29 Haziran 2011 tarihinde, “Özcan Ulupınar´a açık mektup” yazılmış bu sütunlarda.

Yani tam 3 yıl önce.

Rahmetli Veysel Atasoy’u kendisine hedef seçen, çıta gösteren Ulupınar’a yazılan o mektubu hatırlatmak farz oldu.

İşte o mektup:

[*] [*] [*]

“Genel siyasete yönelik tartışmaların ülkeyi nereye götüreceğini tahmin etmek zor.

Yerele yönelik beklentiler ise aslında biliniyor.

Buradan yola çıkarak, dünkü yemin töreninin ardından Zonguldak´ın yeni umdu Özcan Ulupınar´a kamu adına mektup yazmak farz oldu

[*] [*] [*]

Bir…

Eski Başkan, yeni Milletvekili Sayın Özcan Ulupınar, öncelikle yeni göreviniz hayırlı uğurlu, yemininiz daim olsun.

[*] [*] [*]

İki…

Zonguldak´ın yıllardır aşamadığı temsil sorununun aşılmasında iddialı bir isimsiniz. Umarız bu iddianızı bir sonraki seçime kadar sürdürür ve iddialarınızda haklı olduğunuzu gösterirsiniz.

[*] [*] [*]

Üç…

İlk mektubu size yazmamın tek nedeni, sizden beklentilerin daha fazla öne çıkması. Ciddi bir itici güç ve ateşleyici olabileceğinize yönelik inanç... Belki de mecburiyet! Çünkü yerelden genele arayışın, çırpınışın ilk adresi siz olacaksınız.

[*] [*] [*]

Dört…

Belediye Başkanlığı döneminde yakaladığınız sempati ve ilginin çok ötesine geçecek işler yapmak zorunda kalacaksınız.

Artık bir Belediye Başkanı gibi değil, Milletvekili gibi davranmak zorundasınız.

İlk günden disiplini elden bırakmazsanız, sonuna kadar böyle götürmeniz mümkün, yapacağınız her zikzak eksi puan olarak yazılacak.

[*] [*] [*]

Beş…

İsminizin sizden büyük olduğunu unutmadan, bunu söyleyenlere küsmeden, kızmadan, darılmadan çalışırsanız, bu olumsuz görüşü tersine çevirme şansınız var.

Kişilere göre kararları değişen biri değil, toplum çıkarlarına göre karar veren ve yetki kullanan bir Milletvekili olmanız size olan güveni hep tazeler.

Zonguldak ile Ankara´nın ilişkilerini düzenlemede, siyaset ve bürokrasi otoritesinin kaynaşmasında, kentin ve kentlinin kaynaşmasında yeni bir çığır açar, yeni bir başlangıç yapabilirseniz bu millet sizi başınızın üzerinde taşır.

[*] [*] [*]

Altı…

Geçmiş yıllarda Milletvekillerinin örgütlerle ve partili Milletvekilleri ile yaşadığı sorunlar, gereksiz ve ucuz polemikler, özellikle kongre dönemlerinde yaşanan kaçak güreşler, vefasızlık veya aşırı müdahaleci yaklaşımlar hem kendilerine hem partilerine zarar vermesine neden oldu.

Bu bağlamda enerjinizi bu işlerden çok hizmete yönelik konulara harcamanız sizin için ve Zonguldak için daha faydalı olur.

O zaman herkes sizin arkanızda durur ve bir sonraki dönemin tartışmasız birinci sıra adayı olabilirsiniz.

Muhalefet partili Milletvekillerinin öneri ve eleştirilerini dikkate alıp, onları da onere edip faydalanabilirseniz daha fazla büyürsünüz.

[*] [*] [*]

Yedi…

Seçimler sürecinde çıtayı Veysel Atasoy olarak işaret ettiniz. Bizce çıtanızı daha yüksek tutmalısınız.

Bunun için Zonguldak´ın konularına hakim olmanız gerekiyor.

Sizin danışmanınız olacak kişi; ‘lan-lun, dan-dum’ olursa, ‘kafadan eksi puanı aldınız’ demektir.

Sizin işlerinizi kolaylaştıracak düzenli bir enformasyon ağı kurabilirseniz başarılı olmanızda etkilidir.

[*] [*] [*]

Sekiz…

Herkesi dinleyebilirsiniz, ancak herkesin istediğini yapmak zorunda değilsiniz.

Bu nedenle yeri geldiğinde ağırlığınızı koyabilmelisiniz. Çünkü artık Belediye Başkanı değil, Milletvekilsiniz.

[*] [*] [*]

Dokuz…

Sayın Ulupınar, Sayın Milletvekili;

Zonguldak memleketin gerçek sorunlarını Bakanlara, Başbakanlara anlatamayan Milletvekillerinden çok çekti.

Bu yüzden sadece Devrek´in değil, Zonguldak´ın her noktasındaki sorunları önce analiz edip sonrasında çözümü için çaba göstermelisiniz.

Yeri geldiğinde bürokrasiyi delip Başbakan´a anlatabilmelisiniz. İşte o zaman daha fazla büyüyecek ve destek göreceksiniz.

[*] [*] [*]

On…

Sayın Milletvekili;

Zaman zaman gerek basından, gerekse sivil ve yerel otoritelerden eleştiriler alacaksınız.

Bu durumda kimsenin sizin adınıza dalkavukluk yapmasına izin vermemeniz sizin için doğru olacaktır.

Aracılar kullanmak yerine muhatabınıza kendiniz bizzat ulaşıp dinlemeniz geçmişte yaşanan olumsuz tabloların tersine olur.

Eleştirilere duygularınızla değil mantığınızla bakıp, hatalarınız karşısında geri adım atabilmelisiniz.

Kararlarınızı kişilere göre değil, doğru ve yanlışlarınıza göre alırsanız doğruya daha yakın gidersiniz.

[*] [*] [*]

On bir…

Hırsınız, yürüyüşünüz, bakışınız dahil her şeyiniz değişebilir, ama doğruluğunuz, dürüstlüğünüz, mütevazi yapınız değişmesin.

İhtiraslarınıza yenilirseniz Zonguldak sizi boğar.

Zonguldak´ın umudu değil hedefi haline gelirsiniz.

Biz bugün yazdıklarımızı hatırlatır, hatırlatmakla da kalmayız!

[*] [*] [*]

Pusula Gazetesi olarak başarılar ve sağlık diliyoruz.”

[*] [*] [*]

Üç yıl geçti.

Ulupınar yerinde sayıyor.

“Zonguldak’ın, Devrek’in Veysel Atasoy’u olacağım” diyerek seçildi.

Oldu mu?

Olamadı.

Rahmetli Atasoy’un tırnağı olamadı.

Bu kafayla da olacağı yok.

“Ulan hepiniz oradaydınız”

CHP içinde yaşanan tartışmaların ardından bugün AK Parti’nin Danışma Kurulu Toplantısı’nda yaşanan tartışmaların perde arkasını yayınlıyoruz.

Görünen o ki, yola çıkarken açık açık konuşmaya utananlar, tevazu gösterenler işler ters gidince, milletvekilliği seçimleri yaklaştıkça; kavga etmekten, küfür etmekten, hakaret etmekten geri kalmamış.

Seçimlerde partisinin veya adayının aleyhine çalışan İlçe Başkanları, Milletvekilleri ve partililer pişkin.

Mevcutlar düzeni yeni isimlerle korumak istiyor.

Başarısızlıklarına ortak arıyorlar.

Oysa kusur bir değil beş değil.

Meğer eteklerinde ne çok taş varmış!

Dök dök bitmiyor.

İşin buraya geleceği çoktan belliydi.

AK Partililer de aslında siyasette CHP’lilerden bir farklarının olmadığını göstermiş oldu.

Ne diyordu Başbakan:

“Ulan hepiniz oradaydınız!”