Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü Sorunlar ve Çözüm Önerileri başlıklı bir rapor hazırladı.
Rapor tamam.
İlgili Bakanlığa ulaştırılacak.
Formül biraz karmaşık.
Çalışana ürettiği kadar para vermeyi, taahhüt ediyor.
TTK Genel Müdürü Burhan İnan´ın zarardan işçi giderlerini sorumlu tutan açıklamalarını eleştirmiştik.
İşçinin değil yönetim sorunlarının TTK´yı bu duruma getirdiğini belirtmiştik.
Burhan İnan´ın bu konuda bir şeyler yapması gerektiğini belirtmiştik.
Zaten bu yönde bir çalışma yapılıyormuş.
Şimdi tartışılmayı ve uygulanmayı bekliyor.
İnan sıkıntılı.
TTK´ya yatırım devam ediyor.
Ama aynı zamanda zararda devam ediyor.
Burhan Bey işçi giderlerini tek taraflı gerekçe göstermek yerine üretim kaygısı yaşıyor.
Rapora baktığımızda ilk bakışta yer altında çalışma disiplinini sağlamaya yönelik olduğunu da görüyoruz.
Disiplin üretimi etkileyen temel neden.
Ancak kömürün kilosu ile çalışanlara dağıtımının matematiksel hesaplaması biraz karışık.
Hedef kişi başı üretimi ilk başta bin kiloya çıkarmak.
TTK´yı yaşatmak.
Anladığımız kadarıyla Burhan Bey´in ciddi endişeleri var.
Ve olası politikaları göğüsleyebilmenin formülünü arıyor.
Öte yandan TBMM Madenciliğin Sorunlarını Araştırma Komisyonu´nun raporu ortada.
Raporda TTK için; "Kambur devam etmemelidir´ diyor.
Altında iki önemli imza var.
Ak Partili Polat Türkmen ve CHP´li Ali Koçal.
İkisi de Zonguldak Milletvekili.
´Hangi Zonguldak´ diyebilirsiniz.
Haklısınız
Hangi Zonguldak.
Konuyu gündeme taşımıştık.
Yeniden taşıyoruz.
Zonguldak´ın bu iki değerli Milletvekilinin neler söyleyeceklerini, İnan´ın formülüne nasıl bakacaklarını merak ediyoruz.
Çünkü; "Kambur´ un altına şerh düşmeyen, ´Kambur´ benzetmesine ses çıkarmayan iki kişi varsa Türkmen ve Koçal.
Hem komisyonda olup hem de böylesine önemli bir raporda TTK için ´kambur´ diyen altına imza atan Türkmen ve Koçal için ´Komisyonun kamburları´ desek olur mu?
Yakışık kalır mı?
Kalmaz.
O gün bugündür ´kambur´ dedikleri TTK için ne yaptılar?
Burhan Bey´in endişelerini ve olayı yeniden yorumladıkça şaşıyorum.
Türkmen ve Koçal aslında rapora değil bir skandala imza atmışlar.
Bu imzanın hesabını nasıl verecekler?
__
Pusula´nın yeni yüzü
Gazetemizin yeni imajıyla ilgili olumlu tepkiler alıyoruz.
Birkaç eksiğimiz var.
Onları da tamamladıktan içerik ve görsel anlamda daha bütün bir gazete olacak.
Okurlarımızın bu yöndeki tüm görüşlerine her zaman açığız.
Bu yönde katkı verenlere teşekkür ediyoruz.
Sorunları yazmanın çözüme katkısı var mı?
Toplumsal sorunları neden irdelemeye çalışıyoruz?
Bu soruların nedeni aslında biz değiliz.
Sorun görevlerini yapmayanlar.
Tarafları konuşturuyor, irdeliyoruz.
Yeri geldiğinde kavga, yeri geldiğinde barış içinde gerçekleri tartışmaya özen gösteriyoruz.
Bize en çok sorulan soruların başında yazılarımızın bir işe yarayıp yaramadığını, sonuca etkisini, kente katkısını geliyor.
Basının katkısı kaçınılmaz.
Hele hele son dönemlerde garip bir durum yaşanıyor.
Bir kesim siyasetçi, Sivil Toplum Örgütleri ve bürokratların nasıl kaçak güreştiğine tanık oluyoruz.
Halk adına siyaset yaptığını söyleyenlerin basının arkasına saklanarak başkalarına taş atmaya çalışması ne kadar normal olabilir?
Yerel siyaset, sivil otorite bu kentte sorunların çözümüne katkı sağlamak yerine adeta kendileri sorun haline gelmiş.
Yani sorunda zaten burada başlıyor.
Nedir, nedendir, neden böyle davranırlar?
Biz aslında pek çoğunun nedenini biliyoruz.
Bunların zaten kendileri sorun olduğundan sorun çözmelerini beklemek hata olur!