Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun çok ciddi biçimde zarar ettiğini herkes kabul ediyor.

İşçi alsanız, üretimi artırsanız, bu zarar daha da artıyor.

Başka bir şey yapmak lazım...

Hani Kardemir, 1 liralık sembolik bir rakama özelleştirilmişti, hatırlıyor musunuz?

Devlet, Kardemir’i çalışanlara vermişti.

Genel Maden İşçileri Sendikası, en verimli işletme olan Karadon’un özelleştirilmesine şiddetle karşı.

Bu mesleğe başladığım 1990 yılında da sendika, hükümetin ve sonrasındaki hükümetlerin tüm önerilerine karşı çıktı.

İşçi sayısı 42 binlerden bugün 8 bin 600’e düştü.

Üstelik üretim kademelerinde görev alan bin 500 işçinin de emekliliği geldi.

Onlar da emekli olursa, toplam işçi sayısı 7 binlere düşecek.

Ondan sonra TTK’yı tutabilene aşk olsun!

Amelebirliği’nin parası sermaye olur…

Hükümet, ister “özelleştirme”, ister “güzelleştirme” adı ne olursa olsun, bu hastalıklı yapıdan kurtulmak istiyor.

Bu korkunç zarardan kurtulmak istiyor.

Zonguldak’ın artık tekliflere duyarsız kalması, her şeye “hayır” demesi yanlış olur.

Genel Maden İşçileri Sendikası, havzanın en verimli işletmesi Karadon’a talip olmalı.

Sendikanın, “Evet, Karadon’u istiyoruz” dediği anda hükümetin de tüm kolaylığı sağlayacağına inanıyorum.

Ne olabilir?

TTK Karadon Müessese Müdürlüğü, Kardemir usulüyle bedelsiz maden işçilerine devredilir. İşçi, sermaye olarak Amelebirliği’nde biriken parayı kullanabilir. “Hayır” derseniz, bir süre sonra Amelebirliği de kapanır. Parası da hazineye devredilir.

Karadon’da üretilecek kömürü kullanacak bir termik santral projesi hayata geçirilir.

Hükümetin bu işe de çok sıcak bakacağını sanıyorum.

Karadon, 150 megavatlık bir santralin yıllık ihtiyacı olan 350 bin ton kömürü çok rahatlıkla üretebilir.

Bu kömürü üretmek için de Karadon’da en az 5 bin kişilik istihdam gerekir.

Karadon özelleştiği için, işçi alımında Maliye ve Enerji Bakanlığı’nın da izni gerekmez. Gerekirse, diğer müesseselerdeki işçiler buraya çekilir.

Sendika daha ucuz işgücü isterse, özel ve kaçak ocaklardaki deneyimli maden işçilerini Karadon Müessese Müdürlüğü’ne işe alır.

Ürettiğin kömürü sattığın bir santral olunca, zarar da olmaz.

Hem işçiler, kendi ortak oldukları bir kurumda, bugünkü gibi çalışır mı?

Daha çok işe sarılmazlar mı?

Zonguldak için daha ne olur?

Zonguldak, hükümetin TTK politikasını kabul ederse, hükümetten istenecek başka talepler de olur.

Ankara’nın TTK için her yıl ettiği zararın bir kısmı, Zonguldak’a özel teşvikte kullanılabilir.

Zonguldak’a özel bir teşvik uygulaması, Filyos Vadi Projesi’nin de hayata geçişini hızlandırır.

Sendika, sadece üyesi olan 8-10 bin insanı değil, özel ve kaçak ocaklarda çalışan maden işçilerinin geleceğini de düşünerek bir karar almalıdır.

Hatta Zonguldak’ın geleceğini düşünerek bir karar vermelidir.

Hemen “hayır” demeyin. Seslice düşünelim.
“Hayır” diye diye bu hale geldik.
Bir kez “evet” desek, belki kaderimiz değişecek.

Tartışalım... Yüksek sesle düşünelim... Karşıt görüşleri “hain” ilan etmeyelim…

1990 grevinde 100 bin insan yürüdük.
“Çankaya’nın şişmanı, işçi düşmanı” dedik.
“İşçi ocağa, Semra kucağa” dedik de ne oldu?
26 yıl sonra kucağa oturan Zonguldak oldu…

Türkiye’nin en geri kalmış illerinden biri Zonguldak oldu