlarca dilekçe, onlarca şikâyet, kimsenin sesi çıkmıyor!
Bırakın bunu!
Hazine arazisine hafriyat dökülüyor!
Devlet bir karış toprak için savaşa gidiyor!
Zonguldak Merkez Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak’taki toprak vatan toprağı değil mi?
Siz neden bu rezilliğe müsaade ediyorsunuz?
Adalet topaldır
Bizim overlokçu kaymakam, bazılarına göre çok vatansever, çok milliyetçi ve çok dürüst imiş!
Niteliksiz dolandırıcılar bile bizim overlokçu kaymakamı savunuyor!
Vatansever, milliyetçi ve dürüst bir Kaymakam; yaşlı, bakıma muhtaç, yoksul insanlar için devletimizin görevlendirdiği vefa personelini evindeki çocuğuna bakmak için görevlendirir mi?
Bir Kaymakam bu kadar düşer mi?
Eşine kıyamıyorsan, 15-20 bin lira ver, bir bakıcı tut!
Parana kıyamıyorsan, her sabah kahvaltı yaptığın adamlara söyle, onlar birini tutsun!
Ama yaşlı, bakıma muhtaç, yoksul insanlar için devletimizin görevlendirdiği vefa personelini evindeki çocuğuna bakmak için tutma!
Bu hareket ne devletçiliğe, ne milliyetçiliğe, ne ülkücülüğe sığmaz!
Vatanseverliğe hiç sığmaz!
Hele bu personeli, Kaymakamın karısı seçer, mülakatını o yaparsa hiç olmaz!
Biz olayı kapatmak istiyoruz!
Ama kapanmıyor işte!
Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere er geç varır.
Pusula ağır ağır yazar, fakat hedefine er ya da geç ulaşır!
Bu vesile ile erkeklerin cinsel zevklerine para karşılığı hizmet eden ve bu işi meslek edinen bazı kadınların çocuklarına yanıt vermiş olalım!
Eğer anlamadıysanız, yarın bir daha yazarız!
Nato kafa nato mermer
İçinden çay geçen ilçenin en yaramaz kadını meğer en kültürlü kadını imiş!
İlçedeki eğitiminin ardından Etiler’deki kütüphanede kendini çok geliştirmiş!
Her gün kütüphaneye gidince, kadının ufku da açılmış tabi!
Çocukken yalınayak, sonra LC Waikiki’den giyinen birini de kafalamış!
Onu da kütüphaneye alıştırmış!
Tabi biliyorsunuz bu kütüphanede sadece kitap okunmuyor!
Bu kütüphanenin müdavimleri uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınmış, tutuklanmışlardı!
Piyango henüz bizimkilere vurmadı!
Çemberi giderek daraltıyoruz!
Nato kafa nato mermer!
Anlamıyor!
Olsun, biz kafasına vura vura anlatacağız!
İnşallah iş işten geçmiş olmaz!
LGBT yürüse itiraz etmezler!
Zonguldaklı hafızlar icazet töreni yapmışlar!
Madenci Anıtı’ndan Zonguldak Valiliği önüne kadar yürümüşler!
Böylesi bir tören ilk kez yapılınca olay oldu tabi!
Hafızlar, Zonguldak Valiliği önündeki törende Atatürk’e arkalarını dönmüşler!
Bu olay bir gazetede haber olmuş!
Gazete ile aynı fikirde olan sivil toplum örgütleri yürüyüş yapmış!
Tam tersini düşünelim!
Zonguldak’ta LGBT üyeleri yürüyüş yapsa!
Madenci Anıtı’ndan ya da Maden Mühendisleri Odası önünden Zonguldak Valiliği önüne kadar yürüseler!
Valilik önünde Atatürk Anıtı’na arkalarını dönseler!
Bugün, hafızları Atatürk’e sırtını döndüğü için eleştirenler, LGBT üyelerini Atatürk’e arkalarını döndü diye eleştirirler miydi?
Bu olayları bu kadar kaşımaya, provokasyon yapmaya gerek yok!
Atatürk bile bu durumdan Zonguldak’taki laikler kadar rahatsız olmamıştır!
Belki, “Hafızlar bile önüme geldi” diye sevinmiştir!
Bu saatten sonra bu ülkede rejim değişmez!
Endişe etmeyin!
Gazipaşa Caddesi sizin değil!
Gazipaşa Caddesi hepimizin!