Hikaye basit.
TTK Makine İkmal Daire Başkanlığı, Kilimli Bölüm´deki eski trafo binasını yıktırmak istemiş. Hazırlanan ilk şartname tam da Tatoğlu´nun alması için düzenlenmiş.
Bir tek adres yazılmamış.
Yıkım bedeli 25 bin lira.
Değer tespitini neye göre yaptılar onu bilemiyoruz.
Kime sorduklarını kendileri daha iyi bilirler.
Sonra Makine İkmal´den birileri "Hani olur da bu kadar da aleni olur mu" endişesine düştüklerinden itiraz etmişler. Olmamış .
Sonra ihale edilip 25 bin liraya yapılması planlanan iş 11 bin liraya Dinçer Sönmez tarafından yapılmış.
Aradaki 14 bin lira farkın nereye gittiği ciddi bir merak konusu.
Başka bir iddiaya göre bu yıkımı Makine İkmal Daire Başkanlığı´nın ihaleyle bir firmaya yaptırması yanlış.
Hurda karşılığında MKE´ye bağlı Hurdasan tarafından yıkılması gerekiyormuş.
Son bölümdeki prosüdürün tam olarak nasıl işletilmesi gerektiği konusunda bilmişlik yapmak istemem.
Ancak Tatoğlu´nun bu kadar sevilmesinin bir anlamı olmalı.
Tatoğlu´nun bozuk kamyonlarının ihaleyle TTK´da çalıştırılmasının bir anlamı olmalı.
Sözleşme de yazan şartnameye uymayan araçların çalıştırılıyor olmasının bir anlamı olmalı.
TTK´nın bunca olay karşısında susmasının bir anlamı olmalı.
Makine İkmal Daire Başkanlığı´nın küçük kasasından nerelere harcamalar yapıldığına dair çok ciddi iddialar var.
Daha devam edelim mi?
Bir ara ederiz.
Ancak kurum içinde ciddi şeylerin göz ardı edildiği ve eski arpalık uygulamasının aynen devam ettiği yolunda ciddi endişelerim var.
Kurumun Genel Müdürü Rıfat Dağdelen bu işlerin bir çaresini bulmak zorunda.
-Partilerin Gençlik Kolları &[#]8211;
Zonguldak´ta çok sayıda siyasetçi ve siyaset gönüllüsü var.
Ancak genel yaş ortalaması 40´ın üzerinde.
Partilerin gençlik kolları çok zayıf.
Siyasi terbiyeden ve bilgiden uzak yetişiyorlar.
Daha doğrusu kim yönetimdeyse ona eşlik ediyorlar.
Bir çoğu gelecek vaad edemiyor.
Bilgi olmadan üretilmeyeceğini bilmiyorlar.
Genel Başkanları´nın TV´lerdeki söylemlerine bakıp gözlerini kapatıyorlar.
Bir çoğu bir yerden iş kapma peşinde olduğu için siyasetle ilgileniyor.
Partiler okul olmaktan çoktan çıkmış.
Slogancı ve şakşakçı gençlik geleneği yürütülüyor.
Yarın öbür gün parası olan diğerlerini satın alacak ve siyasette yollarına devam edecek.
Bunun gidişatın başka çıkış kapısı yok.
Partiler gençlere siyaseti sevdirmek ve öğretmek adına tek bir çalışma yapmıyorlar.
Gençlere, kin, nefret, haset ve her türlü kötü alışkanlıklar öğretiliyor.
Yazık..
Çok yazık.
Ümit Velioğlu nerede hata yapıyor?
Ümit Velioğlu ticarette ve siyasette hazır kıta bekleyen biri.
İleriye yönelik hedefleri ve siyasetten beklentileri olan biri.
Zonguldak bu günlerde Ümit Velioğlu´nun ticarette ortaya koyduğu tablonun yankılarıyla çalkalanıyor.
ÇATES´e verilecek kömür için herkese pay taksimatı yapılırken Velioğlu´nun üretim kapasitesinin çok üzerinde talepte bulunması üzerine iş yarıda kalmıştı.
Rest çeken Velioğlu, restle karşılaşmış ve Çates´e satılacak kömürün ton fiyatı birden bire 115 liradan 78 liraya kadar inivermiş.
Rödevansçılar hep birlikte kaybetmişti anlayacağınız.
[*] [*] [*]
Zonguldak´ta işçi bulamadığı gerekçesiyle Çin´den işçi getirmek gibi bir çok konuda yenilik getirmeye çalışan Velioğlu ticaretteki bu açılımıyla 30 milyon TL bir paranın da piyasaya girmesine engel olmuş.
İyi kötü onu zaman gösterecek.
Bugünlerde girdiği ihalelerde en küçük rakamı atarak farkını göstermeye çalışıyor.
[*] [*] [*]
Ticarette rekabet caizdir.
Ancak her zaman sevap yazılacak diye bir kural yoktur.
İstediği gibi davranabilir.
Ümit Velioğlu yenilikleri seviyor.
Ancak her yenilik beraberinde riskler taşır.
Bu açılımlar onun ticari ve siyasi beklentilerine yanıt vermek için yeterli değil.