Hükümetler, kendilerine uygun ve yakın gördükleri isimleri illere vali olarak gönderiyorlar.
Beğenirlerse o vali, o kentte beş yıl kalıyor.
Beğenmezlerse merkeze, çok beğenmişlerse oradan başka bir ile atamasını yapıyorlar.
Valilerin ömrü ilden ile gezmekle geçiyor.
Bastıkları yerde de çok iz kalmıyor bu nedenle.
Cumartesi günü Hürriyet&[#]8217;te Vahap Munyar&[#]8217;ı okuyorum.
Malatya Valisi Ulvi Saran, Ülker Grubu´nun çatı şirketi Yıldız Holding&[#]8217;in İş Geliştirme ve Yatırımlar Grup Başkanı Zeki Sözen&[#]8217;i ile davet etmiş.
Amacı şu: Ülker büyük bir grup. Gelsin Malatya&[#]8217;da yatırım yapsın.
Vali, muhtemelen sağlayacakları kolaylıkları anlatacak. İlin avantajlarına vurgu yapacak.
İşte olay bu.
Bizim Zonguldak Valisi Sayın Erol Ayyıldız&[#]8217;dan beklediğimiz de bu.
Kapıyı açık bırak, gelen giden herkesle saatlerce konuşulursa iş üretilmez.
Bizim halkımız, derneklerimiz, sivil toplum örgütlerimiz Valilerimizi çok sever.
Niye biliyor musunuz?
&[#]8220;Vali&[#]8217;ye gittim, Vali´ye de söyledim, Vali Bey de hak verdi&[#]8221; filan demek için.
Malatya Valisi, Türkiye&[#]8217;nin ilk 500 şirketinin listesini önüne almış, teker teker arayıp iline davet ediyor.
Biz hemşeri dernekleriyle görüşmekten başımızı kaldıramıyoruz.
Çaycuma OSB de, diğer OSB&[#]8217;lerde arsalar boş duruyor.
Bu arsalara yatırım yapacak işadamlarını ilimize davet etsek, onları ikna etsek, yüzlerce kişiye iş sağlarız.
Öyle değil mi Sayın Valim&[#]8230;
Sende evlat, bende kuyruk acısı olunca&[#]8230;
Bir zamanlar yoksul adamın biri bir yılanla dost olmuş&[#]8230;
Adamın ne zaman başı sıkışsa, darda kalsa yılanın kuyusunun başına süt bırakırmış&[#]8230;
Yılan da kuyudan çıkıp adama bir altın bırakırmış&[#]8230;
Bu hep böyle sürmüş&[#]8230;
Derken; adam hastalanmış ve yataktan kalkamaz olmuş. Oğlunu yanına çağırmış&[#]8230;
Oğluna demiş ki: &[#]8220;Falanca kuyunun başına git, bu sütü bırak. Oradan bir yılan çıkacak ve sana bir altın getirecek.&[#]8221;
Çocuk gitmiş kuyunun başına, yılan gerçekten çıkmış&[#]8230;
Ve çocuğa bir altın vermiş&[#]8230; Çocuğun aklından şeytanlık geçecek ya&[#]8230;
Hemen geçirmeye başlamış demek ki kuyu altın dolu&[#]8230;
&[#]8220;Ben bu yılanı öldürürsem kuyudaki altınları çıkarır zengin olurum&[#]8221; demiş&[#]8230;
Ve hemen yerden bir taş almış yılana fırlatmış&[#]8230;
Yılanın kuyruğu kopmuş kopmasına ama yılan da can havliyle çocuğun üzerine atlayıp ısırmış&[#]8230; Çocuk zehirlenip ölmüş&[#]8230;
Aradan biraz zaman geçmiş ve adam iyileşmiş&[#]8230;
Yılanın kuyusuna gitmiş:
&[#]8220;Yılan kardeş, yılan kardeş&[#]8221; demiş&[#]8230;
Yılan kuyudan çıkmış; adam yılana demiş ki&[#]8230;
&[#]8220;Biz dosttuk, gene dost kalabiliriz.&[#]8221;
Yılan da adama, &[#]8220;Yok yok&[#]8221; demiş&[#]8230;
&[#]8220;Sen de bu evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı olduktan sonra biz artık dost olamayız&[#]8221; demiş&[#]8230;
Ereğli&[#]8217;den Semih Çolak dostumuz facebook sayfasında paylaşmış bu hikâyeyi.
Ve sonuna şu notu eklemiş:
&[#]8220;İnsanlar arasında, sevenler arasında da durum böyle&[#]8230; Kuyruk acısı kadar olmasa bile bir kere gönül kırılınca hiç bir şey eskisi gibi olmuyor&[#]8230; Bu yüzden özellikle de sevdiklerimize karşı daha insaflı, daha anlayışlı, daha affedici olmak zorundayız&[#]8230;
Zira; söz gidiyor izi kalıyor. Söz gidiyor yarası kalıyor. Söz gidiyor lekesi kalıyor.. Kaybetmemek lazım. Kaybetmeden kıymet bilmek lazım&[#]8230;&[#]8221;