Bu kentte her kafadan bir ses çıkıyor.
Şimdi seçim var.
Dün başka bir şey vardı.
Ondan önce de başka şeyler.
İnsanlara şöyle bir bakıyoruz.
Siyasetin aktörlerine bakıyoruz.
Bir kente bakıyoruz.
Bir adamların konuşmalarına&[#]8230;
Bir de kente&[#]8230;
İyi, güzel.
İyi, güzel de, herkes kendi çalıp kendisi söylüyorsa, o seslerin ne anlamı var?
Siz söyleyin.
Var mı?
Veya ne kadar var?
Büyük bir uğultu&[#]8230;
Gürültü.
Herkes haklı.
Kimse de kendisine toz kondurmuyor.
[*] [*] [*]
Bu kente, bu kentin insanlarına, işçilerine, işsizlerine, emeklilerine, göç etmek zorunda bırakılanlarına, toplum yararına yararı olmadıktan sonra ne anlamı var ki bunca gürültünün?
Var mı?
Bu kentte yıllarını harcamış ağabeylere soruyoruz.
Ablalara&[#]8230;
Kardeşlerimize soruyoruz.
Zonguldak, mahalle sayılır.
Bu nedenle kendi içinde olayları, yaşananları analiz etmek çok daha kolaydır.
Bunlar kente faydası olan gürültüler mi?
Değil.
Hiç değil.
Siyasilerin, kimlik arayışında olanların, asli derdi milletvekili olmak olanların, etiketin peşinden koşanların kendilerini, duygularını, ihtiraslarını, zevklerini tatmin yeri olmaktan öte faydası olmadı bu gürültülerin.
[*] [*] [*]
Elbette iyi örnekler de vardır.
Yani bu çerçevenin dışına çıkmayı başarmış isimler de vardır.
Azdır bu örnekler, ama vardır.
Ama görülen o ki, onlar da bazı şeyleri değiştirememiş.
Eğer değiştirebilmiş olsalardı, böyle mi olurdu kent?
Bunları mı konuşurduk?
[*] [*] [*]
Adaylar gelip geçiyor.
Konuşmalar.
Yeminle soruyorum.
Çoğu kendi söylediğine gerçekten inanıyor mu acaba?
Yeminle söylüyorum.
Hayır.
Kocaman bir hayır&[#]8230;
Ama konuşuyorlar.
Bir de kafamıza vura vura konuşuyorlar.
Tehdit edercesine konuşuyorlar.
Konuşuyorlar.
Çünkü yüzde 99,99 nezaket gösteriyoruz.
Dinliyoruz.
Orada.
Oracıkta.
Konuştuğu yerde fikrimizi söylemiyoruz.
[*] [*] [*]
Konuşuyorlar.
Geçmiş dönemlerindeki karnelerine bakmadan konuşuyorlar.
Çalışanlarının alın terini nasıl gasp ettiklerini hatırlamadan konuşuyorlar.
Kendi gerçeklerini inkar ede ede konuşuyorlar.
İnsanları nasıl ötekileştire ötekileştire geldiklerini unutturmaya çalışarak konuşuyorlar.
Kendilerinden olmayanları yok saydıklarını unutturmaya çalışarak konuşuyorlar.
Kent adına bu güne kadar karşılıksız olarak bir şeyler yapmadıklarını bile bile konuşuyorlar.
Dertlerinin kent değil, milletvekili olmak olduğunu unuttura unuttura konuşuyorlar.
Yalan konuşuyorlar.
Dolan konuşuyorlar.
Oy toplama adına insanları sömüre sömüre konuşuyorlar.
Dün, &[#]8220;koyun&[#]8221; dediklerinden bugün utanmadan oy isteyenler var.
Dün, &[#]8220;Allahsız&[#]8221; dediklerinden bugün dinde hoşgörü adına oy isteyenler var.
Var oğlu var.
Her kanatta benzer nane!
[*] [*] [*]
Zonguldak açısından söylüyorum.
Adaylara bakınca bunları daha iyi görüyoruz.
Toplamda beş milletvekili çıkacak Zonguldak&[#]8217;tan
Aslında kimin üç, kimin iki çıkardığı önemli değil.
Aslında kimin iki, kimin iki, kimin bir çıkardığının önemi yok.
Kimin üç, kimin bir-bir çıkardığının önemi yok.
Kimin dört, kimin bir çıkardığının da önemi yok.
Hatta ve hatta kimin beş çıkardığının da önemi yok.
Siyasi ahlakınız yukarıda anlattığım gibiyse, hiç ama hiç anlamı yok.
Bakın geçmişe&[#]8230;
Sorun; geçmişi bilenlere, yaşayanlara, görenlere, tanık olanlara&[#]8230;
Uzağa gitmeyelim.
Son 10 yıla bakalım.
Her seçim döneminde yaşanan benzer tartışmaların ardından kent kaybediyorsa, bu kentin insanlarının umutları, yarınları çalınıyorsa içinde olduğumu samimiyetsizlikten değil de nedendir?
[*] [*] [*]
Böylesine samimiyetsiz bir ortamdan ne bekliyoruz ki?
Yeni dönemden fazla umutlu olmayın.
Her seçim baharında söylenen sözlere aldanmayın.
İnanmak istediğiniz adaya veya siyasi partiye inandırmak için kendinizi zorlamayın.
Hiç olmazsa seçmen olarak sizler-bizler samimiyetimizi koruyalım!
[*] [*] [*]
Yani sorun, tek kelimeyle samimiyetsizlik!
Nerede bu STK&[#]8217;lar?
Bizim STK&[#]8217;lar çok ilginçler.
Esnaf temsilcilerimiz.
TSO&[#]8217;larımız.
Ona boncuk.
Buna boncuk.
Tanıyoruz.
Tanık oluyoruz.
Bazıları özelde atıp tutuyor.
Bu kentin mağduriyetlerini dile getiriyor.
İsyan ediyor.
İş siyasi parti adayları kendilerine ziyarete geldiğinde susuyorlar.
Ona övgü, buna övgü.
Yalamalıktan başka bir şey değil.
Tavır yok.
Talep yok.
Sağda-solda konuşulanlardan eser yok.
Diyorlar ki:
&[#]8220;Aman kardeşim ben neden kötü olayım?&[#]8221;
Diyorlar ki:
&[#]8220;Kongre olur, neden karşıma cephe alayım?&[#]8221;
Diyorlar ki:
&[#]8220;Böyle iyi.&[#]8221;
Mesela, bu kentteki esnafa da şaşmamak mümkün değil.
Bir siyasi iktidardan darbe yiyorlar.
Bir yerel iktidardan&[#]8230;
Yani bir AK Parti&[#]8217;den&[#]8230;
Bir CHP&[#]8217;den&[#]8230;
Haklılar.
Ama onların haklılığını, mağduriyetini dile getiren yok.
Getirmesi, yumruğunu masaya vurması gerekenler yok.
O iyi.
Bu iyi.
Yahu sormak gerekiyor.
Herkes bu kadar iyi, mükemmel, hoş ise bu kentteki esnafın durumu neden böyle?
Bu kent neden bu durumda?
Esnaf önce kendi örgütlerini sorgulamalı.
Kongrelerde şunun için, bunun için gırtlak gırtlağa gelmekle olmuyor bu işler!
Esnaf örgütleri rahat&[#]8230;
Başkanların tuzu kuru.
Keyifleri yerinde.
Onlar kongreden kongreye masaya yumruk vurmakla mükellef!
Bu kentte bazı şeyler kötüye gidiyorsa, STK&[#]8217;ların da günahları çok büyük.
Yazıklar olsun.
Bu çerçevenin içinde kalanlara yazıklar olsun!
Aman dikkat&[#]8230;
Zonguldak Kömürspor, bugün tarihinin en önemli sınavlarından birine çıkıyor.
Spor Toto 2&[#]8217;nci Lige yükselme play-off yarı finalinde Zonguldak Kömürspor, 0-0&[#]8217;ın rövanşında İstanbulspor&[#]8217;u konuk ediyor.
Saat 16.30&[#]8217;da başlayacak müthiş randevu, PusulaTV ekranlarından canlı yayınlanacak.
Pusula TV&[#]8217;nin yayını saat 13.30&[#]8217;dan itibaren başlayacak.
Zonguldak&[#]8217;ta herkesin kenetlendiği ortak bir değer Zonguldak Kömürspor.
Zonguldak&[#]8217;ın özelinde baktığımızda futboldan çok daha ötesi&[#]8230;
Sosyolojik açıdan ele alındığında bu kentin en büyük özlemi taçlandırılacak.
Başarı bu nedenle çok daha önemli&[#]8230;
Seyirciye çok önemli görev düşüyor.
Aman ne olur maç devam ederken bir tatsızlık olmasın.
Tribünlerde yapılacak küçük bir hata saha içinde bizi bitirir.
Bu yönüyle 90 dakika boyunca sadece tezahürat yapalım.
Bu takıma, hocamıza, ekibimize güveniyoruz.
Tribün liderlerine güveniyoruz.
Provokasyona gelmeyelim.
Dualarımızı eksik etmeyelim.