Kömürü çıkardığı yerde termik santrali kurmakta ısrar eden ve bunda kararlı olan Hema&[#]8217;nın Çevre ve Orman Bakanlığına yaptığı ikinci ÇED başvurusu Bartın&[#]8217;da ortalığı yeniden hareketlendirdi.
Santral konusu bir süredir soğumaya bırakılmıştı.
Başvurunun kabulü ile birlikte süreç de başlamış oldu.
Sürecin en önemli bölümü olan halkın katılımı toplantısının tarihi de belli.
24-25 Kasım&[#]8217;da bu toplantılar yapılacak.
Yani iş ciddiyete bindi.
Bartın bu süreçle birlikte termik santral konusunda keskin bir viraja girdi.
Santral adım-adım ilerliyor, kurulmaya doğru gidiyor.
Oysa son zamanlarda yaşanan gelişmeler santralin Amasra&[#]8217;ya kurulmasının mümkün olmadığını gösteriyordu.
Gelin bu gelişmeleri birlikte hatırlayalım:
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Milletvekilimiz Rıza Yalçınkaya&[#]8217;nın önergesine verdiği cevapta &[#]8220;Amasra&[#]8217;ya termik santral olmaz, şirket bu iş için uygun olan başka bir yer bulsun&[#]8221; dedi.
Bakan Eroğlu daha sonra Bartın&[#]8217;ı ziyaretinde Amasra&[#]8217;nın termik santral için uygun olmadığını söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da Amasra&[#]8217;yı ziyaretinde yaptığı açıklamada ilçenin tarihi ve turistik özelliklerine dikkat çekerek, Amasra&[#]8217;ya santral yapılamayacağını ifade etti.
Bakanlar olmaz dedi.
Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, &[#]8220;Bartın&[#]8217;a zarar verecek hiçbir şey yaptırmayız&[#]8221; dedi.
İktidar partisi teşkilatları da milletvekili ile aynı görüşte.
Termik santrallerin az ya da çok bir şekilde mutlaka zararlı oldukları biliniyor.
Milletvekili ve teşkilat zararlı bir şeyi yaptırmayız dediğine göre santralin yapılmaması gerekiyor.
Bir de Çevre Düzeni Planı var.
Amasra&[#]8217;nın su ürünleri üretim sahası ve turizm bölgesi olarak gözüktüğü planda bölgenin sanayi alanı olarak Filyos gösteriliyor.
Plana göre Amasra&[#]8217;ya santral yapmak mümkün değil.
Nitekim Hema şirketi de zaten santralin önünü kapatan bu plana itiraz etmiş, ancak itirazı kabul edilmemişti.
Bir yanda bakanların ve iktidar partisi mensubu milletvekilimizin sözleri bir yanda planların anayasası Çevre Düzeni Planı.
Bütün bunlara rağmen şirket Amasra diyor başka bir şey demiyor.
Filyos önerilerini kabul etmediği gibi Bartın&[#]8217;da başka bir yere bile sıcak bakmıyor.
Şirketin ÇED için yaptığı ilk başvuruyu reddeden bakanlık, çevrecilerin demesine göre koşullar ve gerekçeler değişmediği halde ikinci başvuruyu şaşırtıcı bir şekilde kabul ediyor.
Olup bitenler kafaları karıştırıyor.
Fotoğraf flu. Netlik yok.
Bir başka deyişle ses var, görüntü yok. İnsanların yüzleri sanki mozaik yapılmış, buzlanmış gibi.
Ortada bir fotoğraf var ama kimse belli olmuyor.
Bütün bunlar Bartın&[#]8217;da bir gazetenin yaptığı gibi haddinden fazla büyütüldüğü için bozulan ve bir şey göstermeyen fotoğrafın içinde verilen haberlere benziyor.
Biliyorsunuz Hema&[#]8217;nın sahibi de ilk zamanlar &[#]8220;termik santral için değil kömür çıkarmak için buradayız, santrali halk isterse yaparız&[#]8221; demişti.
Sayın Hattat şimdi santral diyor başka bir şey demiyor.
Bu iş resmen yılan hikayesine döndü.
Bu noktada Bartın Platformu&[#]8217;ndan birbiri ardına gelen açıklamalar var.
100&[#]8217;den fazla üyesi bulunan platform bütün üyelerine ayrı-ayrı açıklama yaptırıyor.
Üç günde 10&[#]8217;dan fazla açıklama yapıldı.
Platformun amacı öyle sanıyorum ki ÇED süreci kapsamında kasım ayının 20&[#]8217;sinden sonra başlayacak olan halkı bilgilendirme toplantılarına kadar açıklama bombardımanı ile kamuoyu oluşturmaya çalışmak.
Platformun tek-tek bütün üyelerini konuşturması Hema&[#]8217;nın taktiğini hatırlatıyor.
Şirket bir ara basına çalışanları adına santrali öven açıklamalar gönderiyor, çalışanlar tarafından ayrı-ayrı yapılan bu açıklamalara çevreciler tepki gösteriyorlardı.
Şimdi aynı taktiği platform uyguluyor.
Platform Üyeleri ve Çevre Meclisi Üyeleri, Hema Amasra Bölge Müdürlüğü çalışanlarının santrali savunan açıklamalarına &[#]8220;Bu kişiler uzman mı ki böyle konuşabiliyorlar&[#]8221; diyor, basına da bu açıklamalara yer verdiği için kızıyorlardı.
Hema&[#]8217;ya da şimdi, santrali kötüleyen ve zararlı olduğunu söyleyen platform üyeleri için bu kişiler uzman mı deme ve basına bu açıklamalara yer verdiği için tepki gösterme hakkı doğmuş olabilir mi?
Şirket bunu değerlendirmeye almıştır herhalde.
Bir dönem basında her gün olmasa bile iki-üç günde bir Hema&[#]8217;dan gelen açıklamalar yer alıyordu.
Bugün açıklamalar platform üyelerinden geliyor.
Hem de her gün, hatta günde üç-beş tane.
Yakında Hema&[#]8217;da başlar.
Bu kış zor geçeceğe benziyor.
Bakalım bu işin sonu nereye varacak.
Popülist politikalar
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, vergi ve prim borcu yapılandırmasının geniş kapsamlı olacağını, bu nedenle elektrik, su ve emlak vergisi borçlarını da buna eklediklerini açıkladı.
Bakan Babacan&[#]8217;ın yapılandırma dediği uygulamanın asılında gerçek adı af.
Ödemelerde kolaylık sağlayan uygulama ile hükümet devletin alacaklarını toplamaya çalışacak.
Her hükümet bunu yapıyor, hem de değişik konularda ve isimler altında defalarca.
Biliyorsunuz geçen yıl &[#]8220;Varlık Barışı&[#]8221; vardı.
Sahte faturacıları da kapsayan bu uygulamadan çok sayıda vergi mükellefi yararlandı.
Bazı kişiler nasıl olsa böyle uygulamalar var, ceza faiz siliniyor, üstüne bir de taksit yapılıyor, bu şekilde işin içinden çıkılıyor diye vergi ve sigorta borçlarını ödemiyor, biriktiriyor.
Bu tür yapılandırmalar, yani aflar borcunu zamanında ödeyenlere haksızlık oluyor.
Dolayısıyla haksız rekabete yol açıyor, kötü örnek oluyor.
Bu sefer ödemelerini düzenli yapanlarda &[#]8220;nasıl olsa af çıkıyor, yeniden yapılandırmaya gidiliyor&[#]8221; düşüncesiyle ödemelerini aksatmaya başlıyor.
Bu tür uygulamaların getirisi olduğu gibi götürüsü de oluyor.
Aynı şeyi hapis ve para cezalarında da görüyoruz.
5 ya da 10 senede bir af çıkıyor, cezalar siliniyor, suçlular dışarıya salınıyor, hapishaneler boşalıyor.
Bu da suçtan zarar görenler için yeni bir yıkım oluyor, haksızlık yaratıyor, vicdanları yaralıyor.
Bir taraf sevinirken bir taraf üzülüyor.
Popülist politikalardan vazgeçilmeli.
Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun
Türkiye Cumhuriyeti&[#]8217;nin kuruluşunun 87. yıldönümünü kutluyoruz.
Bayraklarla süslenen kentimizde 7&[#]8217;den 70&[#]8217;e Cumhuriyet heyecanı ve coşkusu yaşanıyor.
Bu heyecan ve coşku bugün düzenlenecek olan tören ve etkinliklerle daha da artarak zirveye çıkacak.
Vatanı düşmandan kurtarıp Cumhuriyet ilan ederek çağdaş Türkiye&[#]8217;nin temellerini atan büyük önder Atatürk&[#]8217;ün emanetinin değeri ve kıymeti bilinmeli ve ona sonsuza kadar sahip çıkılmalı.
Yaşasın Cumhuriyet.
Nice 87 yıllara.