Vali Erdal Ata 69 Ambarları&[#]8217;nın bulunduğu alanda okulların ve spor tesislerinin yapılması için bir çalışma başlattı.


Aslında yaptığı bir çağrıydı.


Yani halka.


Yani kente.


Dedi ki;


&[#]8220;Ey halk bakın size bir önerim var. Gelin buraya çok sayıda okul ve spor alanının yer aldığı dev bir kompleks yapalım. Siz isterseniz biz makam olarak yardımcı oluruz&[#]8221;


Yani bu proje ile İkinci Makas Kavşağı&[#]8217;ndan itibaren bulunan depolar, işyerleri boşaltılacak.


Buralara okullar yapılacak.


Spor tesisleri yapılacak.


Dolayısıyla Zonguldak kent merkezi harika bir değişim yaşayacak.


Kentsel dönüşümün başlangıç noktası olabilir.


Üstelik Zonguldak&[#]8217;ta ciddi okul sıkıntısı var.


Yani yer yok.


Pek çok okulun fiziki şartları çok kötü.


Sportif alanlar derseniz yok denecek kadar az.


Özellikle salon sporları konusunda çok büyük bir ayıp yaşıyoruz.


Güreşçilerin, haltercilerin, masa tenisçilerinin, tekvandocuların, basketçilerin hallerini görüyoruz.


İçler acısı.


Ve oturup ağlamanın, hayıflanmanın söylenmenin zamanı değil.


İş yapmanın, üretmenin zamanı.


Vali Erdal Ata bunu anlatmaya çalışıyor.


Ancak kentin diğer idarecileri sus-pus.


Vali Erdal Ata&[#]8217;ya çağrımız bu proje konusunda halkı ve basını daha detaylı bilgilendirmesi.


Bir basın toplantısıyla bilgilendirmesi.


Bu fikri ortaya atan kendisi olduğu için büyük ihtimalle ne Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref, ne de diğer ilgili kurumlar ellerini taşın altına atacak?


Bir de şifai destekleri çok samimi bulmuyorum.


Gazeteciler sormasa bu konuda çıkıp bu düşünceyi olgunlaştırmaya çaba sarf edecek kimse yok gibi.


Eeee o zaman bu nasıl iş?


Neden şu süreci hızlandırmıyoruz.


Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref bu konuda ne düşünüyor?


Neler yapacak mesela?


Kentin Belediye Başkanı toplum yararına olacak bu işleri ne kadar düşünüyor?


Bunları bilmek istiyoruz.


Halka anlatmak, duyurmak istiyoruz.


Değişime, dönüşüme ihtiyacın sabırları zorladığı bir dönemde Ata&[#]8217;nın dediklerini iyi değerlendirmek gerekir.


Ama &[#]8216;Çıt&[#]8217; yok.


Yerimizde saymak çok acı!




Yeni seyyarlar, büfeler geliyor!


Zabıta müdürü ailesi ve bir zabıta memuru ile birlikte gece ilerleyen saatlerde mekanında saldırıya uğrayınca anlaşılan milletin gözü korktu.


Kaç zamandır söyledik.


Bu olay çözüm üretmek için bir fırsattır.


Ama bizim mahalle sakinlerinin çözüm üretmeye, risk almaya niyeti yok.


Bu demektir ki ileride daha çok arıza çıkacak.


Seyyarlar işine bakıyor.


Zabıta yandan yandan gidiyor.


Ne yapsınlar arkalarında sonuna kadar duran olmayınca.


&[#]8220;Biz mi kurtaracağız Zonguldak&[#]8217;ı&[#]8221; diyorlar.


Bu olaydan sonra inanıyorum ki seyyarlara yenileri eklenecektir.


Sayıları daha da çoğalacaktır.


Hep böyle olmadı mı bu kentte?


Sistem sistemliğini yapamaz ise birileri gelir sistemsizliğinin üzerine oturuveririler.


Fotoğraf bu.



Arda ve Zonguldak!



Zonguldak&[#]8217;ı yöneten pek çok kurum bir birinden kopuk.


Zorunlu yazışmalar, zorunlu ilişkiler dışında ortak çözüm için masaya oturan sayısı çok az.


Yani herkes kendisine bir ağlama duvarı seçmiş yüzünü ona kapatıyor.


Kurumlar arası yardımlaşma, paylaşma yeterli düzeyde olsa pek çok şey baştan çözülür.


Zonguldak&[#]8217;ta da böyle, Ereğli&[#]8217;de, Çaycuma&[#]8217;da da.


Yani bir itiş kakış.


Bir curcuna.


Bir çekememezlik.


Bir kompleks almış başını gidiyor.


Bütün sorunların çözümünün temelinde nasılsa insan varsa, yaratılmasında da insan var.


Bu işler için iyi bir organizatöre ihtiyaç var.


O organizatörlerin genelde yerl yönetimler olması gerekir.


Ama o organizatörler ortada yok.


Olanlarda başka işlerin peşinde.


Kamuoyunun da onlara güveni yok.


Bu kentten göç devam ediyor diyoruz.


Örneklerini gösteriyoruz.


Millet bakıyor abi.


Bizimkiler Arda&[#]8217;nın yatakta mı saha da mı sakatlandığı ile uğraştıkları kadar gerçekten sorunlarla ilgilenseler olaylar daha farklı olur.