Zonguldak Barosu´nun Genel Kurulu´nda Divan Başkanlığı yapan Avukat Kaya Taşçakmak, kongreye katılmayan Vali Erol Ayyıldız için, &[#]8220;Vali Bey tenezzül etmeyerek gelmiyor, ama camilerde yapılan toplantılara gitmesini biliyor&[#]8221; dedi. Vali Sayın Erol Ayyıldız&[#]8217;ın program keyfiyetine bir şey diyemeyiz. Devletin Valisi&[#]8217;dir. İstediği yere gider, istemediği yere gitmez. Ama devletin valilerinin alışılagelmiş tavırları vardır. Şimdiye kadar Baro&[#]8217;nun hemen tüm kongrelerine Valilerimiz katılmıştır. Yeni Valimiz Erol Ayyıldız&[#]8217;ın program tercihleri, eski valilere göre bize değişik geliyor. Ve bu anlamda ilk tepki Baro Kongresi&[#]8217;nde bir avukattan geliyor. Valimiz, CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal&[#]8217;ın annesinin cenazesine de katılmamıştı.

Zonguldak ve Ereğli festivallerine de katılmadı.

Vali Bey&[#]8217;in düşüncesi ne olursa olsun, toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak etkinliklere katılmalı.

Biz böyle düşünüyoruz.

Kıssadan Hisse: Kelebeğin hikayesi

Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenarına oturduğu otlardan birinin dalında, küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı, ha açılacak gibiydi. Adam, bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. &[#]8220;Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez&[#]8221; diye düşündü ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi. Dakikalar dakikaları kovaladı, saatler geçmeye başladı, ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü. Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da, artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden, kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: Cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiyle büyütmeye başladı. Böylece, bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük, kanatları buruş buruştu. Adam kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu. Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek, hayatının geri kalanını, kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de, asla uçamadı. Adamın bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey, kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten dışarı çıkmak için gereken çabanın, Allah&[#]8217;ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda onun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu.

Bu gerçeği öğrendiğinde, hayat boyu unutamayacağı bir şey de öğrenmişti:

Bazen, hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey, çabalardır. Eğer Allah, hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi, o zaman, bir anlamda sakat kalırdık. Olabileceğimiz kadar güçlenemezdik o zaman. Ve asla uçamazdık.

Günün fıkrası: Bana kadın olduğumu göster!

Bir uçak yolculuğunda, uçak okyanusu geçerken, korkunç bir sallantı olur. Uçak, korkunç bir şekilde sallanır, kanadının biri kopar. O sırada, bir kadın bütün kontrolünü kaybeder. Ayağa kalkar, uçağın en ucuna gider ve bağırmaya başlar:

&[#]8220;Ölmek için çok gencim! Eğer ölmek zorundaysam, hayatımın son anlarında unutulmaz dakikalar yaşamak istiyorum! Bir yığın avantürüm oldu, ama hiç bir adam bana gerçekten kadın olduğumu hissettiremedi. Kadınlığımı hissetmek istiyorum. Bu uçakta bana kadın olduğumu gösterecek bir erkek var mı??!!&[#]8221;

Bir an uçaktaki bütün gürültü kesilir. Herkes tehlikeyi unutur ve ümitsiz bir şekilde kadına bakmaya başlar. Uçağın en arkasında bir adam kalkar.

Der ki:

&[#]8220;Sana kadın olduğunu göstereceğim.&[#]8221;

Adam rüyalardaki erkeklere benzer. İri, esrarengiz, simsiyah parlak saçlar, mavi gözler.

Yavaş yavaş koridorda ilerler, gömleğinin düğmelerini birer birer sökmeye başlar.

Uçakta herkes hareketsiz bekler. Adam yaklaştıkça kadının nefesi hızlanır. Adam gömleğini çıkarır. Kadına iyice yaklaşır, göğüs kasları kıpırdar. Çok seksi bir hareketle gömleğini kadına uzatır ve der:

&[#]8220;Ütüle şunu!&[#]8221;

Günün Sözü:

Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur... "Tavuk toplum", önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz!

C.DARWIN