AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, kentin önünü açacak Çevre Yolu Projesinin ihalesinin yapıldığını açıkladı.
Müjdeyi veren Mustafa Çağlayan çok mutluydu.
Bu heyecan ve mutluluk açıklamasına da yansıdı!
“Çok heyecanlıyız, çok mutluyuz…
Emek verdik, gayret gösterdik ve hamdolsun neticesini aldık.
Zonguldak’ımızın yıllardır beklediği Çevre Yolu ihalesi gerçekleştirilmiştir.
13 kilometre uzunluğundaki bu dev proje, şehir içi trafiğini önemli ölçüde rahatlatacak, hemşehrilerimizin yaşam konforunu artıracak ve şehrimizi geleceğe taşıyacaktır” dedi.
Ve projenin detaylarını açıkladı:
Proje kapsamında;
▪️ Toplam uzunluğu 2x9.543 metre olan 6 adet çift tüp tünel
▪️ 2x1.111 metre uzunluğunda 8 adet çift köprü
▪️ 540 metre uzunluğunda 7 adet tek köprü
▪️ 4 adet farklı seviyeli kavşak yer almaktadır.
Bu yatırım, Zonguldak’ın ulaşım altyapısında tarihi bir dönüşümün başlangıcıdır.
Şehrimizin gelişimi, büyümesi ve geleceği adına atılan bu kıymetli adım için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu’na, Valimiz Sayın Osman Hacıbektaşoğlu‘na kıymetli Milletvekillerimiz Sayın Muammer Avcı‘ya Sayın Saffet Bozkurt‘a Sayın Ahmet Çolakoğlu‘na, bürokratlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Zonguldak’ımıza hayırlı, uğurlu olsun.”
Son yıllarda Zonguldak Merkez İlçe ve Kozlu’yu ilgilendiren en önemli proje budur!
Sahil ile çehresi değişen Kilimli’den sonra Kozlu’nun da vizyonu değişecek!
Ve Zonguldak rahat bir nefes alacak!
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan başta olmak üzere projede emeği geçen herkese biz de teşekkür ediyoruz!

Belediyeye girdi; makamda olsa Tahsin Erdem’e girecekti!

Zonguldak Valiliği önündeki alternatif 23 Nisan töreninde Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, oğlu Seyithan Erdem ve Özel Kalem Müdürü Ömer Çağla Kaya’ya ağza alınmayacak kadar ağır küfürler eden esnaf Harun Yücel, belediyeye giriş yasağı konulması üzerine “Beni belediyeye almayacak adamı s…m” demişti!
Yapar, yapmaz bilemem!
Pusula’nın “Belediyeye giremez” krizi tırmanıyor: Tahsin Erdem döndü, Harun Yücel nerede?” başlıklı haberi üzerine gaza gelen Harun Yücel, pazaryerinden yanına aldığı iki adam ile Zonguldak Belediyesi’ne gitti!
Harun Yücel dediği gibi Zonguldak Belediyesi’ne girdi!
Yetmedi, Başkanlık makamının bulunduğu üçüncü kata çıktı!
Orada güvenlik ile milli mücadele yaptı!
Onları da geçti!
Valilik önünde ettiği küfürlerin daha fazlasını etti!
Küfür etmekten yoruldu!
Belediye Başkan Yardımcısı Ogan Göktürk’ün odasında dinlendi!
Sonra elini, kolunu sallaya sallaya belediyeden çıktı, Soğuksu’daki işyerine gitti!
Eğer Tahsin Erdem, belediyede olsa idi, ona da girecekti!
Tahsin Erdem’in makam aracı belediyenin önünde idi.
Harun Yücel’in iddiasına göre Tahsin Erdem, belediyeden kaçtı!
Bir başka iddiaya göre Tahsin Erdem, Harun Yücel’in bir delilik yapacağını bildiği için sabah Belediye Kültür Merkezi’ne gitti!
Ama böyle kaç kaç nereye kadar!
Tahsin Erdem, önceki gün Uzun Mehmet Camisi’ndeki cenazeye de Mustafa Özdemir’in aracı ile gitmiş!
Tahsin Erdem, Akın Kavi’nin arabası kötü olduğu için onunkine binmiyormuş!
“Mustafa’nın ki daha iyi” diyormuş!
Bir başka iddiaya göre gündüz Mustafa Özdemir’inkine, akşam Akın Kavi’ninkine biniyormuş!

Kanlı, bıçaklı siyaset

Zonguldak’ın kalbi Gazipaşa Caddesi’nde, Defterdarlık binasının hemen önünde, her gün yüzlerce vatandaşın uğradığı o mütevazı büfede neler yaşandı biliyor musunuz?
Sokak ortasında, gündüz vakti, eski bir CHP Merkez İlçe Başkanı ile “Çiko Hasan” lakaplı büfeci Hasan Bostancı arasında çıkan gerilim, şehrin gündemine oturdu. İddiaya göre olay, Osman Zaimoğlu’nun büfeye girip Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem hakkında sert eleştirilerde bulunmasıyla başladı.
Hasan Bostancı, bu eleştirilere ilk etapta uyarıyla karşılık verdi.
Ama eleştiriler kesilmeyince iş büyüdü. Tezgâhın üzerindeki ekmek bıçağını eline alan Bostancı’nın, Rizeli hemşehrisi Zaimoğlu’nu kovalamaya başladı. Panik yaşandı, sesler yükseldi, ortalık bir anda karıştı.
Şehrin merkezinde, kamu binasının gölgesinde bıçaklı kovalamaca… Zonguldak gibi küçük bir kentte böyle bir görüntünün yaratacağı etkiyi tahmin etmek zor değil. İnsanlar şaşkın, bazıları öfkeli, bazıları da “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dercesine hayret içinde.
Öte yandan olayın arka planında başka iddialar da dolaşıyor. Gazeteci Mustafa Özdemir ile Hasan Bostancı’nın, son dönemde çeşitli tehditler aldığı belirtilen Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’i “korumaya” yönelik bir refleksle hareket ettiği konuşuluyor. Yani mesele basit bir büfe tartışması olmaktan çıkıp, siyasi sadakat ve koruma refleksine mi evriliyor, yoksa sadece anlık bir sinir patlaması mı? Bunu zaman gösterecek.
Zonguldak’ta siyasetin dozu bazen fazla kaçıyor. Eleştiri yapmakla bıçak çekmek arasında dağlar kadar fark olmalı. Hele ki bu fark, şehrin en işlek caddelerinden birinde, herkesin gözü önünde siliniyorsa… İşte o zaman “demokrasi kültürü” lafları havada kalıyor.
Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in etrafındaki koruma refleksi anlaşılabilir; her başkan eleştirilmekten hoşlanmaz. Ama bu korumanın sokak ortasında bıçakla yapılmasına gerek yok. Eleştiriye tahammül, siyasetin en temel şartlarından biri.
Netice itibarıyla Gazipaşa Caddesi’ndeki bu büfe olayı, Zonguldak’ın küçük ama derin siyasi gerilimlerini bir kez daha gözler önüne serdi. “Çiko Hasan”ın tezgâhındaki bıçak, belki de şehrin bazı kesimlerindeki tahammülsüzlüğün simgesi haline geldi.
Zonguldak’ta siyaset, biraz daha olgunlaşmalı. Hem eleştiren, hem de eleştirilen taraf için…