Zonguldak,
Yıllardan bu yana yaşadığı acıları,
Tekrar yaşadı.
Gelik’te,
İki madencimiz,
Maden ocağı kazasında,
Hayatını kaybetti.
Neyse ki,
Uzun yıllardan bu yana,
Bu ölümler ve kazalar,
Bu şehirde normalleştirilmedi.
Ancak,
Bu dönem biraz,
Manidar bir dönem oldu.
TTK’da,
İşçi sağlığı açısından eksiklikler bulundu.
İş durdurma kararı alındı.
Bu da,
Kentte tepkiye neden oldu.
Oldu ama,
Gelgelelim görüyoruz ki,
Özel ocaklarda aynı sağduyu hakim değil.
Kaçak ocakları,
Saymıyorum bile.
Geçtiğimiz aylarda,
Şöyle bir yazı yazmıştım, “TTK Zonguldak’ın en fakir kömürcüsü” diye.
En zengin kömürcüleri ise,
Rödovans sahipleri ve kaçak ocak sahipleridir.
En ucuzu ise,
Zonguldak insanının canıdır.
Zonguldaklı işçi yer altını kazıyor.
Patronlar ise masa başında kazı kazan oynuyor.
Bu kentte,
Taşkömürünün tonu başına kaç insan ölüyor?
TTK’da ölen,
Rödovanslı sahada ölen,
Kaçak ocakta ölen…
Çalışma şartları ve ekonomik şartlar değişiyor.
Gelgelelim,
Mezar taşları hep standart!
Hepsinde aynı.
Beyaz mermer üzerine bırakılmış hikayeler.
Ekmek kaygısı üzerine atılmış kara toprak.
Öyle ya!
Hep derler ‘Zonguldak’ta kömür masraflı, pahalı çıkar’ diye.
Öyle!
Ama nedense,
Hep Zonguldaklının hayatına iskonto yaparlar.
Mükellefiyet değişmedi.
Sadece konjonktürel bir mükellefiyete doğru itildik.
Zamanında devlet zoruyla.
Şimdilerde ekmek kaygısıyla.
Mükellefiyet Şiiri ile bitireyim.
*
Mükellef ilan oldu gelin dediler,
Cehennem deliğine girin dediler,
Yeni de kartımı aman elime de verdiler.
*
Aman da beyim vay efendim bu nasıl emir,
Kapandı kapılar sürüldü demir.
*
Aman da beyim vay efendim künyem yazıldı,
İlet mezarlığına kabrim kazıldı.
*
Mükellefin önüne astılar bayrak,
Ankara'ya gitti gelmedi evrak,
Elli binliği verem sürgünden bırak.
*
Aman da beyim vay efendim bu nasıl emir?
Kapandı kapılar sürüldü demir.
*
Aman da beyim vay efendim künyem yazıldı,
İlet mezarlığına kabrim kazıldı.
*
Mükellefin önünde yerli de kantarlar,
Snafora dadanmış gavur muhtarlar,
Mükelleften kaçanı sürgün yaparlar.
*
Aman da beyim vay efendim bu nasıl emir?
Kapandı kapılar sürüldü demir.
*
Aman da beyim vay efendim künyem yazıldı,
İlet mezarlığına kabrim kazıldı.

* * * * * * * * * *
Daha dün yazmıştım.
Zonguldak Sol’u bir garip diye.
Haberal Ailesi’nden ise örnek vermiştim.
Bugün güne,
Merve Kır ile uyandık.
Merve Kır,
Batu Müftüoğlu ile evlenmişti.
Şu an,
Ağırlıklı İstanbul’da iş hayatını sürdürüyor.
Merve Kır,
Sol çizgiden,
Ülkücü-Milliyetçi çizgiye,
Sert bir dönüş yaptı.
Yavuz Ağıralioğlu’nun Genel Başkan Yardımcısı olabileceği söyleniyor.
Siyasi kulisler çalkalandı.
Çünkü,
Merve Kır,
Kadın Kolları Genel Başkanlığı için bile mücadele etmişti.
Bu konuda,
Sevinen CHP’liler var.
Ama söyleyeyim size.
Gelen gideni aratır.
Kolici Safinaz’ı unutmayın.
Garibana koli dağıtırken,
Kendini çektirip,
PR yaptığını sanan Safinaz’dan bahsediyorum.
Videonun iğrençliğini görmelisiiniz.
Böyle riyakarlık yoktur yani.
Mideniz bulanır o biçim.
Haydi Merve Kır kendini attı bir yere.
Safinaz ne yapacak?
Kendini yerlere atacak.
* * * * * * * *
31’ini bitirip 32’sinden gün alanın,
Cadı avı bitmek bilmiyor.
Biz,
İlk Cemre’nin,
Ramazan Ayının ilk günü,
Havaya düşmesini bekliyorduk.
İlk cemre Gazipaşa’ya düştü.
31’ini bitirip 32’sinden gün alanın,
Temas ettikleri,
Bir bir aforoz ediliyor.
Jonns Sins!
Sosyal medyacılar.
Fırat’ın doğusundakiler.
İncivez’dekiler…
Havaya düşmesi gereken Cemre,
Bir süre önce,
31’ni bitireip 32’sinden gün alana düşmüştü.
Seçim döneminde de,
Parti yeleği giyen küçük kızlar,
Bunun ağına düşmüştü.
Diğer Cemreleri,
Şubat’ın sonu,
Mart’ın başında bekliyoruz.