Türk-İş, Tekel işçilerine destek eylemi konusunda elastik bir karar aldı.
Ortada karar var.
Ancak yöntem ve eylem şekli şubelere bağlı.
Dün Genel Maden İşçileri Sendikası´nda (GMİS) hareketli saatler yaşandı.
Eylemin şeklinin ne olması gerektiği konusunda yapılan toplantıdan Tekel işçisine ´tam destek´ çıktı.
GMİS Yönetimi daha sonra diğer sendikaların temsilcilerini toplantıya davet etti.
Yapılan görüşmeler sonunda çalışanlar bugün saat 12:00´de Madenci Anıtı&[#]8217;nda bir araya gelecek.
Tekel olayı önemli bir sınav.
Ankara´da eylem süresi uzadıkça Başbakan hırçınlaşıyor.
Tekel´in mağdur çalışanlarının dahil edilmek istendiği 4/C konusunda biraz daha bilgilenmiş olduk.
Birçok detayı var.
Olayın sadece ücret boyutu yok.
Yani tek sorun maaşların yarı yarıya düşürülmesi değil.
Sendikal haklar, tazminat ve diğer sosyal haklar.
Hükümet için 4/C en kolay sindirme yöntemi.
Muhalefetin tepkisine karşı iktidar muhalefete, bu düzenlemeye neden karşı çıkmadığının hesabını yapıyor.
Yani ortada siyasi bir tepişme söz konusu.
Hükümet kanadının ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın böyle durumlarda bu ülkede işsizlerin durumunu hatırlatarak psikolojik bir harekat uygulamak istemesi çok normal.
Başbakan bunları hep yapıyor.
Muhalefet kendince siyasi rant peşinde.
Onlar yangından seçmen kapma sevdasındalar.
Dolayısıyla muhalefetin her yaklaşımı samimi değil.
Denize atılmış Tekel işçisi muhalefete sarılıyor!
Çünkü bu durumda yukardan bağıran sadece muhalefet.
İş medyaya kalıyor.
İş sendikalara kalıyor.
Bizler her meselemizi siyaseten çözmeye çalıştığımız için bir itiş kakış yaşanıyor.
Sonunda olan çalışana oluyor.
Muhalefeti iktidardan daha samimiyetsiz buluyorum.
İş sendikalara kalıyor.
Burada sendikalar ne kadar haktan yana tartışılır.
Sendikalardan kaç tanesi sırtını siyasete dayamadan orada tartışılır.
Sendikaların her hak arama çabasını siyaseten bir yerlere yormakta üzerimize yok.
Hani bazıları hiç destek vermese daha iyi.
Durum o derece komikleşiyor.
Aynı olay CHP iktidarında olsaydı Ak Parti de gidip o işçilere destek verecekti.
Böyle zamanlarda söz hakkının çalışanlarda ve sendikalarda olması gerekir.
Taraftarlaştırılmış medya hak arama mücadelesini ve çabasını öcü olarak gösteriyor.
Taraftarlaştırılmış medya muhalefetin iktidardan düşüremediği Ak Parti´yi Tekel işçileriyle düşürmeye çalışıyor.
Yani medya da iki taraflı olarak Tekel işçisini kullanıyor.
Köşe yazarlarına binlerce dolar maaş veren medya patronları önce kapı önlerine koydukları gazetecilerin haklarını versinler.
Önce açlık sınırının altında çalıştırdıkları gazetecilerin emeklerinin karşılığını versinler.
Tablo kötü.
İş sahibi ya da işsiz, hükümetin 4/C sevdası herkesi olumsuz etkileyecektir.
Çalışanlar güzel bir iş yapmak istiyorlarsa siyasetçilerle değil, kendileriyle kenetlenmek zorundalar.
Ortada karar var.
Ancak yöntem ve eylem şekli şubelere bağlı.
Dün Genel Maden İşçileri Sendikası´nda (GMİS) hareketli saatler yaşandı.
Eylemin şeklinin ne olması gerektiği konusunda yapılan toplantıdan Tekel işçisine ´tam destek´ çıktı.
GMİS Yönetimi daha sonra diğer sendikaların temsilcilerini toplantıya davet etti.
Yapılan görüşmeler sonunda çalışanlar bugün saat 12:00´de Madenci Anıtı&[#]8217;nda bir araya gelecek.
Tekel olayı önemli bir sınav.
Ankara´da eylem süresi uzadıkça Başbakan hırçınlaşıyor.
Tekel´in mağdur çalışanlarının dahil edilmek istendiği 4/C konusunda biraz daha bilgilenmiş olduk.
Birçok detayı var.
Olayın sadece ücret boyutu yok.
Yani tek sorun maaşların yarı yarıya düşürülmesi değil.
Sendikal haklar, tazminat ve diğer sosyal haklar.
Hükümet için 4/C en kolay sindirme yöntemi.
Muhalefetin tepkisine karşı iktidar muhalefete, bu düzenlemeye neden karşı çıkmadığının hesabını yapıyor.
Yani ortada siyasi bir tepişme söz konusu.
Hükümet kanadının ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın böyle durumlarda bu ülkede işsizlerin durumunu hatırlatarak psikolojik bir harekat uygulamak istemesi çok normal.
Başbakan bunları hep yapıyor.
Muhalefet kendince siyasi rant peşinde.
Onlar yangından seçmen kapma sevdasındalar.
Dolayısıyla muhalefetin her yaklaşımı samimi değil.
Denize atılmış Tekel işçisi muhalefete sarılıyor!
Çünkü bu durumda yukardan bağıran sadece muhalefet.
İş medyaya kalıyor.
İş sendikalara kalıyor.
Bizler her meselemizi siyaseten çözmeye çalıştığımız için bir itiş kakış yaşanıyor.
Sonunda olan çalışana oluyor.
Muhalefeti iktidardan daha samimiyetsiz buluyorum.
İş sendikalara kalıyor.
Burada sendikalar ne kadar haktan yana tartışılır.
Sendikalardan kaç tanesi sırtını siyasete dayamadan orada tartışılır.
Sendikaların her hak arama çabasını siyaseten bir yerlere yormakta üzerimize yok.
Hani bazıları hiç destek vermese daha iyi.
Durum o derece komikleşiyor.
Aynı olay CHP iktidarında olsaydı Ak Parti de gidip o işçilere destek verecekti.
Böyle zamanlarda söz hakkının çalışanlarda ve sendikalarda olması gerekir.
Taraftarlaştırılmış medya hak arama mücadelesini ve çabasını öcü olarak gösteriyor.
Taraftarlaştırılmış medya muhalefetin iktidardan düşüremediği Ak Parti´yi Tekel işçileriyle düşürmeye çalışıyor.
Yani medya da iki taraflı olarak Tekel işçisini kullanıyor.
Köşe yazarlarına binlerce dolar maaş veren medya patronları önce kapı önlerine koydukları gazetecilerin haklarını versinler.
Önce açlık sınırının altında çalıştırdıkları gazetecilerin emeklerinin karşılığını versinler.
Tablo kötü.
İş sahibi ya da işsiz, hükümetin 4/C sevdası herkesi olumsuz etkileyecektir.
Çalışanlar güzel bir iş yapmak istiyorlarsa siyasetçilerle değil, kendileriyle kenetlenmek zorundalar.
Hastane yerini kim belirleyecek?
Sağlık Bakanı Recep Akdağ´a göre mevcut hastaneler büyük ölçüde hastane olmaktan uzak. Zonguldak´a büyük bir hastane yapılacak. Birkaç hastaneyi bünyesinde bulunduran modern bir hastane. Ya diğerleri ne olacak? Mesela Atatürk Devlet Hastanesi. Muhtemelen kamu binası olabilir. Okul olabilir. Vali Erdal Ata ve Ak Parti muhtemel yerler üzerinde bir çalışma yapacak. Yere kim karar verecek? Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi´nin yerini gördük. Bir dünya yanlış iş var. Bu yüzden Vali Erdal Ata alternatif yerler üzerinde bir araştırma yaptırdıktan sonra geniş çaplı bir toplantı düzenleyip herkesin görüşlerini almalı.
Politika üretemeyen siyasetçiler
Zonguldak siyasetinde yaşanan kısır döngüler dikkat çekiyor. Bizim de en çok rahatsız olduğumuz konulardan birisi de üretmeyen siyasetçiler. Siyaseti laubalileştiren bu durum kentte de laubalilik yaratıyor. Bizimkilerin çok büyük çoğunluğu Ankara´dan İstanbul´dan esecek rüzgarları bekliyor. Genel Başkanları´nın iki dudağından kendi adının çıkmasını bekliyorlar. O rüzgarlar, o Genel Başkanlar onları meclisin o güzelim koltuklarına oturtuverecek. Bu durum kolay kolay düzelmez. Halk ne zaman üretenle üretmeyeni ayırt ederse, belki o zaman.