Türkiye Taşkömürü Kurumu, yeni iş sağlığı ve iş güvenliği koşullarına ayak uydurmalı!
Sonuçta devletin kurumu geldi, eksikleri belirledi!
Bir dilekçe ile üretimi durdurdu!
İnatlaşmanın gereği yok!
TTK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müfettişlerinin tespit ettiği eksikleri bir an evvel gidermeli!
Armutçuk ve Üzülmez’de üretim başlıyor!
Bu iki müessese, nasıl olsa üretim izni verildi diye ipe un sermemeli!
Allah korusun!
Yarın bir kaza olur!
Hep birlikte yanarız!
Kozlu ve Karadon’da üretim izni yok!
Çok hızlı bir şekilde eksikler giderilmeli!
Eğer müfettişlerin eksikleri giderilemiyorsa, yasa/yönetmelik değişmeli!
Zonguldak’ın kaderi, bir müfettiş raporuna bağlanmamalı!
Bakın üretim durdu!
Zonguldak’ta hiçbir şey olmadı!
TTK korkunç bir şekilde zarar ediyor!
Ankara, Zonguldak’ı test etti!
TTK yönetimini test etti!
Sendikası test etti!
İşçiyi test etti!
Siyaseti test etti!
İktidarı test etti!
Muhalefeti test etti!
Çalışanları mağdur etmediğiniz zaman hiç kimsenin sesi çıkmaz!
Ortaya çıkan sonuç bu!
O nedenle, herkes işinin kıymetini bilsin!
Tahsin Erdem, kaçak inşaata göz yumacak mı?
Zonguldak Merkez Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak’ta Münevver Kavi’ye ait arazi Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem tarafından hafriyat döküm alanı ilan edildi!
Tahsin Erdem, Belediye Başkanlığı’ndan önce muhasebeci idi!
Akın Kavi’nin defterlerine bakıyordu!
Akın Kavi’nin üzerine kayıtlı bir şey yok!
Bahçe annesinin üzerine!
Televizyon eşinin üzerine!
Şirket akrabasının üzerine!
Araba şirketin üzerine!
Üstünde bir dünya haciz!
Maaşında bir dünya haciz!
Hafriyat alanına gelen kamyonlar hisseli araziye hafriyat döküyor!
Kamyonların başında Akın Kavi var!
Nereye isterse oraya döktürüyor!
Zabıtaya şikayet ediliyor!
Zabıta uzaktan bakıp gidiyor!
Bir daha şikayet ediliyor!
Zabıta Akın Kavi ile sohbet ediyor!
Zabıta yine iyi!
Milli Emlak’tan gelenler ahırda içki içiyorlardı!
Bir de üst düzey bürokrat geliyor, o da ahırda içiyordu!
Şimdi Akın Kavi onlar için düzgün bir yer yapmaya çalışıyor!
Ama yine yanlış yere yapıyor!
Kaçak yapıyor!
Akın Kavi, babasını bile hisseli arazide toprağa vermiş!
Babasının mezarı olduğunu söyleyip oraya konmak istiyor!
Ama hisse sahipleri öyle düşünmüyor!
Anlayacağınız Akın Kavi kaçak köçek işler yapmaya devam ediyor!
İmara aykırı beton döküyor!
Prefabrik koymaya çalışıyor!
Kameralar kayıtta!
Biz takipteyiz!
Bakalım Tahsin Erdem, bu kaçak inşaata göz yumacak mı?
Milli Emlak Müdürlüğü üzerine hafriyat dökülen arazisine sahip çıkmadı!
Sahip çıkmadığı gibi orayı Akın Kavi’ye ya da annesine satarsa hiç şaşırmam!
TTK Memurlar Lokali işletmecisi Sami Aydın da benzer bir iş yapmaya kalkmıştı!
Akın Kavi ve Sami Aydın’ın akıl hocası aynı!
Amcasından Akın Kavi’ye mektup
Turgut Kavi, karısının televizyonunda çalışan, annesinin bahçesine hafriyat döken, hisseli araziye babasını gömen, üzerine kayıtlı bir şeyi olmayan kardeşinin çocuğu Akın Kavi’ye mektup yazdı!
Günlerdir amcası Turgut Kavi hakkında isim vermeden “Babamın kardeşi” diyerek yayın yapan Akın Kavi’ye yanıt geldi!
“Birisi çıkmış bana iftira atıyor. Yok hırsızlıktan sürgün yemiş, yok ölü ineğin etini kasaba sattın diyor.
O zata sesleniyorum! Kardeşlerin, eşin ve çocuklarına hiçbir şey demiyorum. Ama benim ve çocuklarım için yazdığın iftiraları ispatlamak zorundasın. Eğer ispat edemiyorsan iftira at izi kalsın diyorsan alçaksın, şerefsizsin.
Karısı dediğin kişi 30 yılın üstünde devlete öğretmen ve okul müdürü olarak şerefle görev yapmıştır.
O kişi sen arabalarda muavinlik yaparken okuluna kaydını yapmış, ortaokulu diplomanı vermiştir.
Belediye Başkanlık adaylığına gelince Milliyetçi Hareket Partisi’nden aday gösterildi.
Rahmetle anıyorum; Alpaslan Türkeş Zonguldak’a geldi. Emirgan’da baş başa yemek yeme şerefine eriştik.
Sayın Devlet Bahçeli ile seçim görüşmesi yaptık. Teşkilat ile çalıştık, MHP’li yönetici ve teşkilatta bulunan arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Onlarla ve eşimle gurur duyuyorum. Sen teşkilattakilere ve eşime laf söyleyecek adam değilsin.
Bir daha iftira atacaksan ismimi açık açık yaz ki millet seni de bizi de anlasın.
Sonra eşim hem MHP’de hem AK Parti’de Kadın Komisyon Başkanlığı gururla yaptı, sana yazıklar olsun.”
Devrim Dural ne bekliyordu?
CHP İl Başkanı Devrim Dural, TTK Kozlu, Üzülmez ve Karadon Müesseselerinin kapatılmasına yapılan itiraz için Zonguldak 4. İş Mahkemesi’nde görülen duruşmanın ardından "Mahkemeden beklediğimiz sonuç çıkmadı” demiş!
Devrim Dural ilk duruşmada oralarda değildi!
Bu kez önceden duyuru filan yaptı!
Ekibini topladı Adliye önüne geldi!
Üzülmez’de üretim başlayacak!
Kozlu ve Karadon için üretim kararı çıkmadı!
Eğer TTK’da hiç üretime başlanmayacağı kararı çıksa Devrim Dural oralarda şov yapacaktı!
Bir de mahkemeler beklentiye göre değil, hukuka göre karar verir!
Son dönemde mahkemelerden CHP’nin beklediği kararlar çıkmıyor!
Üzülmez için üretim kararı çıkması CHP’yi şaşırtmış olabilir!
Siyaset uğruna birbirinden çelişkili açıklamalar yapmaya, yakaya mikrofon takıp önemli siyasetçi pozları vermeye gerek yok!
Burası Zonguldak!
Herkes, kimin ne olduğunu biliyor!
Zonguldak’ta terminal tuvaletini ücretsiz hale getirince büyük iş yaptığını sanan CHP’nin İl Başkanısın sonuçta!
Belediye Başkanı’nın işsiz oğlu yardımcın!
Bu kadar!
Kıssadan Hisse: Güçlü horoz!
Kral dövüşlerde ödül kazanan horozunun daha da yırtıcı olmasını istemektedir. Horozunu alelade kuşları şampiyona çevirmekle ün salmış bir eğitmene götürür.
“Onu bana bırak ve bir hafta sonra gel.” der eğitmen.
Bir hafta sonra kral geri gelir ve külhanbeyi horozunun yeterince güçlü bir sesle ötmediğini, yeterince tehditkâr bir çalımla gezinmediğini görür.
“Besbelli ki henüz hazır değil.” diye açıklar eğitmen. “Kibirli ve kendinden emin. Diğer horozlarla kavgaya girişiyor. Haftaya gelin.”
Bir hafta daha geçer. Kral geri geldiğinde ödüllü horozunun ense tüylerini ancak kabartabildiğini ve kavga başlatmak için ancak kanat çırptığını fark eder.
“Gördüğünüz gibi henüz hazır değil!” der eğitmen. “Hala birden alevleniveriyor ve başka kuşlar onu zorladığında onlara kızgın bakışlar fırlatıyor. Bir ay sonra gelin.”
Bir ay geçer ve Kral horozunun durumunu görmek için gelir. Dehşet içinde vahşi horozunun uysal bir horoza dönüşmüş olduğunu görür. Eğitmene çılgınca bağırmaya başlar;
“Benim güzel savaşçı horozumu mahvettin! Şuna bak! Dövüşmek istemiyor! Bundan böyle asla bir yarış kazanamaz!”
“Bu doğru değil” diye cevaplar eğitmen. “Bakın ne kadar sakin ve korkusuz görünüyor. Sükûnet içinde ve güçlü duruyor artık. Diğer kavgacı horozlar onu gördükleri an korkularından kaçacaklar!”