Dün, bu köşede anlattık...

Dedik ki:

"Eskiden, TTK’da 'mürettep köy' uygulaması vardı.

Maden işçilerinden şehir merkezlerinde ikamet edenlerin kesintisiz olarak 'daimi işçi' statüsünde, köylerde ikamet edenlerin ise; bir ay köyde, bir ay da ocaklarda çalışmalarıyla 'gruplu işçi' olarak da isimlendirilen bir düzende çalışmalarıyla yöreye özgü bir çalışma ve yaşam şekli gelişmişti.

Gruplu olan işçilerin köyleri, özelliklerine göre 'kazmacı köyü' ve 'domuzdamcı köyü' olarak ayrılmış ve aynı köyden olanlar, madenciliğin zor çalışma şartlarındaki olağanüstü durumlarda birbirlerine destek verecekleri değerlendirilerek, ocaklarda bir arada olacak şekilde görevlendirilmişlerdi.”

“Madende bir ay çalışacak işçilerin kalacakları pavyon mu var?” diye sormuş, bazı okurlar...

TTK’da çalışan işçiler de, özel servislerle işe gidip-geliyorlar.

Özel ocaklarda çalışan işçiler de, özel servislerle işe gidip-geliyorlar.

TTK’ya alınacak işçilerde "iş deneyimi" aranabilir.

O zaman özel ocaklarda çalışan işçilerin, TTK’da iş bulması daha kolay olur.

"Mürettep köy" uygulamasına göre işçi alınabilir.

"Ailesinde madende çalışmış biri olma şartı" aranabilir.

Caddeden tutup ocağa sokulan gençlerden verim alınamadığı görüldü!

Mutlaka "mülakat sistemi" olmalı...

Kazmayı-baltayı tutabilenler işe alınmalı.

Genelevdeki kamu görevi!

Zonguldak Belediye Meclisi'nin CHP Grup Başkanvekili Dr. Atınç Kayınova, Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan için kamuda yöneticilik deneyimi olmadığını, Kızılay Kan Merkezi Müdürlüğü’nün önemli bir görev olmadığını söylemiş!

Dr. Atınç Kayınova, Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü veya başhekimlik filan mı yaptı?

Yöneticilik deneyimini nerede kazandı?

Bizim bildiğimiz, bir dönem Acılık’taki Zonguldak Genelevi’nde çalışan hayat kadınlarının doktoruydu!

Kadınlar, "kamu hizmeti" yaptığına göre, Dr. Atınç Kayınova’nın yaptığı da bir "kamu görevi"ydi!

Ama sonra orada çalışan kadınlarla büyük bir sorun yaşadı!

Konu, Zonguldak Adliyesi’ne taşındı!

Yani orayı da yönetemedi!

Sonuç ne oldu, bilmiyorum...

Genelev kapandıktan sonra dava düşmüş olabilir mi?

Batuhan Karamalak gündem oldu

Karar Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Batuhan Karamalak, Pusula’da yazmaya başladıktan sonra resmen gündem oldu.

Her gün hakkında en az iki köşe yazısı, iki canlı yayın programı yapılıyor!

Karamalak şaşkın...

“Pusula’da yazmanın böyle etkili olduğunu bilseydim, daha önce gelirdim” diyor.

Üzerindeki tembelliğini atabilir, daha erken kalkar, daha çok haber yazar, daha etkili köşe yazıları yazarsa, çıtayı yükseltebileceği tavsiyesinde bulunuyorum.

“Büyük lokma ye, büyük konuşma” diyorum.

"Lokmalarını iyi çiğne... Hazım sorunu yaşama" diyorum.

Bu toprağın çocuklarının elinden tutmak benim görevim.

Koşmak ise, onların bileceği iş...

Bu kadını partiden at!

Bir meclis üyesi, partisinin il başkanına gider...

“Bu kadını partiden at” der!

İl başkanı, “Neden atayım?” diye sorar!

Belediye meclis üyesi, “Sen at işte” der!

İl başkanının odasındaki gerilim yüksektir!

İl başkanı, olayı kavramakta zorlanır!

Ama kadını da partiden atmak istemez!

Meclis üyesinin partiden attırmaya çalıştığı kadın, eski eşidir!

İl başkanı ile eski eşinin arasında bir ilişki olduğundan şüphelenen meclis üyesi, bu olaya son vermek istemektedir!

Ama gidip eşiyle konuşacağına, il başkanıyla konuşur!

İl başkanı da, gidip eski eşle konuşur!

"Bahçıvan şoföre, şoför aşçıya, aşçı uşağa, sonra hepsi uşağa..." gibi bir durum yani!