Geçen hafta gündem oluşturan bir habere imza attık.


Taşımalı eğitim gören 36 okulda 8 bin civarında öğrencinin öğle yemeği işini üstlenen öğretmenevinin Balamba mevkiindeki Umut İlköğretim Okulu&[#]8217;nun zemin katında bize göre sığınakta, merdiven altı tabir edilen bir yerde yemek hazırlayıp, okullara dağıtması tartışma konusu oldu.


İhalenin iptal edilmesi ve yeni bir ihale yapılmadan işin öğretmenevine verilmesi de ayrı bir tartışma konusuydu.


Kamu İhale Kurumu kararları ve öğretmenevi yönetmeliği olmaz demesine rağmen işin öğretmenevine verildiğini yazdık.


Bütün bunların üzerine sıcak yemek konusunu gündeme getirdik.


Dedik ki; &[#]8220;36 okulda 8 bin civarındaki öğrenciye öğlen yemeği olarak kuru kumanya veriliyor.


Uzamanlar fast-food tabir edilen bu beslenme şeklinin sağlıksız olduğunu söylüyor. Sağlık Bakanlığının da bu konuda uyarıları var.


Sıcak ve sulu yemek yerine öğlenleri simit, börek, ekmek arası sosis, salam ve hamburgerle beslenen çocukların sağlığı tehdit ve tehlike altında.


Yurt çapında birçok il ve ilçede taşımalı eğitim kapsamındaki öğrencilere sıcak ve sulu yemek veriliyor da Bartın&[#]8217;da neden verilmiyor?


Ulus ilçesinde 4 okulda öğrenciler bu imkandan yararlanıyor, Bartın merkezde neden yararlanamıyor?&[#]8221;


Yemek skandalı ve bu rezalete kim dur diyecek başlıklı haberlerimize açıklama yaparak olayı yalanlama yoluna giden Milli Eğitim Müdürlüğü nedense sıcak yemek konusundaki haberimize sessiz kaldı.


Sessiz kaldığına göre Milli Eğitim bu konuda çekimser davranıyor gibi.


Herhalde öğretmenevinin bu kadar öğrenciye sıcak ve sulu yemek veremeyeceğini düşünüyorlar da bu yüzden seslerini çıkarmıyorlar.


Konu iktidar partisini de ilgilendiriyor.


Milletvekilimiz Yılmaz Tunç, Bartın&[#]8217;da 8 yılda eğitim alanında yapılan yatırımlardan ve bunun sonucunda gelinen noktadan her fırsatta övgüyle söz ediyor.


Bu konuyu da değerlendirse iyi olur.


Bartın eğitim alanında daha çok övünülecek duruma gelir.


Biz Bartın&[#]8217;da özellikle eğitim alanında ödenek sıkıntısı olacağını sanmıyoruz.


Dolayısıyla taşımalı eğitimin sıcak yemek konusunun parasızlıktan yapılamadığını aklımıza bile getirmiyoruz.


Kaynağı var kabul ediyoruz ve bunun doğru bir şekilde kullanılması gerektiğini düşünüyoruz.


Sıcak yemeğe geçilerek çok önemli bir hizmet daha yapılmış olur.


Öğrencilerin sağlığını düşünüyorsak eğer fast-food tabir edilen kuru kumanya ile beslenmeye son verip bir an önce sıcak ve sulu yemeğe geçmeliyiz.



Pusula&[#]8217;nın birinci kuruluş yıldönümü



5 Ekim 2009&[#]8217;da kurulan Bartın Pusula dün ikinci yayın yılına girdi.


Geçen yıl bu vakitlerde doğan gazetemizi büyüttük, bir yaşına getirdik.


Okurlarımızın ve kuruluşumuzdan 8 ay sonra almaya başladığımız resmi ilan gelirinin desteğiyle bir yılı geride bıraktık.


Bu noktaya gelmek kolay olmadı.


Her yeni işyerinin açılışında yaşanan sıkıntıları bizde yaşadık.


Bir yıl zor geçti.


Maddi manevi sıkıntılarımız oldu.


Epey mesafe almakla birlikte bu sıkıntıları halen daha tam olarak atlatabilmiş değiliz.


Günlük gazeteleri yaşatmak çok zor.


Resmi ilan geliri tek başına yeterli olmuyor, piyasa desteği şart.


Kendi ayaklarınızın üzerinde durabilmeniz için gelirinizin giderinizi karşılaması gerekiyor.


Şehrin ekonomik yapısı 6 tane günlük gazeteyi kaldırmıyor.


Bartın&[#]8217;da günlük gazete yaşatma kültürü olmaması da madalyonun diğer yüzü.


Resmi ilan desteği, reklam ve abone geliri yetersiz.


Olayın maddi boyutu gazetelerin belini büküyor.


Dolayısıyla bu şartlarda işin içinden çıkmak hayli zor.


Pusula bu şartlarda bir yılını doldurdu.


Zorlukları aşarak bu günlere geldi.


Zengin haber içeriğiyle, düzenli köşe yazılarıyla, baskı kalitesiyle, yaygın basın ayarındaki dizgisiyle, Türkçe&[#]8217;siyle, haber diliyle, habercilik anlayışıyla, doğru, dürüst ve düzgün oluşuyla, gündem yaratan haberleriyle dikkatleri üzerinde toplayan gazetemizi bir yaşına ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.


Bartın&[#]8217;a güzel, eli yüzü düzgün, doğru dürüst, eğilmeyen, bükülmeyen, sağa sola sapmayan, yalpalamayan, zikzak çizmeyen, meslek ahlakına ve sorumluluk anlayışına sahip, ilkeli, gazetecilikten başka bir şey düşünmeyen bir gazete kazandırdık.


Güzel bir ekip çalışmasıyla iyi bir gazete yapıyoruz.


Hani adam gibi adam derler ya.


Övünmek gibi olmasın ama bizimki de gazete gibi gazete.


Bartın ne kadar değerini biliyor ayrı konu.


Bu başlı başına bir yazı, hatta memleketimden gazetecilik manzaraları gibi uzun yazı dizisi yapılabilecek bir konu.


Pusula ilgiyle takip edilen, taklit edilen, beğenilen, aranan, sorulan, ses getiren örnek bir gazete oldu.


Yaptığımız işin maddi ve manevi yönden çok büyük zorlukları var.


Gazetemizin Sahibi Ali Rıza Tığ&[#]8217;a Allah güç kuvvet versin.


Nice yıllara.



İşçi sayısı değişti, yer değişmedi



Hema Endüstri A.Ş. termik santrali Amasra&[#]8217;da kurmaya kararlı.


Çevre ve Orman Bakanlığına Çevre Etki Değerlendirme Genel Müdürlüğüne ikinci kez yapılan ÇED başvurusunda santral yeri olarak belirtilen alanlar yine aynı: Gömü ve Tarlaağzı köyleri.


Ortaya bir koy adı atılmış.


Bu koy Tarlaağzı&[#]8217;nın yakınında olduğu için hiçbir şey değişmemiş.


Gömü&[#]8217;de zaten yeni başvuruda yine geçiyor.


Listeye bir de beklendiği gibi Delikliburun eklenmiş.


Delikliburun Boğaz ile Amasra&[#]8217;nın tam ortasında kalıyor.


Katır izi mevkiinin oralarda bir yer.


Ha Tarlaağzı&[#]8217;na kurmuşsunuz, ha oraya.


Arada mesafe olarak fark var ama etki olarak hiç fark yok.


Aslında Filyos&[#]8217;ta öyle.


Ha Filyos&[#]8217;a kurmuşsunuz ha Amasra&[#]8217;ya.


Filyos&[#]8217;a gitmemek için ayak direyen şirket tepkilere rağmen Gömü ve Tarlaağzı&[#]8217;nda ısrar ediyor.


Termik santral tartışmaları yenilenen başvuru ile yeniden alevlenecek.


Yeni başvuruda santral yerinde bir değişiklik yok ama işçi sayısında var.


Bu konuda düzeltme yapılmış.


Önceki başvuruda 1200 olarak belirtilen işçi sayısı bu kez 11 bin olarak yazılmış.


11 bin istihdam şirketin zaten başından beri söylemiydi.


1200&[#]8217;ün yanlışlıkla yazıldığı ve gerekli düzeltmenin yapılacağı belirtilmişti.


Bu konu hallolmuş ama 11 bin rakamı bazı kişiler tarafından inandırıcı bulunmadığı için yine tartışma konusu olmaya devam edecek.


Bartın&[#]8217;da termik santral tartışması bitmez.


1989&[#]8217;da gazeteciliğe başladığım da termik santral tartışması vardı.


Yıl 2010. Termik santral tartışması yine var.


Önümüzdeki günler yine yoğun bir şekilde termik santrali konuşup tartışacağız.


Deyim yerindeyse termik santralle yatıp termik santralle kalkacağız.


Tartışmaların temelini santral yeri oluşturacak.


Olurdu olmazdı derken insanlar bir kez daha karşı karşıya gelecek.


Bakalım bu işin sonu nereye varacak?