14 Mayıs seçimleri nihayet sona erdi.
Ancak Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kaldı.
Elimizde değerlendirilecek, yorum yapılacak birçok veri var.
Ulusal ölçekte şunu belirtmek isterim ki,
CHP kendi eliyle,
TBMM’ye tarihin en yüksek sayıda sağ parti girmesini sağladı.
DEVA,
Gelecek,
İYİ Parti,
Saadet Partisi,
Ve Demokrat Parti, Millet İttifakı ile meclise girdi.
Cumhur İttifakı ile meclise ise,
AK Parti,
MHP;
Ve Yeniden Refah girdi.
Adeta Truva Atı taktiği gibi değil mi?
AKP, MHP, Yeniden Refah Partisi, İYİ Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti olmak üzere, sağ partilerin kesin olmayan sonuçlara göre milletvekili sayısı tam 403 olarak göze çarpıyor.
Buna karşılık CHP, Yeşil Sol ve TİP'in toplam milletvekili sayısı 197 olarak dikkat çekiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan sağ partileri ikna ederse anayasa değişikliğini referanduma götürmeyebiliyor.
Bu tabloya bakınca,
Türk Sol’u kan ağlıyordur herhalde.
Seçimi bence yine kaybeden Millet İttifakı, ‘Erdoğan toplumdan beklediği güven oyunu alamamıştır’ diyor.
Kaybetmenin kılıfına bakar mısınız?
Asrın yıkımı yaşanmış,
Enflasyon,
Zamlar,
Döviz kuru saldırıları…
Erdoğan tüm bu bileşenlere karşın,
Bence görkemli bir zafer kazanmıştır.
Seçim öncesi konuşmalarda,
Muhalefet deprem bölgesinden olan beklentilerini dile getiriyordu.
Bekledikleri gibi olmayacağını onlara da söylemiştim.
Deprem bölgesi olduğu gibi AK Parti’nin yanında saf tuttu.
Herkes şaşkın.
Hatta solun yobazları depremzedelere küfür etmeye bile başladı.
Ancak depremzedeler,
Bu yıkımın yaralarını,
Erdoğan ve Ak Parti’nin saracağını düşündü.
Öyle de oldu.
Velhasılı kelam!
Altılı masa kadük kaldı.
Altılı masanın liderliği Kemal Kılıçdaroğlu,
Sevk ve idaresini ise CHP teşkilatları ile yapılıyordu.
Ancak,
Altılı Masa,
Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan vizyonu ile yönetildi.
Azınlığın çoğunluğa tahakkümü Türkiye’ye değil,
Sadece küçük partilerin meclise girmesine yaradı.
İkinci tur meselesini bilmem ama.
Artık herkes şapkasını önüne alıp,
İyice bir düşünmeli.
Totalde şöyle bakıyorum.
Altılı masa,
Yeşil Sol Parti,
Anketler,
Tanınmış gazetecilere rağmen,
Tek başına bu sonuçları alan bir liderden bahsediyoruz.
Bu seçim sonuçları,
Çok görkemlidir benim açımdan.
* * * * * * * *
Son dönemdeki yazılarım,
Genellikle Altılı Masa eleştirisi üzerine olmuştu.
Çok sık CHP eleştirisi yaptım.
CHP listesindeki Doğa Şanlıoğlu’nu,
İYİ Parti 1. Sıra Evrim Balbaloğlu’nu,
CHP İL Başkanı Murat Pulat’ı,
CHP teşkilatlarının çalışma prensiplerini,
Hep eleştirdim.
Okuyanlar da haliyle beni eleştirdi.
‘Ak Partili misin? AK Parti’yi mi tutuyorsun?’ gibi sorular.
Değil kardeşim gazetecilik yaptık.
Kalemin namusunu koruduk.
Çünkü doğruları yazdık.
Yanlışınıza yanlış dedik mesele bu.
CHP’li arkadaşlara hep dedim.
Twitter’dan,
Sosyal medyada seçim kazanılmaz.
Şanlıoğlu’nun,
Balbaloğlu’nun kazanamayacağını söylemiştik.
Murat Pulat’ın sahada çalışmadığını söylemiştik.
Peki seçimin ikinci turunda Doğa Şanlıoğlu sizce Zonguldak’ta çalışacak mı?
Kılıçdaroğlu için oy isteyecek mi?
Balbaloğlu sahada çalışacak mı?
Tabi ki hayır.
İYİ Parti İl Başkanı Erdal Gülay sahada ne kadar çalıştı?
Sayın Gülay’ın seçim çevresi olan Terakki’den,
Bir sandıkta İYİ Parti’ye 26 oy,
Diğerinden ise 12 oy çıkmış.
Daha ne anlatayım yani.
Türk muhalefetinin,
Acilen yeni bir dizayna ihtiyacı var.
Hatta bu Zonguldak’tan başlamalı.
* * * * * * * *
Zonguldak’ta Cumhur İttifakına gelirsek.
Zonguldak vekil dağılımında,
Gelenekselin dışına çıkmadı.
Seçim öncesi hatırlayın.
AK Parti’nin 3.sırayı kaptırabileceği konuşuluyordu.
Ama olmadı.
Mevcut sistem korundu.
Merkez İlçe dışında,
Diğer ilçelerden hem Erdoğan hem AK Parti çıktı.
Bir tek Kilimli’de CHP çıkmıştı sanırım.
Ak Parti Zonguldak Teşkilatı açısından,
Bunu başarı olarak görüyorum.
Biliyorsunuz ki,
AK Parti Zonguldak,
İki senedir çalkantılı bir süreç yaşadı.
Merkez İlçe değişti.
İl Başkanı iki kere değişti.
Kısa bir zaman kala Mustafa Çağlayan il başkanı oldu.
O da zaten kısa sürede kendini ispat etti.
Bir önceki seçime göre,
AK Parti’nin Zonguldak’ta,
10-16 bin arasında bir oy kaybı var.
Bunu normal görüyorum.
Fırtınalı günlerden sonra,
Çok normal hem de.
Bir de bazı sıralara verilen tepkiler,
Daha da normalleştiriyor.
Belki vadi bölgesinde Nejdet Tıskaoğlu olmasaydı,
Rakam bile büyüyebilirdi.
MHP kanadında ise hayal kırıklığı yaşanıyor.
Herkes çok inanmıştı çünkü.
Bu inancın altında ise Kotra’nın ikna kabiliyeti yatıyor.
MHP uzun süredir görmediği bir teşkilatlı çalışma yürüttü.
Kurumsal kavramlar ilk defa tanıştı.
Müthiş bir birliktelik havası vardı.
Kotra’ya verilen destek yeterli olmadı.
Bana sorarsanız,
Kotra olmasa,
Bu oy da alınamazdı.
İki hafta herkes için zor olacak.
Onun akabinde,
Yerel seçimlerin startı verilir.
Yoğun atmosfer bizleri bekliyor.