MHP&[#]8217;de neler olacağı merak konusuydu.

Henüz çok genç yaşta Başkan olan Mustafa Korkutan&[#]8217;ın, İl Başkanlığı&[#]8217;na nokta koyacağını açıklamasının ardından farklı yorumlar yapılmıştı.

Bunlardan biri, &[#]8220;Mustafa Korkutan kazanamayacağını anladığı için aday olmuyor. Son dakika sürpriz yapabilir&[#]8221; şeklindeydi.

Korkutan&[#]8217;ın bu adaylığını açıklamasının ardından Hamdi Ayan ve Saruhan Çınar adaylık çalışmalarına başladı.

Korkutan, tek ve uzlaşı listesi konusunda ısrarcıydı.

Mustafa Korkutan&[#]8217;la ilgili iddialar, &[#]8220;Tek liste çıkmazsa, Mustafa Korkutan aday olacak. Bak göreceksiniz&[#]8221; şeklinde yorumlandı.

Ereğli İlçe Başkanlığı kongresinin Korkutan&[#]8217;ın kararında etkili olacağı söyleniyordu.

Ereğli kongresi oldu.

Görevi bırakan veya bırakmak zorunda kalan eski İlçe Başkanı İlkay Özdemir&[#]8217;in desteklediği Mehmet Özkanca kazandı.

Hem de bir oy farkla.

Esasında oylar eşitti.

Ama Talat Şeker&[#]8217;e verilen oylardan birindeki çizik, kaybetmesine neden oldu.

Talat Şeker itiraz etti.

Oylar yeniden sayıldı.

Sonuç değişmedi.

Ereğli&[#]8217;deki süreç kendiliğinde şöyle bir sonuç doğurdu:

Özkanca ile birlikte Mustafa Korkutan kazanmış oldu.

Dolayısıyla gözler şimdi, &[#]8220;Kaybedeceğini anladığı için aday olmayacak&[#]8221; denilen Mustafa Korkutan&[#]8217;da.

Yani Korkutan isterse, çok rahat aday olabilir.

Kazanabilir de.

Ama Korkutan ısrarla aday olmayacağını söylüyor.

Israrla tek liste istiyor.

Hamdi Ayan ve Saruhan Çınar&[#]8217;ı tek listede birleştirmesi zor&[#]8230;

Hamdi Ayan, viraja daha rahat girmişken, geri adım atmaz.

Saruhan Çınar ise, partinin ağabeyi, ancak bu viraj onun için kolay dönülecek gibi durmuyor.

Ancak &[#]8220;özel&[#]8221; destekle olabilir.

Bu durumda Korkutan&[#]8217;ın, hangisinin başkanlığında tek liste için çalışacağı önemli?

Tek liste olmazsa, tek listenin başına üçüncü bir isim olabilir mi?

Veda etmeye hazırlanan Korkutan&[#]8217;ı zor bir sınav daha bekliyor.

Kim kazanırsa kazansın, Korkutan kaybetmemeli.

Mehmet Özkanca&[#]8217;ya hayırlı olsun.

Umarız geçmişte yaptığı hatalardan dersler çıkarmıştır.

Ticari, ailevi ve manevi yaşantısıyla; partisini ve kendisine güvenenleri çok daha iyi temsil eden, fikirleri ve politik yaşama katkılarıyla Ereğli ve Zonguldak&[#]8217;a çok daha faydalı olan bir Mehmet Özkanca izleriz.

Polis ne yapsın?

Zonguldak caddelerinde bunca curcuna devam ederken, trafik polislerinin işi çok zor&[#]8230;

Ne kadar uygulama yapsalar, ne kadar uyarsalar, ne kadar ceza yazsalar da, bu curcuna polisiye tedbirle çözülebilecek bir sorun değil.

İşimize gelince bir dakikalığına park eden bizler, işimize gelmeyince park edenlere kızıyor, trafik polislerini görevlerini yapmamakla itham ediyoruz.

Onlar konuşamıyorlar.

Ah bir konuşabilseler, sürücülerden çektikleri sıkıntıları&[#]8230;

Gazipaşa&[#]8217;da trafik polisi olmak ve saatlerce millete laf anlatmaya çalışmak, anlatamamak, falancanın falancasından dolayı psikolojik tehditlere maruz kalmak ve bütün bunlara rağmen psikolojik anlamda ayakta durabilmek çok zor.

Bir de bu açıdan bakabilsek keşke.

O zaman daha iyi anlayacağız onları.

Olaya bireysel değil, toplumsal açıdan bakarsak, gerçekleri daha net görebiliriz.

Bu kenti yönettiğini zannedenler, trafiğe kalıcı çözüm bulamadığı sürece, aynı şeyleri her gün ve yıllarca yaşayacağız.

İnsan-üniforma ilişkileri&[#]8230;

Gazetecilik mesleği pek çok iş gibi zor meslek&[#]8230;

Dostlarınız, düşmanlarınız olur.

Tanıdığınız düşmanlarınız olduğu kadar, tanımadığınız düşmanlarınız olur.

Yazdığınız, yorumladığınız olaylarda niyetiniz değil, tavrınız sorgulanır.

Bazen yanlış yazar, bazen niyetinizi yeterince anlatamaz, bazen de her şey abartılı kaçar.

Sevgiyi ve nefreti aynı anda yaşatabilen bir meslek yapıyoruz.

Bazı meslekler vardır ki; gazetecilik gibi üniformayla kamufle edilir.

İnsanlar kişileri sevmeseler, haset besleseler de, o üniformanın hatırına ses çıkarmazlar.

Ancak o üniforma çıktığında, rütbeler gittiğinde gerçek anlaşılır.

Türk insanı çok rütbe meraklısıdır!

Ne insanlar görüyoruz, iki gün öncesine kadar havalarından geçilmezken, bugün yüzüne bakılmayan, bedenleri ve akılları gibi dostlukları da kullanılıp atılan.

Allah onlardan etmesin!

O zaman anlıyoruz ki, insanın kendisidir, kendisini değerli kılan.

Filyos&[#]8217;a otomobil fabrikası ne kadar mümkün?

Cumartesi günü duyurduk;

Filyos Vadisi, &[#]8220;Endüstri Bölgesi&[#]8221; ilan edildi.

Bakanlar Kurulu&[#]8217;na imzaya gönderildi.

Bu süreçte iki ismi özellikle kutlamak gerekiyor.

Birincisi, 3 yıl süreyle Filyos&[#]8217;ta yerleşke sorunun çözülmesi için çalışan ve sonuçlandırdıktan sonra Antep&[#]8217;e tayin olan Vali Erdal Ata.

İkincisi ise, göreve geldiği günden beri Filyos&[#]8217;a ayrı bir önem veren ve koordineyi sağlayan Vali Erol Ayyıldız.

Milletvekili Köksal Toptan&[#]8217;ın son dönemdeki çabasının yanında, Ata ve Ayyıldız&[#]8217;ın bürokratik dilleri süreci hızlandırdı.

Bu gelişme ne zamandır bekleniyordu.

Ancak önemli olan yine bundan sonrası...

&[#]8220;Endüstri Bölgesi&[#]8221; ilan edilmesi sonrasından hangi tip yatırımların geleceği-gelebileceği merak ediliyor.

Gündemde olan yerli otomobil veya başka bir otomotiv fabrikası olsa, ne iyi olurdu.

Ancak genel görüş, hammadde ve diğer lojistik hizmetlerde yaşanabilecek kopmalar nedeniyle bunun zor olduğu, hatta mümkün olmadığı yönünde.

Ama bir şeyler olmasının önündeki son engel de aşılmış oldu.