Zonguldak Valisi Erol Ayyıldız, Ankara´da Türkiye Büyük Millet Meclisi´nde karşılaştığı Yazı İşleri Müdürümüz İlknur Çıtlık´ın "Kar yağışı ve sonrasında basında çıkan yazılardan rahatsız mısınız?" sorusuna verdiği yanıtta Harun Ersoy ve bana olan kırgınlığını dile getirmiş.




Açık sözlü olduğu için teşekkür ediyorum.



Vali Bey:



"Kimse böyle şeylerin yaşanmasını istemezdi. En az hasarla çıkmak için elimizden geleni yaptık.




Evet Zonguldak basınına kırgınım. Özellikle Harun Ersoy ve Atilla Öksüz´e. Köşelerinde yazdıkları beni derinden üzdü. Bu işler bu kadar kolay değil.




Bir taraftan toparlamaya çalışırken, yazılanlar yaptıklarımızı silip süpürüyor. Herkes bilsin. Önemli olan Zonguldak ve birlikte güzel şeyler için mücadele etmektir." demişti.




Büyüğüm Harun Ersoy ne der bilemem; ama Vali Bey´in bana olan kırgınlığının gerçek nedeni ´Stajyer Vali´ ifadesi.



Çünkü Vali Bey arkadaşımız İlknur Çıtlık´a verdiği açıklamada bakın ne diyor:



"Ben Zonguldak Belediye Başkanına özel sektörden 10 tane araç kiralayın diyorum ama kiralamıyorlar.




Her mahalleye birer tane verse şimdi hiçbir sorun olmayacaktı. Araç kiralamaları için ihaleye çıkmalarına da gerek yok. Çünkü kriz masası toplandı ve özel sektörden kiralayıp hemen mahallelere dağıtabilirler.




Ama şunu da düşünmek lazım belki kiralık araç da bulamamış olabilirler.




Çünkü ben Belediye Başkanı´na ´yollar açılsın, vatandaşın işini kolaylaştırın´ dedim. Belediye Başkanımız aksi bir şey söylemedi.




O nedenle bizde gerekeni yaparlar zannettik.




Belediye Başkanları seçimle gelmiş kişilerdir. Biz uyarılarımızı yaparız gerisi onlara kalmış.




Birçok defa söyledik. Ama hala gereken yapılmadı.




Onun yerine getiremedikleri yüzünden vatandaşta sıkıntı çekiyor.




Bana kalsa ben bir saatte tüm yolları açarım. Hatta belediye başkanına yardımcı olmak için Orman Müdürlüğü´nden greyder yolladım. Ama sanırım yeterli gelmedi."




Bir taraftan Zonguldak Belediyesi´nin karla mücadelede nasıl sınıfta kaldığını anlatırken 19 Ocak tarihli yazımda; "Vali Bey müdahale etmeliydi!" diye yazmıştım.




O yazının girişi şöyleydi:




Zonguldak bürokrasisi ve yerel yönetimleri resmen kar enkazının altında kaldı.




Arada olağanüstü çaba gösterenleri kutluyoruz.




Kar, Vali Erol Ayyıldız için de gerçek bir test oldu.




Stajyer bir Vali görüntüsü ortaya koyan Ayyıldız belki ilk kez Ankara dışında, buzlu zeminde kaymanın nasıl bir şey olduğunu yaşadı.



´Kar berekettir. Felakete dönüşmemesi için çalışıyoruz´ diyen Vali gerçek anlamda çaba gösterdi!



Ancak bazı şeylerin eksik kalmasını yine de önleyemedi.




Belki de Belediyelerin bu tür durumlarda ne kadar aciz duruma düştüğünü tahmin edemiyordu."




Yazının sonunda ise,



´´Vali Bey´e gelince,



Ağırlığını daha fazla koymasını beklerdik ki, kentte bir Vali olduğunu anlayalım!" yazıyordu.



Sonrasında Vali Bey´den, "Onları tanımakta stajyerim" sitemi geldi.



Vali Bey´in alınganlığı ve ifade ediş tarzı stajyerliğinin en bariz göstergesi gibi.
Kaldı ki ´Stajyer Vali´ olmak kötü bir şey değil.



Bu ülkenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan´ın görev yaptığı üç dönemi çıraklık, kalfalık ve ustalık diye isimlendirmesinden yola çıkarsak ilk kez Valilik yapan Ayyıldız´ın görev süresinin ilk aylarında stajyer görüntüsü vermesi gayet normal.



Kaldı ki; kar nedeniyle 48-60 saat süreyle elektrikleri olmayan, suları kesilmiş, yolları kapanmış ve ekipleri hazırlıksız bir kent merkezinde tüm bu yaşananlar devam ederken, Belediye Başkanı´na söylediklerini hatırlatarak,




"Bana kalsa 1 saatte tüm yolları açarım" diyen Vali için ne demek gerekirdi?




´Usta Vali´ mi deseydim?




Vali bu yazıdan dolayı bence boş yere alınmış.




Vali Bey buna alındıysa, idarecilerin iş bilmezliğinden, kurumların keyfiyetinden dolayı mağdur edilen on binlerce insan ne yapsın?




Onlar kime alınsın?




Ne yapsınlar?




Sayın Valim;




Bu kent için şans olabilirsiniz.




Hatta şans olmak zorundasınız.




Bu kent çok şey kaybetti.




Halen kaybetmeye devam ediyor.




´Vali´ bu kent için çok şey ifade ediyor.




Keşke öyle olmasaydı.




Keşke bu kentin kendi dinamikleri bazı şeyleri başarabilecek yeteneğe sahip olsalardı.



O zaman zaten bunları yazıp çizmek zorunda kalmazdık.



Ortada bunca sorun ve beklenti varken bu eleştirilere bu kadar alınıp küsmenize gerek yok.



Sizden beklentimiz bu kentteki hantal bürokrasiyi daha iyi çalışır hale getirmeniz.



Toplumun beklentilerine yanıt verecek uygulamaları başlatmanız.



Halk ile siyaset arasında köprü olarak, toplumsal beklentilerin gerçekleşmesini sağlamanız.



Market açılışlarına harcadığınız zamanı da Zonguldak adına büyük işlerde harcamanız.



Mahalli İdareler Genel Müdür Yardımcılığından Zonguldak´a gelmiş bir isim olarak yerel yönetimlere daha fazla yardımcı olmanız, onların önünü açacak çabaları göstermeniz.



Geciken hizmetleri çabuklaştırmanız, yarım kalanları zaman geçirmeden tamamlatmaya çalışmanız.



Üretimden kentsel yaşama, kültürden sanata kentte olan tüm sorunlara daha fazla ve gerçekçi şekilde duyarlılık göstermeniz.



Sonuca gitmeniz.



Zaman geldi geçiyor.



Siz ilk kez burada Valilik yapıyorsunuz; ancak bu kent çok Vali gördü.
Sabırsızlığın çok haklı nedenleri var.



Zamanımızı iltifatlarla değil; çalışarak, daha fazla çalışarak, kurumları çalıştırarak geçirelim.



Biz bu konularda her zaman size destek olmaya hazırız.



O zaman siz de buradan iz bırakmış, eserler kazandırmış bir Vali olarak huzurla gidersiniz.



Bu kent; ´Stajyer Vali´ kavramına kırılmayacak ustalıkta yönetilmesi gereken bir kent.



Umarım tüm samimiyetimle düşüncelerimi anlatabilmişimdir.