Madenci Korosu hakkındaki yazımız büyük ilgi gördü!
TTK işçilerinden oluşan koronun, üzerlerinde TTK’nın verdiği kıyafetle sahneye çıkıp köçek gibi oynamaları, gerdan kırıp göbek atmaları tepkilere neden oldu.
Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürü Muharrem Kiraz, Madenci Korosu’na el atmalı!
Üzerinde TTK’nın verdiği kıyafetle sahneye çıkan Madenci Korosu, etkinliklerde köçek gibi oynayamaz!
Madenci Korosu, TTK’yı, maden işçisini köçek durumuna sokamaz!
İlla “Biz köçek gibi oynamak, sahnede kıvırmak istiyoruz” diyen koro üyeleri varsa TTK’dan ayrılsınlar!
İster pavyonda sahneye çıksınlar!
İster düğünde!
Ama Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun kıyafetiyle bu iş olmaz!
Ya işi bırakın!
Ya üstünüzdekileri çıkarın!
Ya da köçek gibi oynamayı bırakın!
Masum bir iş değil!
Haber Zonguldak’ta bomba etkisi yarattı!
Erdemli Belediyecilik, yerini Furatlı Belediyeciliğe bıraktı!
Neydi o haber?
“CHP eski İl Başkanı Halil Furat’ın kızı Ayşenur Furat, Zonguldak Belediyesi’nin Revizyon İmar Planı ihalesini kazanan Orplan Planlama adlı şirkette işbaşı yaptı.”
Haberin ardından telefonum çaldı!
“Halil Furat’ın kızı Ayşenur Furat’ın Zonguldak Belediyesi’nin Revizyon İmar Planı ihalesini kazanan Orplan Planlama adlı şirkette işbaşı yapması çok masum bir olay değil! Yani bir kız çocuğunun işe girmesi gibi sıradan bir olay ve sıradan bir haber değil” dedi.
“Peki nedir?” diye sordum!
“Eğer konu sadece iş olsa, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem bu kızı belediyeye işe alırdı! Orplan Planlama, Zonguldak Belediyesi’nin Revizyon İmar Planı’yla ilgili çalışma yapacak! Halil Furat’ın yapılan tüm çalışmalardan kızı vasıtasıyla haberi olacak! Sorunu olanı, talebi olanı çağırıp konuşacaklar! Sonra! Sonrası malum!”
Bir baba, kızını böyle bir işte kullanır mı?
Zonguldak’ta bu işi yapacak tek kişi Halil Furat’ın kızı mı?
Sesimiz ormanda yankılandı!
Zonguldak Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin, neredeyse 9 aydır kurumun misafirhanesinde kalıyor. Bir akşam yemeği için mesaiye kalan personele ödenen ücret, 5 ile 10 bin lira arasında değişiyor. Hafta sonları ailesini misafirhanede ağırlayan Hasan Keskin’in kuruma olan maliyeti her geçen gün artıyor.
Bu iddiaları yazdık!
Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin, kulağının üstüne yatıyor!
Onun kulağının üstüne yatması sorun değil!
Orman Genel Müdürlüğü neden kulağının üstüne yatıyor?
Devlet, tasarruf genelgeleri yayınlarken Hasan Keskin’i bu genelgelerden muaf kılan bir özelliği mi var?
Varsa bilelim!
Biz de ona göre hareket edelim!
Orman Bölge Müdürlüğü’nde yazdığımız diğer konuyla ilgili netice alındı!
Bu konuda da netice alınacağına inanıyoruz!
Kıbrıs Fatihi
İçinden çay geçen ilçede faaliyet gösteren bir müteahhit alkollü araç kullanmaktan ehliyetini kaptırmış!
Ancak müteahhit yine araç kullanıyor!
Yakın ilçelere, beldelere gidiyor!
Kaz gelecek yerden kuzuyu, kuzu gelecek yerden kazı esirgemiyor!
Ehliyeti yok ama uçuyor!
Geçenlerde, siyasetçi ve bürokratlarla bir Kıbrıs programı yapmışlar!
İlçe/belde çalkalanmış!
İnsan Kıbrıs’ta yaptıklarını içinden ve kenarından çay geçen yerlerde anlatır mı?
Bu müteahhit önceki dönem CHP’liler ile dans ediyordu!
Şimdi AK Parti’liler ile vals yapıyor!
Ama ne hikmetse kılıcı hep kendine yontuyor!
Kıssadan Hisse: Padişah ve fakir adam
Bir gün bir padişah, rüyasında tüm dişlerinin döküldüğünü görür. Hemen sarayının en iyi rüya tabircisini çağırır.
Tabirci rüyayı dinler ve der ki:
- Padişahım, bütün akrabalarınızı kaybedeceksiniz...
Padişah bu yoruma çok sinirlenir. Tabirciyi zindana attırır.
Sonra başka bir tabirci çağırılır. Aynı rüya anlatılır.
Yeni tabirci şöyle der:
- Padişahım, Allah size uzun ömür versin. Akrabalarınızdan daha uzun yaşayacaksınız.
Padişah bu yoruma çok sevinir ve tabirciyi ödüllendirir.
Hisse: Söz doğru bile olsa, onu nasıl söylediğin en az ne söylediğin kadar önemlidir.
Günün Fıkrası: Avcı
İki avcı ormanda yürürken bir tanesi aniden yere yığılır. Gözleri dönmüş, hiç nefes almıyor gibi görünmektedir.
Diğeri hemen cep telefonuyla acil servisi arar:
- Arkadaşım öldü galiba! Ne yapmalıyım?
Telefonun ucundaki görevli sakin olmasını söyler ve şöyle der:
- Sakin olun efendim. Öncelikle gerçekten ölüp ölmediğinden emin olun.
Bir sessizlik olur...
Sonra bir silah sesi duyulur. Avcı tekrar telefona gelir:
- Tamam, şimdi ne yapayım?