Zonguldak, çok sesli bir kent&8230;
Çok demokratik bir kent&8230;
Her kesimin; kendisini ifade edebileceği alanlar, kanallar var.
Her kesimin; yutturduğu, yutturmaya çalıştığı yalanlar var.
Siyasiler&8230;
Sendikalar&8230;
Yerel yönetimler&8230;
Dernekler&8230;
Odalar&8230;
Gazeteler&8230;
Sokak&8230;
Daha kimi sorarsanız hepsi bizde...
Bu kent, o kadar çok sesli ki, karşılığında muhteşem şeyler bekliyorsunuz.
Çok daha yaşanabilir bir kent bekliyorsunuz.
Çok daha doğru yönetilen belediyeler görmek istiyorsunuz.
Toplumsal menfaate dayalı amaç ve hedefler peşinde koşan yerel yönetimler görmek istiyorsunuz.
Lafla, çelişkilerle değil, yönetim tarzı, uzlaşma kültürü ve hizmetlerle bu kenti, ilçeleri, kurumları yeni dünya düzenine yakışır şekilde 50-100 yıl sonrasına hazırlayabilen bir mantıkla çalışan yöneticiler görmek istiyorsunuz.
Dünyada, ülkemizde olup bitenlere daha duyarlı yöneticiler görmek istiyorsunuz.
Toplumsal ve hizmet ilişkileri bazında daha hızlı adapte olabilen, evrensel değerlere daha duyarlı yönetim anlayışı görmek istiyorsunuz.
Hep istiyoruz.
Yapmak, olmak için ne yaptığımıza gelince, işte, orasını sormayın&8230;
Tam bir muamma&8230;
Kente bir bütün olarak bakalım.
Öyle ki, bu kadar çok sesli bir kentten çoğu zaman ortaya sadece gürültü çıkıyor.
Büyük bir uğultu&8230;
Kimsenin birbirini pek anlamadığı, anlamaya çalışmadığı bir uğultu.
Kısır, bölgesel veya kısmi çıkar ilişkileri dışında hiçbir amacı olmayan büyük bir uğultu.
Homur homur!
Öyle bir uğultu ki, arada doğru sözler de kayboluyor.
Doğru yaklaşımlar da kayboluyor.
Dürüstlük ezilip geçiliyor.
Toplumun, sokağın adalet duyguları, o gürültüye karışıyor.
Kentin vicdanı ayaklar altına alınıyor.
Bu kadar büyük uğultuyu çıkaran bizler, sonra dönüp birbirimizi suçluyoruz.
Günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı birbirimizi anlamak için değil, birbirimizi yok sayan, dışlayan davranışlarla geçiriyoruz.
Ortaya güvensiz bir Zonguldak çıkıyor.
İnsani, mesleki, vicdani ve siyasi vefası olmayan bir Zonguldak&8230;
Birbirine güvenmeyen insanların egemen olduğu bir Zonguldak&8230;
Siyasette, ticarette, bürokraside, esnaf örgütlenmelerinde, demokratik yaşamda, medyada güven yerine; nefret, kompleks ve öfke inşa eden bir Zonguldak.
Sonra birbirimize bu kadar kızmanın ne anlamı var?
Bu kentte her alanda güç zehirlenmesine kapılanların en önemli gücün güven olduğunu unutmaması gerekiyor.
Birbirimize güvenemediğimiz, inanmadığımız zaman veya bu kentte yönetici olanları güvenilir insanlardan seçemediğimiz zaman toplumun duygu, mantık ve vicdan terazisinin doğru tartmasını nasıl bekleyebiliriz?
Bu kent adına konuşan, siyaset yapan, bürokraside veya demokratik yapılanmaların bir tarafında olan herkes, kendilerini daha güvenilir ve inanılır insanlar haline getirmek zorunda.
Ki kentte kibir değil, güven egemen olsun.
Samimiyet, hoşgörü egemen olsun.
O güven ve saygı, önce o insanlara, sonra kente güç getirsin.
Öğrenci servisleri&8230;
Dolmuş ve taksicilerle ilgili yorumların ardından öğrenci servisleriyle ilgili çarpıcı iddialar, bilgiler geldi.
Öğrenci servisleriyle ilgili ciddi bir denetim eksikliği olduğu belirtiliyor.
İlginçtir, bu iddiaları bizzat dile getiren ise, yine öğrenci servislerinin şoförleri.
Koltuk sayısı ve diğer şartlara uysalar bile, özellikle şoför çalıştıran servislerde yaşanan absürt durumlara dikkat çekiyorlar.
Özellikle genç şoförlerin çalıştığı okul servislerinde hoş olmayan şeylerin yaşandığına, çocukların hayatlarının tehlikeye atıldığına dikkat çekiyorlar.
Gerçi yılsonu&8230;
Ancak benzer görüntüler, gelecek sene de yaşanacak.
Belki yeni eğitim-öğretim dönemi için ilave önlemler alınır.
Başbakan&8217;a dosya&8230;
AK Parti Zonguldak Milletvekilleri, hafta sonu Kızılcahamam kampına dosya ile gitti.
Dosyada, Zonguldak&8217;ın belirlenen beş önemli konusu var:
Filyos projesi&8230;
Duble yollar ve tüneller&8230;
Kampüs hastane&8230;
Devrek&8217;te boşaltılan Tabur Komutanlığı&8217;nın Bülent Ecevit Üniversitesi&8217;ne devri&8230;
TTK&8217;ya işçi alımı&8230;
Dosya, bizzat Milletvekili Köksal Toptan tarafından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&8217;a verildi.
Bu arada, yerel medyada çıkan haberlerin, yorumların, sorunların Ankara&8217;ya aktarılmasında ne kadar etkili olduğunu da bir kez daha gördük.
Pusula olarak Başbakan&8217;a yazdığımız Zonguldak mektubunun olumlu yansımalarını da hissediyoruz.
Başbakan&8217;a verilen bu dosya ile umarız işler hızlanır.
Güzel haberleri de kamuoyu ile paylaşırız.