TSO seçimlerinin ardından yeni yönetimler oluştu ve görev dağılımları yapıldı.

Şimdi çalışma zamanı.

Hepimiz biliyor ve kabul ediyoruz ki, Zonguldak, zamanının çoğunu ağlayıp sızlamakla geçiriyor.

Ne sinerjisini birleştirebiliyor, ne samimiyetini yeterince ortaya koyabiliyor.

Kişiler, kurumlar kendi başlarına.

Ortada ciddi bir senkron sorunu var.

Eğer senkron biraz çözülebilse, bu kent adına daha güzel gelişmeler olacak.

&[#]8220;Kentin dinamik güçleri&[#]8221; diyebileceğimiz çok az kurum var.

Bunlardan biri Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS).

Ama yalnızlar.

Mesela, Türkiye Taşkömürü Kurumu&[#]8217;na (TTK) işçi alımı konusunda ne kadar yalnız kaldıklarını üzülerek görüyoruz.

Ne iş dünyasından, ne esnaf temsilcilerinden, sendikanın ve Zonguldak&[#]8217;ın haklı taleplerine yeterli destek yok.

Sendika cephesi de, bu bağlamda eksik olabilir.

Ancak söz konusu TTK&[#]8217;ya işçi alımı, işçi aldırmak ise, bunda herkesin bir çabası, desteği olmalı.

Bir diğer dinamik güç ise, Ticaret ve Sanayi Odaları (TSO)&[#]8230;

Yıllardır gerçek anlamda güçlerini birleştirip Zonguldak adına ortaya koyamayan kurumlar bunlar.

Kentin duygularını, taleplerini, heyecanını, öfkesini, sabırsızlığını, beklentilerini ciddi olarak, en güzel şekilde ortaya koyabilecek kurumlar TSO&[#]8217;lar.

Zonguldak, Ereğli, Devrek, Çaycuma ve Alaplı&[#]8217;da ayrı ayrı telden çalıp durdular.

Kentin ortak taleplerini dillendirme adına yumruklarını masaya vuramadılar.

Siyasetçilerle dirsek temasları çoğu zaman bireysel kaldı.

Ne Zonguldak&[#]8217;a bir Bakan geldiğinde sözlerini dinletebildiler, ne birlikte Ankara&[#]8217;ya çıkarma yapabildiler.

Oysa, bunları ve daha fazlasını yapabilecek güçleri vardı.

Şimdi kongreler yapıldı ve yeni bir heyecanla yola çıktılar.

Seçilenler oldu, seçilemeyenler oldu.

Seçilenleri bir kez daha kutluyor ve bu kent için ne kadar önemli olduklarını bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Bu bahsettiğimiz eksiklikleri kendileri de kabul ediyor ve biliyorlar.

Önemli olan da bundan sonrası&[#]8230;

TSO&[#]8217;ların güçlerini birleştirip, iş dünyasının, sokağın, çalışanların, işsizlerin, kısaca kentin ortak taleplerinin dile getirilmesi konusunda yumruklarını masaya vurması gerekiyor.

Örneğin; GMİS ve TTK&[#]8217;nın işçi talebine sahip çıkıp destek olmaları gerekiyor.

Daha pek çok konuda kent adına ses vermeleri gerekiyor&[#]8230;

Bunları yapabilirlerse, hem TSO&[#]8217;lar çok daha güçlü olur, hem de Zonguldak&[#]8217;ın elini güçlendirirler&[#]8230;

Kazanan Zonguldak olur.

Tüm yeni yönetimlere önerimiz &[#]8220;lokomotif&[#]8221; olmaları.

Yazık, çok yazık&[#]8230;

&[#]8220;Açılım-saçılım&[#]8221; derken, PKK&[#]8217;lılar ne güzel gidiyordu.

İçte ve dışta bilinen ve bilinmeyen pazarlıkların ortasında kalan Türkiye&[#]8217;de terörün şimdilik askıya alınması bile mutlu ediyordu insanları.

Ve bu sürecin neresinde, neyin patlak vereceği endişesi yaşanıyordu.

O endişe, geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleşti.

Hatay&[#]8217;ın Reyhanlı ilçesinde bombalar patladı.

46 insan yaşamını yitirdi.

146 insan yaralı&[#]8230;

Şimdi bir sürü soru akla gelecek:

Suriye mi yaptı?

PKK&[#]8217;nın barış sürecini desteklemeyen kanadı mı yaptı?

Türkiye&[#]8217;yi, Suriye bataklığına çekmek isteyen ABD ve Avrupalı müttefiklerinin ajanları mı tezgahladı?

Yoksa bunu da mı Ergenekoncular yaptı?

Şimdi bu senaryolar bitmez.

Şunu görüyoruz ki, şer güçler, Türkiye&[#]8217;de istedikleri yerde, istedikleri anda bombaları patlatabiliyor.

Ve bu kirli savaş döneminde, Türkiye adına siyaset yapan, Türkiye&[#]8217;nin çıkarları adına siyaset yaptığını söyleyen siyasi temsilciler birbirini yemeye devam ederek, şer güçleri güldürüyorlar.

Bizler; batıda, kuzeyde ne kadar rahat olsak da, güneyde savaş hiç bitmeyecek.

En iyi anayasayı çıkarsanız da, en iyi demokrasiyi de getirseniz da, ipimiz süper güçlerin elinde olduğu sürece biz bunları hep yaşayacağız.

Süper kıyaklar konusunda söz birliği yapan milletvekilleri, acaba ne zaman milli çıkarlar, menfaatler karşısında birlikte adım atabilecekler?..

Yazık, çok yazık&[#]8230;

CHP heyeti Suriye&[#]8217;ye&[#]8230;

Düne kadar can ciğer kuzu sarması olduğumuz Suriye ile birden bire nasıl bu kadar çatışma içinde olduğumuzu hiçbir zaman tam olarak anlayamamıştık.

Başbakan&[#]8217;ın, Esad ile verdiği mutluluk pozlarını unutup sonrasında Suriye&[#]8217;yi ziyaret eden CHP heyetine kaptırması büyük bir çelişkiydi.

Bu süreçte; medyaya yansıyanlar, yansımayanlar, yansıtılmayanlar ortaya çok büyük çelişkiler koydu.

Sahi, Türkiye kendi istediği için mi Suriye ile kötü olmuştu?

Yoksa başkaları istediği için mi?

İç ve dış politikada silip süpüren hükümet, Suriye konusunda zaten hedefteydi.

Kendi ülkemize tam olarak yerleştiremediğimiz demokrasiyi, Suriye&[#]8217;ye getirme sevdasının başımıza bir gün iş açacağı belliydi.

Esad&[#]8217;ı demokratik yolla değil, savaş yoluyla devirme planlarının merkezinde olan Türkiye&[#]8217;ye sıçrayan ateş, iç siyasette AK Parti&[#]8217;ye koca bir eksi puan yazacaktır.

Türkiye, Suriye&[#]8217;nin iç işlerine bu kadar karışmışken, Esad&[#]8217;ın Türkiye&[#]8217;ye karşı elini kolunu bağlayıp duracağını mı zannediyoruz?

Umarız bu olayların sonrası gelmez.

Eğer bu saldırı gerçekten Suriye&[#]8217;den planlı bir şekilde geldiyse, Başbakan&[#]8217;ın yapması gereken bir şey var.

Acilen CHP&[#]8217;nin heyetini Esad&[#]8217;a göndermek!